2024 tarihli bir Hazine Bakanlığı raporu, Amerika Birleşik Devletleri’nde evsizliğin başlıca nedenini şöyle ifade ediyordu: “Son yirmi yılda, ABD’nin çoğu bölgesinde kiralar ve konut fiyatları gelirlerden daha hızlı arttı.” Belgelenmiş kanıtlara dayanan bu iddianın mantığı basittir. İnsanlar kira ya da konut kredilerini ödeyecek kadar kazanamıyor ve sonuç olarak arabalarda ya da sokaklarda yaşamaya başlıyor.
Ancak Teksas merkezli sağcı bir düşünce kuruluşu olan Cicero Enstitüsü’ne göre insanlar, kamu tarafından finanse edilen konutlardan yararlanmak için evsiz olmayı seçiyor. Cicero’nun internet sitesine göre, “Kalıcı bir şekilde devlet tarafından desteklenen konutlar evsizlik sorununu çözmüyor, aksine daha fazla evsizliğe yol açıyor.”
Böyle bir iddia gerçeklikten kopuk olduğu gerekçesiyle alay konusu olabilirdi. Ancak teknoloji milyarderi ve Palantir’in kurucu ortağı Joe Lonsdale tarafından kurulan Cicero, evsizliğe; sokaklarda kamp kurmayı yasaklamayı, akıl hastalarının zorla kurumlara yerleştirilmesini ve evsizler için şehirlerin dışında kamplar kurulmasını içeren distopik bir çözüm öneriyor. Housing Not Handcuffs (evsizliği suç kategorisine sokmaya yönelik çalışmalara direnen ve barınma hakkının temel insan hakkı olduğunu savunan bir oluşum) kampanyasına göre, Nisan 2026 itibarıyla ülke genelinde 22 eyalet, Cicero’nun fikirlerine dayanan yasaları ya kabul etmeyi değerlendiriyor ya da kabul etmiş durumda.
Ulusal Evsizlik Hukuk Merkezi’nden Jesse Rabinowitz, Cicero’nun politikaları için sert ifadeler kullanarak bunları; “ırkçı, gerici ve açıkçası çözüm açısından etkisiz; evsizliğe çözüm olarak hapishanelere, tutuklamalara ve insanları sokaklardan zorla uzaklaştırmaya odaklanan politikalar” olarak nitelendiriyor.
Rabinowitz, “Milyarderler ve politikacılar evsizliğin nedenini temelden yanlış teşhis etti” diyor. “Evsizliğin bir tercih olduğu, insanların dışarıda uyumayı seçtiği ve evsizliği suç haline getirip daha zor hale getirirsek insanların başka bir şeyi seçeceği yönünde hatalı ama yaygın bir inanç var.”
Evsizliği ele almaya yönelik bu tehlikeli statükocu yaklaşım, Donald Trump’ın Amerika’sında güç kazanıyor. Başkan, 2023’teki bir kampanya videosunda evsizleri “derinden hasta” ve “tehlikeli derecede akıl sağlığı bozuk” olarak nitelendirerek çalışan insanların yaşam kalitesini bozduklarını söylemiş ve “evsizleri sokaklarımızdan kaldırmak” için her aracı kullanacağını vaat etmişti.
Florida’nın Cumhuriyetçi valisi Ron DeSantis de bu dili tekrarladı. Kimsenin kira ödeyemediği için sokakta yaşamak zorunda kalmaması gerektiğini kabul etmek yerine, “Gördüğümüz gibi bir evsiz tarafından rahatsız edilmemelisiniz. Sokakta yürüyebilmeli ve hayatınızı yaşayabilmelisiniz,” dedi. Tüm Floridalıların güven içinde yaşamasını sağlama sözü vermek yerine, evsizlerin gözden kaybolduğu bir eyalet vizyonu sundu: “Temiz kaldırımlarımız olacak. Temiz parklarımız olacak. Güvenli sokaklarımız olacak.”
Araştırmalar, açık olan gerçeği tekrar tekrar ortaya koyuyor: Konut çok pahalı olduğunda insanlar bunu karşılayamaz. Rabinowitz, “Kiralar her 100 dolar arttığında evsizlik yüzde 9 artıyor” diye açıklıyor. “İnsanlar düşünsün: Son on yılda kira kaç kez 100 dolar arttı? İşte bu yüzden daha fazla insan sokakta uyuyor ve yaşayacak başka yerleri yok.”
Cicero’nun vizyonu en belirgin şekilde Utah’ta hayata geçiriliyor; burada eyalet yetkilileri, Salt Lake City’nin eteklerinde evsizler için 1.300 yataklı bir kamp inşa ediyor ve bu kampta, insanları akıl sağlığı ve bağımlılık tedavisine zorlamak için de bir tesis bulunuyor. Cicero’dan Devon Kurtz, Utah’taki bu deneyi “geleceğin habercisi” olarak nitelendirdi.
Kurtz, bir NPR (National Public Radio) röportajında “Birincil amaç cezalandırmak değil,” dedi. “Ancak,” diye ekledi, “mevcut durumu bazı hallerde kabul edemeyiz.”
