Rusya-Ukrayna Savaşı, yalnızca iki ülkenin düzenli ordularını karşı karşıya getiren bir çatışma olmaktan çıkarken, farklı ülkelerden savaşçıların ve paramiliter yapılanmaların da sahada yer aldığı çok katmanlı bir savaş alanına dönüştü. Ukrayna saflarında farklı ülkelerden gelen gönüllü birlikler ve yabancı savaşçılar bulunurken, Rusya tarafında da çeşitli paramiliter yapılar ve gönüllü oluşumlar çatışmanın önemli unsurları arasında yer alıyor. Savaşın uzamasıyla birlikte bu grupların cephedeki rolleri, nasıl örgütlendikleri, kimlerden oluştukları ve savaş sonrasında karşılaşabilecekleri hukuki ve siyasi sonuçlar uluslararası kamuoyunun gündemindeki başlıklardan biri haline geldi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından çatışmalar, yalnızca Rusya ve Ukrayna’nın düzenli birlikleriyle sınırlı kalmadı. Savaşın ilk günlerinden itibaren dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda gönüllü, Ukrayna saflarında savaşmak üzere ülkeye gitti.
Yabancı Gönüllülerin Ukrayna Ordusundaki Eğitim ve Görev Süreci
Kiev yönetimi de yabancı uyruklu savaşçıların Ukrayna Silahlı Kuvvetleri çatısı altında görev yapabilmesine yönelik Uluslararası Lejyon yapılanmasını hayata geçirmiş. Lejyonun resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Ukrayna’ya gönüllü olarak gelen yabancı askerler, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan diğer personelle aynı askeri statü, hak ve yükümlülüklere tabi tutuluyor. Sözleşmenin imzalanmasının ardından gönüllü, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri personeline tanınan maaş, yemek, üniforma, teçhizat ve sosyal haklardan yararlanmaya başlıyor. Eğitim süresi de dahil olmak üzere aylık 20 bin 200 Ukrayna grivnasından (450 USD) başlayan maaş ödenirken, eğitim döneminde ayrıca çatışma bölgesi ödemesi yapılmıyor. Gönüllüler, deneyim ve eğitim seviyelerine bağlı olarak iki aya kadar Temel Genel Askeri Eğitimden geçiriliyor. Eğitimin ardından ise deneyim, beceri ve kişisel tercihler dikkate alınarak görev yapacakları birlik ve üstlenecekleri görevler belirleniyor.
Operasyon bölgesine giden yabancı gönüllüler, görev yapacakları birliğe katılarak ek eğitimden geçiriliyor ve birlik düzenine adapte ediliyor. Çatışma bölgesinde göreve başladıkları tarihten itibaren normal maaşlarına ek olarak, bölgede kaldıkları süre dikkate alınarak 30 bin Ukrayna grivnasından (670USD) başlayan ek ödeme alıyorlar.
Eğitim sürecini tamamlayan personel, ardından cephede görev yapmaya başlıyor. Muharebe görevlerine katılan askerlere, cephede geçirdikleri süreye göre hesaplanan aylık 100 bin Ukrayna grivnasından (2.240USD) başlayan ek ödeme veriliyor. Bunun yanı sıra, cephede toplam 30 gün görev yapan personele 70 bin grivnasından (1.570USD) başlayan ek prim ödeniyor.
Ukrayna Kara Kuvvetleri Komutanlığı, yabancı gönüllülerin bir bölümünün sözleşmelerinin sona ermesinin ardından da Ukrayna’da kalmayı tercih ettiklerini belirtiyor. Komutanlık, ülkeden ayrılmayı tercih eden gönüllülerin ise görevleri sırasında edindikleri askeri ve savaş tecrübelerinin yanı sıra, Ukrayna’daki hizmetleri sayesinde oluşturdukları uluslararası bağlantıları da yanlarında götüreceğini ifade ediyor. 1 Bu söylem, Kiev yönetiminin yabancı savaşçıları yalnızca savaş döneminde ihtiyaç duyulan personel olarak değil, aynı zamanda Ukrayna’nın uluslararası askeri çevrelerle ilişkilerinde etkili olabilecek bir topluluk olarak gördüğüne işaret ediyor.
