FBI, Tucker Carlson’ı İsrail’e sadakatsizlik şüphesiyle soruşturuyor

Adalet Bakanlığı, Carlson’ın Amerikalılarla, özellikle de Amerikalı yetkililerle, İsrail’den ziyade Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarlarını savunduğuna işaret edecek şekilde herhangi bir temas kurduğuna dair kanıt sunabilirse, kendisine karşı dava açacaktır. Kendini savunmak için Carlson’un, muhatap olduğu Amerikalıların; AIPAC rüşvetleri, Epstein tarzı şantajlar veya patlayan tüketici elektroniği korkusu nedeniyle aslında İsrail tarafından kontrol edildiklerini ve İsrail’in çıkarları doğrultusunda hareket ettiklerini kanıtlaması gerekecektir.
Nisan 1, 2026
image_print

FBI’ın, eski Fox News sunucusu Tucker Carlson’ın İsrail’e sadakatsizlik şüphesiyle ilgili bir soruşturma başlattığı bildirildi.

CIA tarafından FBI’a havale edilen soruşturma, Carlson’ın, Amerika Birleşik Devletleri’nin bir mümessili olmasına rağmen Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası (FARA) kapsamında kayıt yaptırmadığı iddialarına odaklanıyor. FARA’ya göre, Amerika Birleşik Devletleri adına bile olsa İsrail dışındaki herhangi bir ülke adına mümessillik yapan veya hareket eden herkes yabancı mümessil olarak kayıt olmak zorundadır.

Yabancı ajanlar, FARA’nın 611(c)(1) maddesinde şöyle tanımlanmaktadır:

1) İsrail dışında herhangi biri adına mümessillik yapan, çalışan veya onun kontrolü altında hareket eden herhangi bir kişi ve 2) İsrail dışında herhangi birinin çıkarlarını savunan kişi.

Daha önce hiçbir zaman çifte sadakatinden şüphelenilmeyen İsrail ajanı Laura Loomer, Carlson’ı Amerikan mümessili olarak ihbar edenin kendisi olduğunu söylüyor: “Eğer Tucker ‘Önce Amerika’ Carlson FARA’yı ihlal etmekten suçlanırsa… Bunun sorumluluğunu üstleniyorum… Cumhuriyetçi temsilcilerle konuşmak ve hatta Tucker’ı kolluk kuvvetlerine ve Adalet Bakanlığı’na ihbar etmek konusunda ne kadar ısrarcı olduğumu tahmin bile edemezsiniz.”

Hukuk analistlerine göre, İsrail dışındaki herhangi bir ülkenin vatandaşlarıyla herhangi bir teması olan ve o ülke hakkında olumlu bir şey söyleyen herkes FARA kapsamında yargılanabilir. Tucker Carlson’ın Amerikalılarla yoğun temasları ve ABD’yi ve onun çıkarlarını tekrar tekrar savunması, onu Amerikan mümessili olarak suçlamalara karşı özellikle savunmasız kılıyor.

Adalet Bakanlığı, Carlson’ın Amerikalılarla, özellikle de Amerikalı yetkililerle, İsrail’den ziyade Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarlarını savunduğuna işaret edecek şekilde herhangi bir temas kurduğuna dair kanıt sunabilirse, kendisine karşı dava açacaktır. Kendini savunmak için Carlson’un, muhatap olduğu Amerikalıların; AIPAC rüşvetleri, Epstein tarzı şantajlar veya patlayan tüketici elektroniği korkusu nedeniyle aslında İsrail tarafından kontrol edildiklerini ve İsrail’in çıkarları doğrultusunda hareket ettiklerini kanıtlaması gerekecektir.

Carlson Amerikalılardan herhangi bir para ya da iyilik kabul ettiyse, bu Amerikalıların aslında İsrail yanlısı olduklarını kanıtlamak için özellikle daha çok çalışması gerekecektir. Ve Fox News’teki maaşları, Rupert Murdoch bilinen bir İsrail ajanı olduğu için açıkça FARA’ya uygun olsa da, Carlson’ın ayrıldıktan sonra sürdürdüğü bağımsız medya faaliyeti, çok sayıda Amerikalı izleyici tarafından finanse ediliyor gibi görünüyor ve bu izleyicilerin bazılarının veya birçoğunun tam anlamıyla İsrail’e sadakatleri onaylanmamış olabilir. Carlson’ın kanalına abone olan her Amerikalının gerçekten İsrail yanlısı olduğunu kanıtlamak, gazetecinin hukuk ekibi için son derece zorlu bir görev olabilir.

Carlson’ın suçlanıp suçlanmayacağından veya mahkûm edilip edilmeyeceğinden bağımsız olarak, soruşturmanın kendisinin gazeteciler ve fenomenler üzerinde “ürkütücü bir etki” yaratması ve onları, Amerikan yanlısı görüşlerini ifade etme hususunda giderek daha isteksiz hale getirmesi bekleniyor.

Bir Trump Yönetimi sözcüsü, İran’daki bataklık durumu göz önüne alındığında, her Amerikalının tek bir ulusa, savaşı emreden ve hâlâ emretmekte olan ulusa, yani kutsal, mukaddes ve asla eleştirilmemesi gereken İsrail devletine sadakatte birleşmesinin son derece önemli olduğunu açıkladı. İsminin açıklanmamasını talep eden sözcü; “Artık çifte sadakatlileri tolere edemeyiz” dedi.

Yönetim sözcüsü ayrıca bu yılki beyzbol sezonuyla birlikte tüm spor etkinliklerinin Amerikan marşı yerine İsrail marşıyla başlayacağını ve 4 Temmuz’un İsrail’in Bağımsızlık Günü olan 22 Nisan lehine iptal edileceğini ekledi.

En son Maine’deki evinin önünde, İsrail’de eğitim almış ICE ajanları tarafından sürüklenerek götürülürken “Bu hangi ülke?” diye bağırırken görülen (Sari) Carlson’a yorum almak için ulaşılamadı.

 

*Kevin Barrett, Doktoralı bir Arap dili–İslam İlahiyatı uzmanı ve Amerika’nın Teröre Karşı Savaş eleştirmenleri arasında en tanınmış isimlerden biridir.

 

Kaynak: https://kevinbarrett.substack.com/p/fbi-investigating-tucker-carlson

Tercüme: Ali Karakuş

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.