Cayman Adaları Dünyada ABD Borçlarının En Büyük Alacaklısı Haline Nasıl Geldi
2019 gibi yakın bir tarihte ABD devlet borcunun en büyük alacaklısı olan Çin, değişen ticaret örüntüleri, jeopolitik kaygılar ve iç ekonomik baskılar nedeniyle varlıklarını 2008’den bu yana en düşük seviyeye indirdi.
Cayman Adaları bu açığı doldurmak için beklenmedik bir yer olarak ortaya çıktı. Bu küçük denizaşırı İngiliz bölgesi, Kasım 2025 itibarıyla 427 milyar dolarlık ABD Hazine tahviline sahipti ve bu da onu altıncı en büyük yabancı tahvil borcu alacaklısı yapıyordu. Ancak 2025 tarihli bir Federal Rezerv analizi, 2022’den sonra yeni hazine bonoları ve tahvillerinin yaklaşık yüzde 40’ının Cayman Adaları’nda satın alınmasının ardından toplam rakamın 2024 sonu itibarıyla aslında 1,4 trilyon dolara daha yakın olduğunu ve bazı tahminlerin 1,85 trilyon dolara kadar çıktığını ortaya koydu.
Bu rakamlar, bölgenin ABD borcunun en büyük yabancı alacaklısı olduğunu düşündürse de, başlıca alıcılar Caymanlılar ya da hükümet değil, serbest yatırım (hedge) fonlarıdır. 1990’lardaki serbest yatırım (hedge) fon patlaması sırasında 1993 yılında Yatırım Fonları Yasasını kabul ettikten sonra, esnek düzenlemeler ve düşük vergiler nedeniyle bu tür yatırım araçları büyük sayılarda bölgeye akmaya başladı. Günümüzde Cayman Adaları, dünyanın offshore serbest yatırım (hedge) fonlarının yaklaşık dörtte üçüne ev sahipliği yapmaktadır.
Birçoğu, ABD Hazine tahvilleri ile bunların vadeli eşdeğerleri arasındaki küçük fiyat farklarından kazanç sağlamak için yoğun borçlanmaya dayanan “baz işlemleri”ni kullanmıştır. Bu strateji o kadar büyük ve anlaşılmaz bir hale gelmiştir ki, Federal Rezerv’in soruşturma başlatmasına yol açmıştır.
Bir Finans Merkezinin Ortaya Çıkışı ve Evrimi
Cayman Adaları 1960’lardan bu yana küresel finansta önemli bir rol oynamış, vergi kaçırma ve varlık tutma merkezi olarak faaliyet göstermiştir. Çoğunlukla ABD dışındaki, Eurodolarlar olarak adlandırılan dolarlarla işlem yapan Avrupa bankaları bu dolarları Amerikan düzenlemeleri ve sermaye kontrollerinin erişimi dışında kredi olarak verebiliyordu. Pazar büyüdükçe Cayman Adaları bu Eurodolarların saklanması ve kullanılması için merkezi bir yer haline geldi.
Cayman Adaları’ndaki yerel yasa koyucular, 1960’larda uluslararası işletmeleri çekmek için bireylerden, şirket karlarından veya sermaye kazançlarından doğrudan vergi alınmaması gibi mali yasalar da çıkardılar; bu da adaların açık deniz finans merkezi rolünü pekiştirmeye yardımcı oldu. İngiliz ortak hukukuna dayanan hukuk sistemi, açık kurallar, modern mevzuat ve bağımsız mahkemeler sunuyordu. Basit ve finans odaklı bir çerçevede paketlenen bu yapı, yatırımcılara güven verdi ve bölgeyi sessiz bir finans gücü haline getirdi.
Cayman Adaları’nın kendi başbakanı tarafından yönetilen seçilmiş bir hükümeti olmasına rağmen, önemli yetkiler Birleşik Krallık’ta kalmaya devam etmektedir. Büyük davalardaki nihai temyizler Londra’da görülürken, Britanya hükümetinin tavsiyesiyle Britanya monarkı tarafından atanan bir vali iç güvenliği denetler ve dış ilişkileri Londra ile koordine eder. Teorik olarak Britanya, bölgenin yönetimine müdahale edebilir; bu da dış yatırımcılar için değerli bir siyasi istikrar sağlar.