Mevcut durum, insanların evlerinden fiyatlar nedeniyle dışlanmasıdır; ancak Kurtz, Trump, DeSantis ve diğer statükocular evsizliğin nedenlerini ele almak yerine, evsizleri görmek zorunda kalmamayı ve modern Amerikan ekonomisinin büyük boşluklarından düşen insanları cezalandırmayı tercih ediyor.
Adil olmak gerekirse, liberal belediye başkanları ve Demokrat politikacılar da açıkça distopik söylemler kullanmadan benzer yaklaşımları benimsemiştir. Örneğin Los Angeles’ta Belediye Başkanı Karen Bass, evsizleri geçici konut olarak motellere yönlendiren bir programı desteklemiştir. Kalıcı konut çözümlerini desteklemediği ve evsizliğin temel nedenlerini ele almadığı gerekçesiyle konut hakkı savunucuları tarafından eleştirilmektedir. Bu arada Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, kamp alanlarını yasaklamış ve evsizliği suç haline getirmiştir.
Demokrat politikacıların evsizliği etkili bir şekilde ele almaktaki başarısızlıkları, kalıcı konut ve eşitsizlikleri hedef alan diğer kanıtlanmış çözümlere yönelik statükocu Cumhuriyetçi eleştirileri daha da güçlendirmiştir.
Evsizleri kamplara zorlamaya yönelik eyalet düzeyindeki yasa tasarılarına ek olarak, Trump yönetimi Konut ve Kentsel Gelişim Bakanlığı (HUD) tarafından yürütülen ve uzun süredir var olan federal konut politikalarını da zayıflatmıştır. Aralık 2025’te HUD çalışanları, bütçe kesintileri nedeniyle sert kış koşullarında evsizleri güvende tutmakta zorlanmıştır. Trump, Cicero’nun yaklaşımını benimseyerek, sübvansiyonlu konut ve evsizlerin ihtiyaçlarının karşılanmasını vurgulayan federal “önce konut” politikalarına son vermiştir.
Trump öncesi federal konut politikaları değerli olsa da hiçbir zaman yeterince kapsamlı olmamıştır. Rabinowitz, federal konut politikalarının başarısızlığını eski Başkan Ronald Reagan’ın kamu konutlarını büyük ölçüde azaltmasına bağlamaktadır.
Rabinowitz, “Evsizliğin çözümünün barınma ve destek olduğunu biliyoruz” diyor. “Aynı zamanda, en az 1980’lerden beri, federal hükümet herkesin yaşayabileceği güvenli bir yere sahip olmasını sağlama sorumluluğunu terk etti. Bu nedenle ülke genelindeki şehirler ve eyaletler, onlarca yıllık başarısız federal konut politikalarının yükünü taşımak zorunda kalıyor.”
Sübvansiyonlu konut ve diğer devlet destekleri gibi aşağı yönlü giden çözümler yeterli olmadığından ve artan servet eşitsizliği ve konut maliyetlerine yönelik yukarı yönlü çözümler uygulama konusunda siyasi irade olmadığından, evsizlik ciddi bir sorun olmaya devam etmektedir.
Kaliforniya merkezli yakın tarihli bir deney bu duruma ışık tutuyor. Kâr amacı gütmeyen Miracle Messages ile Güney Kaliforniya Üniversitesi Suzanne Dworak-Peck Sosyal Hizmetler Okulu arasındaki bir ortaklık kapsamında, 2022 ile 2024 arasında 103 evsize aylık 750 dolar nakit verildi. Bu temel geliri alan kişiler parayı gıda, ulaşım ve konut giderleri gibi temel ihtiyaçlar için harcadı. Ancak bir yılın sonunda bu destek uzun vadeli sonuçları köklü biçimde değiştirmedi. Araştırmacılar şu sonuca vardı; “Aylık 750 dolar yardımcı olsa da Bay Area veya Los Angeles gibi yüksek maliyetli bölgelerde kirayı karşılamaya yaklaşmıyor bile.” Çözüm daha az değil, daha fazla kaynaktır.
Rabinowitz, “Evsizliğin altında yatan faktörleri ele almadıkça bu sorunu asla çözemeyiz; bunların başında da kiraların aşırı yüksek olması geliyor” diyor. “Konutun evsizliği çözdüğünü biliyoruz. Ancak yeterince [uygun fiyatlı konut] yok” diye de ekliyor.
Rabinowitz’in örgütü, 2026 başlarında Utah’ın yaptığı gibi evsizler için kampların vergi gelirleriyle finanse edilmesini engellemek amacıyla bir girişim başlattı. “Evsiz Gözaltı Kamplarına Federal Fon Yok” kampanyası, federal vergi gelirlerinin bu tür projelere gitmemesi için ilerici siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşlarının desteğini toplamıştır.
Rabinowitz, “Sorunu saklamak, sorunu çözmez” diyor. “Nasıl çocuklarınızın kırıntıları halının altına süpürmesini istemezseniz, biz de evsizliği gizlemek istemiyoruz.”
*Sonali Kolhatkar, “Rising Up With Sonali”nin kurucusu, sunucusu ve başyapımcısıdır; ayrıca Afgan Kadınları Misyonu adlı kâr amacı gütmeyen dayanışma örgütünün eş direktörüdür ve Bleeding Afghanistan kitabının ortak yazarıdır.
Kaynak: https://www.laprogressive.com/housing-and-homlessness/fix-the-economy
Tercüme: Ali Karakuş
