Ülkeler arasındaki GSYİH büyümesini karşılaştırmanın genel olarak oldukça saçma bir uğraş olduğunu ilk kabul edecek kişi ben olurum. Bizim için önemli olan, insanların nasıl yaşadığıdır: Yaşamın temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar mı, aileleri ve arkadaşlarıyla vakit geçirecek zamanları var mı, sağlıklı mı? Önem taşıyan meseleler bunlardır ve bunlar GSYİH ile yalnızca dolaylı bir şekilde ilişkilidir.
Ama neyse, Washington’daki büyükler için oyunun kuralı bu, o halde hadi oyunu oynayalım! Donald Trump Beyaz Saray’a geldiğinden bu yana Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’de reel GSYİH büyümesinin nasıl göründüğü aşağıda yer alıyor.

Bu rakamların ne olduğunu kısaca açıklamak gerekirse, bu, IMF tarafından satın alma gücü paritesi açısından ölçülen GSYİH’dir. Bu, tüm mal ve hizmetler için aynı fiyat seti kullanılarak farklı ülkelerdeki GSYİH’nin karşılaştırılması anlamına gelir. Bu da arabaların, televizyonların, kalp ameliyatlarının ve saç kesimlerinin tüm ülkelerde aynı fiyatlarla fiyatlandırıldığı anlamına gelir. Doğal olarak, bu süreç kusursuz değildir (ürünler birebir aynı değildir), ancak bize kabaca bir yaklaşık değer vermektedir.
Daha sonra rakamları enflasyona göre düzelttim. (IMF verileri nominal değerler üzerinden vermektedir.) Uluslararası dolarlar için uygun bir deflatör bulamadığım için, yalnızca yüzde 3,0’luk bir enflasyon oranı varsaydım. Gerçek rakam muhtemelen biraz daha yüksektir, ancak bu yeterince yakın olmalıdır.
Daha sonra, 2024 döneminden 2026 için öngörülen rakama kadar bildirilen büyümenin dörtte üçünü aldım. Bunun nedeni, Trump’ın göreve ancak 2025’in Ocak ayında gelmiş olmasıdır. Bu durum, Trump dönemindeki büyümeyi bir miktar abartıyor olabilir; çünkü ekonomi, 2024’ün ikinci yarısında, sonraki çeyreklerde olduğundan daha hızlı büyüyordu.
Bu ayrıca, çeyreğin henüz yalnızca yarısında olmamıza rağmen, her iki ülkenin de ikinci çeyreğin tamamı için hesaplamaya dahil edilmesi anlamına gelmektedir. Ayrıca bunlar fiili büyüme verileri değil, tahminlerdir, ancak muhtemelen yakın olmalıdır.
Çin ekonomisinin 2,8 trilyon dolar büyümesi, ABD ekonomisinin ise 1 trilyon doların biraz altında büyümesi şeklindeki genel durum şaşırtıcı olmamalıdır. Çin ekonomisi, ABD ekonomisinden kabaca üçte bir daha büyüktür ve yıllık yüzde 4–5 oranında büyümektedir; buna karşılık ABD ekonomisi yıllık yaklaşık yüzde 2,0 oranında büyümektedir. Bu da hem Çin’in birinci sırada olduğu hem de ABD karşısındaki üstünlük farkının arttığı anlamına gelmektedir.
Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olmakta yanlış bir şey yoktur. Siyasi liderlerimiz, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki insanların iyi yaşam standartlarına sahip olmasını sağlamaya odaklanmalıdır. Ancak övünecek bir şey arıyorlarsa, dünyanın en büyük ekonomisi olmaktan başka bir şey bulmaları gerekir.
* Dean Baker, Washington, DC’de bulunan Ekonomi ve Politika Araştırma Merkezi’nin kıdemli ekonomistidir.
Kaynak: https://deanbaker22.substack.com/p/keeping-score-the-united-states-and