Alabama Üniversitesi tarafından yayımlanan bir çalışma belgesine göre Cayman Adaları’nın başarısı; “yerel liderler, yabancı profesyoneller ve Britanyalı yetkilileri içeren işbirlikçi bir politika oluşturma sürecinden” ve finansal trendlerin benimsenmesinden kaynaklanmaktadır. 2025 itibarıyla 120.000’den fazla şirkete ev sahipliği yapan adalarda, binlercesi beş katlı Ugland House (Cayman Adaları’nda George Town’da bulunan bir binadır) binasında kayıtlıdır; serbest yatırım (hedge) fonları ise son finansal patlamalardan sadece biridir. Good Law Project, eski Birleşik Krallık Başbakanı Rishi Sunak ile bağlantılı bir serbest yatırım (hedge) fon olan Theleme Partners LLP’nin ana şirketinin de “adres olarak ünlü Ugland House’u gösterdiğini, bu küçük ofisin yaklaşık 40.000 kuruluşun kayıtlı adresi olduğunu” belirtmiştir.
2022’de kripto para borsası FTX’in iflası, milyarlarca dolarlık müşteri fonunun kaybolduğunu ortaya çıkardı ve on yılın en büyük finansal dolandırıcılıklarından biri haline geldi. Mahkeme belgeleri, kayıtlı müşteri hesaplarının beşte birinden fazlasının Cayman Adaları’ndan olduğunu (diğer tüm yetki bölgelerinden daha fazla) gösterdi; bu da yeni ve riskli girişimlerin ne kadar kolay yapılandırılabildiğini ortaya koydu.
Bölge aynı zamanda gölge bankacılıkta da merkezi bir rol oynamaktadır. 2008 mali krizinin ardından bankaların kredi vermeyi bırakmasıyla birlikte, banka dışı krediler ve finansman hızla arttı ve Blackstone’un iCapital Offshore Access Fund SPC’si gibi birçok fon Cayman Adaları’na yerleşti.
Cayman Adaları ayrıca 2020–2021 döneminde özel amaçlı satın alma şirketleri (SPAC) patlamasının merkezindeydi. Bu şirketler halka arz yoluyla sermaye toplayıp özel firmalarla birleşerek onları halka açıyordu. 2021’de toplanan 100 milyar dolardan fazla paranın yarısı Cayman Adaları’nda kurulmuş SPAC’lerdeydi. Artan faiz oranları ve sıkılaşan düzenlemeler büyümeyi yavaşlatsa da, 2024’ten bu yana Cayman’daki SPAC faaliyetlerinde yeniden canlanma görülmüştür.
Bölge ayrıca Çin ile ABD sermaye piyasalarının merkezinde yer almaktadır. Çin yasaları bazı sektörlerde yabancı mülkiyeti kısıtladığı için birçok Çinli şirket, değişken faiz varlığı (VIE) yapılarını kullanarak Cayman merkezli holding şirketleri üzerinden yurtdışında halka açılmaktadır. Buna, nihai ana şirketi Cayman Adaları’nda kurulu olan Çin’in dev e-ticaret şirketi Alibaba da dahildir.
Ölçek ise dikkat çekicidir; 2023 sonu itibarıyla Cayman’da kayıtlı yatırım fonları, toplamda 8 trilyon dolardan daha fazla bir varlığı yönetmektedir ve bu varlık, nüfusu 80.000’den az olan bir bölge için oldukça büyüktür.
Londra ve Diğer Yetki Bölgeleri
Cayman Adaları, Britanya ile bağlantılı daha geniş bir finansal yetki bölgeleri ağının parçasıdır. Global Financial Integrity’ye göre, “İngiltere’nin denizaşırı vergi cennetlerinin, dünya genelinde ülkelerin her yıl yaşadığı vergi gelir kayıplarının yaklaşık yüzde 40’ına olanak sağladığı tahmin ediliyor.”
Bu sistem, dünyanın en büyük bankalarından bazılarına, hukuk firmalarına, sigorta şirketlerine ve finansal hizmet şirketlerine ev sahipliği yapan, yaklaşık 2.000 yıllık bir finans merkezi olan the City of London (the City) ile yakından bağlantılıdır. Londra merkezli kurumlar offshore yapıları tasarlar ve yönetir, önemli ücretler kazanırken sermayeyi Londra’nın daha geniş finansal sistemi üzerinden yönlendirir ve şehrin Wall Street ve diğer küresel finans merkezleriyle rekabet etmesine yardımcı olur.
ABD, bu düzenlemeyi büyük ölçüde tolere etmektedir; çünkü yakın bir müttefik aracılığıyla işletilmekte ve ABD’li yatırımcılar, ultra zengin bireyler ve şirketler için sermayeyi tutmak ve kullanmak adına güvenilir bir platform sağlamaktadır. Federal yasalara tabi olan Amerikan topraklarının aksine, Britanya bağlantılı yargı bölgeleri asgari denetimle kendi şirket ve vergi kurallarını belirleyebilir.
