Yapay zekâ bizim yerimize öğrenemez ya da düşünemez; ancak öğrenmenin ve düşünmenin yerine geçerek bizi kendisine bağımlı hâle getirmekte ve kendi başımıza düşünmek zorunda kaldığımızda bunun sonucunda ortaya çıkan çaresizlik hâlini yaratmakta üstüne yoktur.
Yapay zekâ hakkında şimdiden bildiğimiz birkaç şey var: bunlardan biri, öğrenmeyi otomatikleştiremeyeceğimiz, yalnızca yapay zekâya bağımlılığı otomatikleştirebileceğimizdir. Bunu şöyle genişletebiliriz: Bağımsız düşünmeyi öğrenmeyi otomatikleştiremeyiz, yalnızca yapay zekâya bağımlı olmanın getirdiği çaresizliği otomatikleştirebiliriz.
Eğitimde yapay zekânın gerçek öğrenmenin yerine geçecek biçimde kullanılması, okumayı —ve okuduğunu anlamayı, yani gerçekten öğrenme ve kendi başına düşünme yetisini— uçurumdan aşağı itti. Yapay zekânın yaptığı şey, öğrencilerin kendi başlarına “noktaları birleştirmeyi” öğrenmesi pahasına, yapay zekâya bağımlılığı otomatikleştirmektir.
Ders planında öğretilenin ötesinde noktaları birleştirme süreci, çeşitli konularda araştırma yapma ve bunlar hakkında bağımsız düşünme yeteneği gerektirir; yani bir sınav için ezbere tekrarlama süreci olarak değil, bir şeyi yalnızca bir olgular toplamı olarak değil, yeni ve sezgisel bir biçimde anlamaya başladığımız “a-ha” anlarının kaynağı olarak düşünmeyi gerektirir.
Yazışmacı P.S., yapay zekâ araçlarıyla kapsamlı biçimde çalışmış ve yapay zekânın bizim için yapamayacağı / otomatikleştiremeyeceği şeyi şöyle özetlemiştir:
“Eksik olan bu yeti, muhtemelen mevcut yapay zekâ ile gerçek anlamda genel zekâ arasında kalan en belirgin sınırlardan biridir. Mesele daha fazlasını bilmek değildir. Mesele, birileri sizin için etiketlemeden önce neyin önemli olduğunu görmektir.”
Bu, “işler böyle” denilmesini eleştirel değerlendirmeden kabul etmekten, tüketmemiz için çoktan etiketlenmiş olanın ötesindeki bağlantıları görmeye yapılan sezgisel sıçramadır. Bu, bağımsız düşünmektir ve çoğu zaman güç metinlerin düşünerek ve odaklanarak okunmasını, kilit pasajların yeniden okunmasını ve fikirler ile kavramların —yani geniş bilgi alanlarının etiketlerinin— alışılmış etiketlerin ötesine uzanan biçimlerde birbirine bağlanmasını gerektirir.
Yapay zekâ bizim yerimize öğrenemez ya da düşünemez; ancak öğrenmenin ve düşünmenin yerine geçerek bizi kendisine bağımlı hâle getirmekte ve kendi başımıza düşünmek zorunda kaldığımızda bunun sonucunda ortaya çıkan çaresizlik hâlini yaratmakta üstüne yoktur. Yapay zekâ, önem taşıyacak kadar derinlemesine hiçbir şey öğrenmemeyi kolaylaştırır ve bu yönüyle Ultra-İşlenmiş Biliş’tir; sosyal medyanın göz alıcı, duygu uyandıran, çıtır atıştırmalık metin ve görsellerden oluşan bitmek bilmeyen Ultra-İşlenmiş kaydırma akışının eşdeğeridir.
Dolayısıyla, araştırma yapma, düşünme ve birbirinden kopuk fikirler ile kavramları yerleşik kabullerin Ultra-İşlenmiş Etiketlerinin ötesinde birbirine bağlama yetimizdeki derin kaybın nihayet farkına vardığımızda, bağımlılığımızın ve çaresizliğimizin ötesinde hiçbir şeyi birbirine bağlama yetimizi kaybettiğimizi görürüz.
Kaynak: https://www.oftwominds.com/blogsept26/automate-dependence9-26.html