Kolombiyalı eski asker Ukrayna’da kalıcı olmayı hedefliyor
Kolombiya Silahlı Kuvvetleri’nde daha önce profesyonel asker olarak görev yapan Costa, Rusya-Ukrayna Savaşı’nı yaklaşık bir buçuk yıl takip ettikten sonra Ukrayna saflarında savaşmaya karar vermiş. Ukrayna’ya gelen Costa, 253. Taarruz Alayı “Arey” bünyesinde görev yapmadan önce beş aydan uzun süre taktik ve muharebe sağlık eğitimi aldı.
Costa, özellikle muharebe tıbbı, taktik hareket, taarruz ve savunma eğitimlerine ağırlık verildiğini belirterek Ukrayna’daki savaş deneyiminin kendi ülkesinde edinilmesinin zor olduğunu ifade ediyor. İlk muharebe görevine henüz çıkmayan Costa, kendisini göreve hazır hissettiğini söylüyor.2
Kolombiyalı eski askerin hedefi ise yalnızca cephede görev yapmak değil. Costa, gerekli yasal işlemlerin tamamlanmasının ardından Ukrayna’da yaşamını sürdürmek ve uzun yıllar Ukrayna ordusunda görev yapmak istediğini belirtiyor. Bu durum, bazı yabancı gönüllülerin Ukrayna’ya yalnızca geçici savaş deneyimi için değil, gelecekte ülkede kalma ve askeri kariyerlerini burada sürdürme amacıyla da geldiğini gösteriyor.
Brezilyalı gönüllünün Ukrayna cephesine uzanan hikayesi
Daha önce askerlik yapmayan 30 yaşındaki Brezilyalı Vilao, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından ülkeye gelerek 159. Ayrı Mekanize Tugayı’na katıldı. Daha önce teknisyenlik ve inşaat sektöründe çalışan Vilao, Ukrayna’da iki aylık temel askeri eğitimden geçti.
Vilao, savaşa katılma kararının savunmasız insanlara yardım etme isteğinden kaynaklandığını belirtirken, birlik arkadaşlarıyla kurduğu dayanışmanın kendisi için önemli olduğunu ifade ediyor.3
Onun hikayesi, Ukrayna’nın savaş sürecinde yalnızca deneyimli askerleri değil, askeri geçmişi bulunmayan yabancı gönüllüleri de eğitim yoluyla birliklerine dahil ettiğini gösteriyor. Brezilyalı gönüllü ise aldığı eğitimin ardından Ukrayna ordusunda görevini sürdürmek istediğini söylüyor.
Alman Gönüllü sivillere yardım için geldi, Ukrayna saflarında savaşmaya başladı
Alman gönüllü Rebel, Ukrayna’ya ilk geldiğinde amacı savaşmak değil, sivillere yardım etmekti. Almanya’da tanıştığı Ukraynalılardan savaşın etkilerini dinleyen ve Ukraynalı öğrencilere dil eğitimi veren Rebel, zamanla savaşa daha doğrudan dahil olmaya karar vermiş.
Daha önce askeri deneyimi bulunmayan Rebel, aldığı eğitimin ardından Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinde drone birliğinde görev yapmaya başladı. Elektrikçilik ve mekanik alanındaki tecrübesini de burada kullanan Rebel, askeri eğitimin kendisini daha disiplinli ve dayanıklı hale getirdiğini belirtiyor.
Evli ve iki çocuk babası olan Rebel, ailesinin başlangıçta kararına karşı çıktığını ancak daha sonra bunu kabul ettiğini söylüyor. Alman gönüllünün hikayesi, Ukrayna’daki savaşın bazı yabancı gönüllüleri insani yardım faaliyetlerinden doğrudan askeri görevlere yönelttiğini ortaya koyuyor. Rebel ise sözleşmesi sona erdiğinde görevini uzatmayı düşünüyor.4
Rebel’in hikayesi, Ukrayna’daki savaşın yabancı gönüllüler açısından nasıl farklı bir boyut kazandığını gösteriyor. Başlangıçta sivillere yardım amacıyla gelen bir gönüllünün zamanla silahlı birliğe katılması, savaşın bireysel kararlar üzerindeki dönüştürücü etkisini ortaya koyuyor. Aynı zamanda yabancı savaşçıların yalnızca askeri deneyimleriyle değil, sahip oldukları teknik ve mesleki becerilerle de Ukrayna ordusuna dahil edildiği görülüyor. 2025 Kasım ayında ziyaret ettiğim Kiev’in Özgürlük meydanında birçok farklı ülkeden Ukrayna’hayatını kaybeden yabancı lejyonerlerin fotoğrafları ve bayrakları sergilenmekteydi.5
Savaşın gölgesinde değişen hayatlar
Rusya-Ukrayna Savaşı’nda farklı ülkelerden gelen yabancı gönüllülerin varlığı, savaşın yalnızca askeri boyutuyla değil, insan psikolojisi üzerindeki etkileriyle de dikkat çekiyor. Farklı geçmişlere sahip bu kişilerin Ukrayna’ya geliş nedenleri değişse de ortak noktaları, kendilerini savaşın doğrudan içinde bulmaları.