Cayman Adaları Britanya’nın en öne çıkan offshore yetki bölgesi olsa da, Karayipler’deki diğer Britanya toprakları da etkili roller oynamaktadır. Britanya Virjin Adaları (BVI), şirket kuruluşları için önemli bir merkez haline gelmiştir. 1984’te yürürlüğe giren Uluslararası İşletme Şirketleri Yasası, şirket kurulumunu basitleştirmiş ve BVI’yı “şirket kayıtları için önde gelen merkez” haline getirmiştir. Yaklaşık 400.000 şirketin kayıtlı olduğu bu bölgede, çoğu basit paravan şirketlerden oluşur ve sahipleri genellikle bilinmez; bu sayı Cayman Adaları’nı bile aşmaktadır.
BVI’da kayıtlı şirketler yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık varlık tutarken, bölgenin GSYİH’si yaklaşık 1,7 milyar dolardır. 2016’da Mossack Fonseca hukuk firmasından sızdırılan Panama Belgeleri; siyasetçiler, oligarklar, ünlüler ve suçlular tarafından servet saklamak için kullanılan paravan şirketlerin büyük bir kısmının BVI’da kayıtlı olduğunu ortaya koymuştur. Mossack Fonseca’nın offshore kuruluşların yüzde 75’inin sahiplerinden haberdar olmadığı bildirilmektedir.
Benzer şekilde, Britanya denizaşırı toprağı Bermuda’daki Appleby hukuk firmasından sızdırılan Paradise Belgeleri, şirketlerin ve bireylerin vergi planlaması ve varlık koruma için offshore yapıları nasıl kullandığını gözler önüne sermiştir. Bermuda aynı zamanda dünyanın en büyük afet sigorta ve reaşürans şirketlerinin birçoğuna ev sahipliği yaparak, “bağımsız reaşürans şirketleri alanında küresel lider” konumundadır. Yatırımcılar, kasırgalardan finansal şoklara kadar çeşitli risklere karşı korunabiliyor veya bu riskler üzerine spekülasyon yapabiliyorlar.
2023’te Bermuda merkezli bir sigorta teknolojisi şirketi olan Vesttoo, reaşürans anlaşmalarını desteklemek için sahte teminat belgeleri kullanarak milyarlarca dolarlık finansal garantiler uydurmuştur; bu olay Delaware mahkemesine sunulan bir dosyada Bermuda’nın “tarihindeki en büyük sigorta dolandırıcılığı” olarak tanımlanmıştır. Ekim 2024’te Tax Justice UK, BVI (British Virgin Islands) ve Cayman Adaları’nı dünyanın en zararlı vergi cennetleri olarak sıralamış, Bermuda ise üçüncü sırada yer almıştır.
Bu bölgeler dünya çapında kötü şöhrete sahip olsa da, Britanya’nın Kraliyet Ailesi Toprakları -özellikle Jersey, Guernsey ve Man Adası- daha çok Avrupa’ya yönelik bir rol üstlenmektedir. Britanya denizaşırı topraklarına kıyasla daha özerk olmakla birlikte the City of London ile yakın bağlarını sürdürürler ve Avrupa ile küresel müşteriler için varlık yönetimi konusunda uzmanlaşmışlardır.
Avrupa odaklı olmaları, tüm fonların Avrupa’dan geldiği anlamına gelmiyor. Bu yetki alanları, genellikle birer geçiş kapısı görevi görerek, dünyanın dört bir yanından gelen serveti, daha sonra Avrupa’da kullanılabilecek yatırım araçlarına yönlendiriyor. 2019’da Jersey yetkilileri, eski Nijerya diktatörü Sani Abacha ile bağlantılı kişilerden, Doraville Properties Corporation adlı paravan şirketin hesabında bulunan 267 milyon dolardan fazla varlığa el konulduğunu açıklamıştır.
Guernsey ve Man Adası da son dönemde bazı zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. 2026’nın başlarında Guernsey düzenleyicileri, yüksek riskli müşterilerin on yılı aşkın süre boyunca düzgün izlenmemesi nedeniyle kara para aklamayı önleme kontrollerindeki başarısızlıklar sebebiyle Utmost International Guernsey’e rekor düzeyde 1,96 milyon sterlin (yaklaşık 2,5 milyon dolar) ceza vermiştir; bu müşterilerin çoğunun Güney ve Orta Amerika ile bağlantıları bulunmaktadır.
Bu arada Man Adası, dünyanın en büyük çevrimiçi kumar lisanslama rejimlerinden birini geliştirmiştir ve düzenleyiciler bu sistemin kötüye kullanılma riskine dikkat çekmektedir. Yetkililer 2026’da çevrimiçi kumarı bir kara para aklama riski olarak belirtmiş ve özellikle Güneydoğu Asya’dan organize suç gruplarının bu platformları istismar ettiğini belirtmiştir.
