Ara seçimler yaklaşırken, zorlu seçim mücadeleleri veren bazı Cumhuriyetçiler, Başkan Trump’ın savaşına mesafe koyuyor. Bu savaş kamuoyunda destek bulmuyor çünkü zaten zor durumda olan Amerikan halkına ekonomik sıkıntı yaşattı.
Hayır, İran Savaşı’ndan söz etmiyorum. Başkan Trump’ın gümrük tarifeleri üzerinden yürüttüğü savaştan söz ediyorum.
Tax Foundation’ın tahminlerine göre Başkan Trump, Beyaz Saray’a döndüğünden bu yana ithal malların yaklaşık yüzde 54’üne gümrük tarifesi uyguladı.
İktidar hırsıyla hareket eden siyasetçilerin ve yurt dışındaki rakiplerinden korunmak isteyen korporatistlerin iddialarının aksine, gümrük tarifelerinin mali yükü yabancı ihracatçılara değil, Amerikan işletmelerine ve tüketicilerine düşüyor. Gümrük tarifeleri, Amerikalılardan alınan bir vergidir.
Başkan Trump’ın uyguladığı tarifelerin bu yıl ortalama bir Amerikan hanesine 800 doların üzerinde vergi yükü getireceği tahmin ediliyor.
Tarifeleri savunanlar, bu uygulamaların yerli sanayiyi güçlendirdiğini ve böylece ABD ekonomisini sağlamlaştırdığını ileri sürüyor. Gerçekte ise tarifeler, yurt dışından ciddi rekabetle karşılaşan bazı sektörlere fayda sağlayabilse de gelirlerinin önemli bir bölümünü ihracattan elde eden çiftlik işletmeleri gibi Amerikan işletmelerine zarar veriyor. Ayrıca ülkeler, ABD’ye ihraç ettikleri mallara uygulanan tarife artışlarına çoğu zaman ABD’den ithal ettikleri mallara uyguladıkları tarifeleri yükselterek karşılık veriyor.
Yüksek gümrük tarifeleri, üretimde ihtiyaç duydukları ham madde ve parçaların ithalatına bağımlı olan işletmelere de zarar veriyor.
Cato Institute ile Morning Consult’un 4.150 kayıtlı seçmenle gerçekleştirdiği ankete göre Amerikalıların yüzde 74’ü, gümrük tarifelerini Amerikan ailelerini sıkıntıya sokmaya devam eden fiyat artışlarının nedenlerinden biri olarak görüyor. Amerikalıların yüzde 53’ü ise tarifelerin ABD ekonomisini zayıflattığının farkında.
Anketin en moral bozucu sonucu ise —en azından Başkan Trump ve bir aydan kısa süre içinde seçmenlerin karşısına çıkmaya hazırlanan Cumhuriyetçiler açısından— Amerikalıların yüzde 49’unun Başkan Trump’ın tarifelerinin hayatlarını daha kötü hâle getirdiğini söylemesi.
Başkan Trump, Anayasa’nın Birinci Maddesi vergi “koyma ve toplama” yetkisini başkana değil Kongre’ye vermesine rağmen, Kongre’nin onayını almadan tarife savaşını başlattı. Anayasa’yı dolanmak amacıyla Başkan Trump, başkana olağanüstü hâl yetkileri tanıyan federal yasaların kendisine gümrük tarifesi uygulama ve dolayısıyla Amerikan halkının üzerindeki vergi yükünü artırma yetkisi verdiğini ileri sürdü.
Başkan Trump’ın Kongre’den yetki almadan gümrük tarifesi uygulayabileceği yönündeki iddiası Yüksek Mahkeme tarafından geçersiz kılındı. Ancak Başkan Trump, mahkemenin kendisine tarife savaşını sona erdirme fırsatı sunmasından yararlanmak yerine, tarife uygulamak için yeni gerekçeler buldu.
Başkan Trump’ın son dönemde gümrük tarifeleriyle hedef aldığı ülkelerden biri Kanada. Kanada hükümeti, Başkan Trump’ın tarifelerine ABD mallarına gümrük tarifeleri uygulayarak karşılık verdi. Başkan Trump da bunun üzerine uzun bir listede yer alan Kanada menşeli ürünlerin ithalatını yasakladı. Başkan Trump bir kez daha Kongre’den yetki almadan hareket etti.
Başkan Trump’ın uyguladığı gümrük tarifeleri, Amerikalı tüketiciler için fiyatları artırdı, ithal malzeme ve mallara bağımlı birçok Amerikan işletmesinin üretim maliyetlerini yükseltti, çiftçilere ve ihracata bağımlı diğer işletmelere zarar verdi.
Başkanın gümrük tarifelerine bağlılığının yol açtığı ekonomik zarar ve Başkan Trump’ın İran’a karşı yürüttüğü anayasaya aykırı savaşın verdiği zarar nedeniyle oluşan kamuoyu öfkesi, yaklaşan seçimlerde Demokratların Kongre’nin bir ya da iki kanadının kontrolünü yeniden ele geçirmesine yardımcı oluyor gibi görünüyor.
Başkan Trump’ın serbest piyasadan yana olduğunu iddia etmesine rağmen gümrük tarifeleri gibi müdahaleci politikaları benimsemesi, sosyalizmi açıkça benimseyerek seçim kazanan Demokratların yükselişine katkıda bulunuyor. Gerçeği bilen bizler, hem sol hem de sağ otoriterliğe karşı liberter alternatifi destekleme çabalarımızı artırmalıyız.
Kaynak: https://ronpaulinstitute.org/trumps-other-war/
