Küba Krizi Tırmanıyor

2027’ye kadar olan süreçteki tehlike, mutlaka bir gecede patlak verecek tek bir devasa savaş değildir. Tehlike, birden fazla bölgesel krizin birleşerek daha geniş bir jeopolitik çatışmaya dönüşmesi ve süreç içinde tüm ittifak yapılarının sonunda aynı anda harekete geçmesidir. Dünya savaşları tarihsel olarak bu şekilde ortaya çıkar. Tek bir olaydan değil, daha önce birbirinden ayrı olan çatışmaları birbirine bağlayan tırmanma zincirlerinden.
Mayıs 26, 2026
image_print

Küba krizi, çoğu insanın anladığından çok daha tehlikeli bir hal alıyor çünkü bu artık yalnızca Küba ile ilgili değil. Bu, modellerin yıllar önce öngördüğü şekilde hızlanan küresel savaş döngüsüyle ilgilidir. Büyük güçler birbirlerinin etki alanlarında doğrudan karşı karşıya gelmeye başladığında, tarih olayların çok hızlı ilerlemeye başladığını ve çoğu zaman kimsenin başlangıçtaki niyetlerinin ötesine taşan bir sarmala dönüştüğünü gösteriyor.

Şimdi Rusya, Küba’ya desteğini açıkça gösterirken Washington bir kez daha Havana üzerindeki baskıyı artırıyor. Rus yetkililer, Amerikan “müdahalesi” olarak nitelendirdikleri durumu kınadı ve Amerika Birleşik Devletleri yaptırımları sıkılaştırıp Raúl Castro’ya karşı olası yasal adımlara yönelirken Küba’ya destek sözü verdi. Aynı zamanda, Küba’ya yönelik Rus petrol sevkiyatları, Guantanamo Körfezi yakınlarındaki insansız hava aracı endişeleri ve Küba’nın Amerika Birleşik Devletleri kıyılarının hemen açıklarında Rusya ve potansiyel olarak Çin için yeniden stratejik bir ileri karakol haline gelebileceğine dair Washington içindeki korkular hakkında haberler ortaya çıkıyor.

1962’deki Küba Füze Krizi, Moskova ile Washington’un birbirlerinin sınırlarını test etmesi nedeniyle dünyayı neredeyse nükleer savaşa sürüklüyordu. Bugün, büyük güçlerin birbirlerinin stratejik sınırları yakınında giderek daha saldırgan biçimde faaliyet gösterdiği başka bir döneme giriyoruz. NATO, Washington Moskova’nın bunu sonsuza kadar basitçe tolere edeceği varsayımıyla hareket ederken onlarca yıl boyunca Rusya’nın sınırlarına doğru genişledi. Şimdi ise Rusya, Amerika’nın etki alanına daha yakın bölgelerde aynı şekilde karşılık vermeye başlıyor.

Savaş Döngüsü (War Cycle), 2026 ile 2027 döneminin jeopolitik açıdan giderek daha istikrarsız hale geleceği konusunda uyarıda bulunuyordu. Avrupa zaten ekonomik bunalım koşullarına doğru ilerliyor. NATO içeriden parçalanıyor. Devlet borcu seviyeleri küresel ölçekte sürdürülemez hale geliyor. Batı genelinde sivil ayaklanmalar artıyor. Tarihsel olarak, ekonomik gerilemeyle karşı karşıya kalan hükümetler iç gerilimleri çoğu zaman jeopolitik çatışmalar yoluyla dışa vurur; çünkü bu durum halkları geçici olarak dış bir düşmana karşı birleştirir.

Eşzamanlı olarak oluşan örüntüye bakın. Orta Doğu istikrarsız. Çin ile Tayvan arasındaki gerilim tırmanmaya devam ediyor. NATO, Ukrayna ile daha derin askerî entegrasyonu açıkça tartışıyor. Avrupa, nesiller boyunca görülmemiş bir hızla yeniden silahlanıyor. Kuzey Kore, Ukrayna çatışmasına doğrudan dahil oluyor. İran ile Rusya askerî açıdan giderek yakınlaşıyor. Şimdi ise Küba yeniden Moskova ile Washington arasındaki bir çatışma noktası haline geliyor. Bunlar, birleşen savaş döngüsü olaylarıdır.

Küba’nın kendisi, Venezüella petrol sevkiyatlarındaki aksaklıklar ve Washington’dan gelen artan baskının ardından zaten ciddi elektrik kesintileri, yakıt kıtlığı ve ekonomik çöküş koşullarından muzdarip durumda. Ancak taraflar bölgeyi diplomatik yollarla istikrara kavuşturmak yerine retoriği tırmandırıyor. Rus yetkililer, Amerika Birleşik Devletleri’ni Monroe Doktrini’ni yeniden canlandırmakla açıkça suçlarken Washington da Küba’yı giderek yeniden doğrudan bir güvenlik tehdidi olarak göstermeye başlıyor.

Şaşırtıcı olan şey, artık dünya liderlerinden ne kadar azının gerilimi azaltmakla ilgileniyor görünmesidir. Avrupa’nın liderliği, ekonomik sonuçları ne olursa olsun Rusya ile çatışmaya neredeyse fanatik biçimde bağlı davranıyor. Washington, giderek her jeopolitik meydan okumayı askerî bir bakış açısıyla değerlendiriyor. Moskova ise artık Amerika’nın kendi yarımküresinde stratejik ilişkilerini açıkça genişletiyor. Çin ise Batı ile kendi uzun vadeli çatışmasına hazırlanırken tüm bunları dikkatle izliyor.

2027’ye kadar olan süreçteki tehlike, mutlaka bir gecede patlak verecek tek bir devasa savaş değildir. Tehlike, birden fazla bölgesel krizin birleşerek daha geniş bir jeopolitik çatışmaya dönüşmesi ve süreç içinde tüm ittifak yapılarının sonunda aynı anda harekete geçmesidir. Dünya savaşları tarihsel olarak bu şekilde ortaya çıkar. Tek bir olaydan değil, daha önce birbirinden ayrı olan çatışmaları birbirine bağlayan tırmanma zincirlerinden.

Kaynak: https://www.armstrongeconomics.com/world-news/war/cuban-crisis-escalating/

SOSYAL MEDYA