Bu yetki bölgeleri derin şekilde birbirine bağlıdır. Çok uluslu yatırım firması Brevan Howard’ın merkezi Jersey’dedir ancak Cayman Adaları merkezli ayrı serbest yatırım (hedge) fonlarını yönetmektedir. Guernsey merkezli BH Macro Limited ise yatırımlarının neredeyse tamamını Cayman merkezli Brevan Howard Master Fund’a yönlendirerek küresel piyasalar arasında milyarlarca doları dolaştırmaktadır.
Düzenleme Girişimleri
Bu yetki bölgelerinin faaliyetleri, uluslararası düzenleyiciliğin dikkatini çekmeye devam etmektedir. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), çeşitli girişimler aracılığıyla daha fazla vergi şeffaflığı sağlanması için baskı yapmaktadır.
Hatta İngiltere bile durumu fark etti: Eski Temyiz Mahkemesi hâkimi Gary Hickinbottom başkanlığındaki 2022 tarihli Britanya Virjin Adaları’ndaki yolsuzluk soruşturması, “neredeyse her yerde, açıklık, şeffaflık ve hatta hukukun üstünlüğü gibi iyi yönetişim ilkelerinin göz ardı edildiği” sonucuna vardı ve hükümetin feshedilmesini tavsiye etti. Eski Birleşik Krallık Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrew Mitchell ise 2024’te dünyanın kirli parasının neredeyse yüzde 40’ının the City of London ve Britanya’ya bağlı yabancı yetki bölgeleri üzerinden aktığını belirtmiştir.
ABD yetkilileri de benzer şekilde devreye girmeye çalışmaktadır. 2022 yılında, BVI Başbakanı Andrew Fahie, Meksika’nın Sinaloa karteline ABD’ye kokain ithal etmesi için gizlice anlaştığı ve karşılığında kârdan pay almak suretiyle kara para aklama suçlamalarıyla Miami’de Uyuşturucuyla Mücadele İdaresi (DEA) tarafından tutuklandı.
İran ile gerilimler artmaya devam ederken, İran rejiminin önde gelen isimlerinin ve onların vekillerinin, Londra’daki gayrimenkuller ve İngiltere’de kayıtlı kuruluşlar da dâhil olmak üzere, uluslararası finans ağlarını kullanarak nasıl servet tuttukları ve transfer ettikleri konusuna daha fazla dikkat çekilmesi muhtemeldir.
Bu tür bir kontrol ilgisi yıllardır mevcut. 2009’da eski Başkan Barack Obama, denizaşırı kayıt sistemlerini eleştirirken, Cayman Adaları’ndaki Ugland House’un ya “dünyanın en büyük binası ya da dünyanın en büyük vergi dolandırıcılığı” olduğunu belirtmişti. Buna karşılık Cayman Adaları Finansal Hizmetler Otoritesi’nin eski başkanı Anthony Travers, Delaware’deki Corporation Trust Center’ın yaklaşık 220.000 şirketin kayıtlı olduğu bir ofis olduğunu belirterek Amerikan yetki bölgelerinin de benzer bir rol oynadığını vurgulamıştır.
Rekabetlerine rağmen, Birleşik Krallık ve ABD bağlantılı finansal sistemler derin bir şekilde entegredir. Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu gibi kurumlar the City of London’da bulunmasına rağmen hukuken Delaware’de kayıtlıdır. Muhasebe kurallarını belirleseler de, bu tür yapılar esas olarak offshore sektörünü korumaya ve tüm aktörlerin uyum içinde kalmasını sağlamaya hizmet ederler.
Bu offshore merkezleri, elitlerin, şirketlerin ve varlıklı kesimlerin devasa miktarlarda parayı taşımak ve saklamak için onlara güvenmesi sayesinde varlığını sürdürmektedir. Sadece birkaç on yıllık geçmişe sahip olmasına rağmen, Britanya’nın offshore sistemi küresel ekonomik koşullara ve finansal trendlere uyum sağlayarak sürekli gelişmektedir. Güçlü aktörler için taşıdığı değer ve sistemi değiştirme konusundaki yüksek riskler göz önüne alındığında, bu yetki bölgeleri servet akışını tehdit eden ciddi düzenlemelere direnmeye devam edecek ve küresel finansın merkezinde kalmayı sürdürecektir.
*John P. Ruehl, Washington D.C.’de yaşayan Avustralya-Amerikalı bir gazeteci ve Independent Media Institute için dünya meseleleri muhabiridir. Birçok dış politika yayınına katkıda bulunmuştur ve Aralık 2022’de yayımlanan Budget Superpower: How Russia Challenges the West With an Economy Smaller Than Texas adlı kitabın yazarıdır.
Source: https://savageminds.substack.com/p/britains-offshore-empire
Tercüme: Ali Karakuş