Bana göre burada dikkat çeken en önemli noktalardan biri, sivillerin kısa sürede askeri düzene ve savaş koşullarına uyum sağlamak zorunda kalması. Eğitimler fiziksel hazırlığın yanı sıra korku, stres ve belirsizlikle baş edebilme açısından da önemli bir süreç haline geliyor. Cephede kurulan dayanışma ve ortak amaç duygusu ise bu psikolojik yükün taşınmasında önemli bir rol oynuyor.
Yabancı gönüllülerin bazıları savaş sonrasında da Ukrayna’da kalmayı düşünürken, bu durum savaş deneyiminin insanlarda yalnızca geçici bir etki bırakmadığını gösteriyor. Savaşın, bireylerin düşüncelerini, aidiyet duygularını ve gelecek planlarını değiştirebilecek kadar güçlü bir psikolojik etkiye sahip olduğu görülüyor.
Cephedeki Yabancı Savaşçıların Sayısı Belirsiz
Ukrayna’da savaşan paramiliter ve gönüllü yapıların toplam mevcuduna ilişkin kamuoyuna açıklanmış tek bir resmî rakam bulunmuyor. Kiev yönetimi, özellikle yabancı savaşçıların güncel sayısını güvenlik gerekçeleriyle açıklamıyor. Ukrayna Savunma Bakanlığı ise Aralık 2025’te, savaşın başlangıcından bu yana 50’den fazla ülkeden binlerce yabancı gönüllünün Ukrayna güçleri saflarında görev yaptığını bildirdi. Uluslararası Savunma Lejyonu da 75’ten fazla ülkeden gönüllünün bünyesinde bulunduğunu açıklıyor. Bu veriler, savaş alanındaki yabancı unsurların varlığını ortaya koyarken, toplam savaşçı sayısına ilişkin kesin bir tablo sunmuyor.
“Ukrayna’da çok sayıda paramiliter grup var” demek biraz yanıltıcı olur. Çünkü savaşın başında gönüllü veya paramiliter olarak ortaya çıkan bazı yapılar zamanla Ukrayna’nın resmi askeri veya güvenlik kurumlarının bünyesine alındı.
Peki Rusya Tarafında savaşan yabancı askerler yok mu ?
Aynı durum Rusya açısından da gözlemlenmektedir. Rusya, Suriye, Hindistan, Kuzey Kore, Nepal, Küba ve farklı coğrafyalardan yabancı savaşçıları çeşitli aracılık mekanizmaları ve farklı ikna yöntemleri üzerinden askeri yapısına dahil ederek çatışma bölgelerinde kullanmaktadır. Bu uygulama, Rusya’nın insan gücü ihtiyacını karşılamaya yönelik stratejilerinin yanı sıra, savaşın uluslararasılaşan niteliğini de ortaya koymaktadır.
Eski Öğretmenden Savaş Aracısına: Polina Azarnih’in Yabancıları Rus Ordusuna Çekme Ağı
Rusya-Ukrayna Savaşı, yalnızca cephede yürütülen askeri mücadeleden ibaret değil. Savaşın uzamasıyla birlikte insan kaynağı ihtiyacı, tarafları yabancı ülkelerden savaşçı ve asker devşirmeye yönelten yeni yöntemler geliştirmeye itti. Rusya tarafında bu sürecin dikkat çekici örneklerinden biri ise eski Rus öğretmen Polina Azarnih ve onun Telegram üzerinden yürüttüğü iddia edilen faaliyetler.
BBC’nin araştırmasına göre Azarnih, son bir yıl içerisinde Yemen, Suriye, Mısır, Fas, Irak, Fildişi Sahili ve Nijerya vatandaşlarına yönelik 490’dan fazla davetiye gönderdi. Bu kişiler, Rusya’ya giriş yaparak Rus ordusunda görev almaya yönlendirildi. Özellikle ekonomik açıdan zor durumda bulunan ülkelerin vatandaşlarına yüksek maaş, Rus vatandaşlığı ve güvenli işler gibi vaatlerin sunulduğu öne sürülüyor.
Ancak bazı kişilerin ifadeleri, bu sürecin vaat edilenden oldukça farklı ilerlediğini gösteriyor. Suriyeli bir inşaat işçisi, petrol tesislerinde güvenlik görevlisi olarak çalışacağı ve Rus vatandaşlığı alacağı söylenerek Rusya’ya getirildiğini, ancak kısa süre içerisinde Rus ordusuyla sözleşme imzalamaya yönlendirildiğini anlattı. Rusça bilmeyen kişilerin sözleşmeleri tam olarak anlayamadıkları ve yalnızca 10 günlük eğitimin ardından cepheye gönderildikleri iddia edildi.
Daha da dikkat çekici olan ise savaş alanına gönderilmeyecekleri yönündeki vaatler. İddiaya göre bazı kişilere, belirli miktarda para ödemeleri karşılığında cepheye gönderilmeme sözü verildi. Bu ödemeyi reddeden Suriyeli bir savaşçı ise pasaportunun yakıldığını ve cepheden ayrılmak istediğinde ölüm veya hapis tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ileri sürdü.6

Savaşın görünmeyen insan kaynağı
Bu örnek, Rusya’nın savaşın insan gücü ihtiyacını karşılamak için geleneksel asker toplama yöntemlerinin ötesine geçen bir ağ oluşturduğunu gösteriyor. Telegram gibi sosyal medya platformları, coğrafi sınırları ortadan kaldırarak potansiyel asker adaylarına doğrudan ulaşılmasını sağlıyor. Ekonomik sıkıntılar yaşayan ülkelerin vatandaşlarına yüksek gelir ve daha iyi yaşam koşulları vaat edilmesi ise bu yöntemin temel araçlarından biri olarak öne çıkıyor.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, söz konusu kişilerin tamamının savaşa aynı koşullarda katılmadığıdır. Ancak iş vaadiyle Rusya’ya getirilen kişilerin askeri sözleşme imzalamaya yönlendirilmesi ve ardından cepheye gönderildiklerine ilişkin iddialar, savaşta yabancı insan kaynağının nasıl sistematik biçimde kullanılabildiğini ortaya koyuyor.
Dolayısıyla Polina Azarnih örneği, yalnızca bireysel bir aracının faaliyetleri olarak değerlendirilmemeli. Aynı zamanda Ukrayna Savaşı’nın giderek uluslararası bir insan kaynağı ve devşirme alanına dönüştüğünü gösteren daha geniş bir tablonun parçası olarak ele alınmalı. Modern savaşlarda cephe hattı artık yalnızca askeri birliklerle değil; küresel ölçekte kurulan devşirme, propaganda ve aracılık ağlarıyla da şekilleniyor.
Bu tablo, savaşın yalnızca iki ülkenin orduları arasında yaşanmadığını; farklı coğrafyalardan insanların ekonomik, ideolojik veya kişisel motivasyonlarla çatışmaya dahil edildiğini ortaya koyuyor.
Sonuç olarak yabancı savaşçıların kullanımı, savaşın bugün olduğu kadar savaş sonrasının da önemli güvenlik, hukuki ve siyasi meselelerinden biri olmaya aday görünüyor.
Kaynakça;
- https://ildu.mil.gov.ua/news/how-join-armed-forces-ukraine
- https://ildu.mil.gov.ua/news/i-want-build-my-life-ukraine-costa-colombian-volunteer
- https://ildu.mil.gov.ua/news/vilao-mechanic-brazil-ukrainian-soldier
- https://ildu.mil.gov.ua/news/rebel-electrician-germany-ukrainian-soldier
- https://www.youtube.com/watch?v=x1F2oKrE6XY&t=260s
- https://news.telegraf.com.ua/novosti-rossii/2026-01-22/5931225-iz-uchitelnitsy-v-bogachki-kak-rossiyanka-zarabotala-na-krasivuyu-zhizn-prodavaya-inostrantsev-na-voynu-v-ukraine-foto
