Myanmar, Hindistan-Çin Rekabetinde Yeniden Ön Cepheye Çıkıyor

Hindistan'ın yaklaşımı, mevcut diğer seçeneklere kıyasla etkinliğini ve üstünlüğünü kanıtlamıştır. Batılı hükümetler ve ASEAN üyelerinin çoğu, Myanmar hükümetini dışlayarak ve anlamlı bir diyalog kurmayı reddederek etki güçlerini kaybederken, Yeni Delhi Naypyidaw'da masada kendisine bir yer edinmiştir. Haziran 2026'daki ziyaret somut sonuçlar doğurdu: Naypyidaw'ın tercih ettiği bölgesel muhatap olarak güçlenen bir konum, Çin'in kaynak üretimi üzerindeki tekelini aşındıran kritik mineraller anlaşması ve Act East Politikası aracılığıyla pekişen inandırıcı bölgesel liderlik. Ancak bu duruma verilecek yanıt, ne kadar iyi yönetilmiş olursa olsun diplomatik sembolizmle sınırlı kalamaz; somut adımları da içermek zorundadır.
Haziran 30, 2026
image_print

Myanmar Cumhurbaşkanı U Min Aung Hlaing, yurt dışındaki ilk ziyaretini Hindistan’a gerçekleştirdikten sonra Çin’e gitti. Yeni Delhi ziyareti, Naypyidaw’ın yeni hükümete uluslararası meşruiyet kazandırma ve stratejik seçeneklerini genişleterek Pekin’e olan bağımlılığını azaltma girişimi olarak geniş ölçüde yorumlanırken, ardından Çin’e yaptığı ziyaret, Myanmar’ın en etkili ortağını öylece terk edemeyeceğini ortaya koydu. Bu iki ziyaret birlikte değerlendirildiğinde, Güney Asya ve Bengal Körfezi’ndeki jeopolitik rekabetin yeni bir aşamaya girdiğine işaret ediyor.

Avantaj Olarak Diyalog

Cuntanın 2021 yılında iktidarını pekiştirmesinden bu yana Myanmar büyük ölçüde izole durumda kaldı. Batılı hükümetler ile Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) üyesi ülkelerin çoğu bu geçiş sürecini kınarken, bunun yerine darbe sırasında görevden uzaklaştırılan siyasetçiler ve aktivistler tarafından kurulan Ulusal Birlik Hükümeti’ne destek verdiklerini açıkladılar. Çin ise Naypyidaw’ın başlıca ekonomik ve diplomatik ortağı hâline gelerek; silah, teknoloji, diplomatik destek ve siyasi meşruiyet sağlayıp ortaya çıkan iktidar boşluğunu doldurdu.

Pekin, bu ortaklığı büyük stratejik değere sahip bir projeyle pekiştirdi: Çin-Myanmar Ekonomik Koridoru (CMEC). Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) kapsamındaki bir proje olan CMEC, Yunnan Eyaleti’ni Bengal Körfezi’ndeki Kyaukpyu derin su limanına bağlamaktadır. Bu koridor, Çin’in deniz yoluyla gerçekleştirdiği enerji ithalatının yaklaşık %80’inin hâlen geçtiği Malakka Boğazı’nı devre dışı bırakarak Pekin’e Hint Okyanusu’na doğrudan erişim sağlamaktadır. İran savaşı ile bunu izleyen Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının tetiklediği son küresel petrol krizi, CMEC’in yalnızca ekonomik bir proje değil, stratejik bir koridor olduğunu göstermektedir.

Yeni Delhi, Naypyidaw’a sırtını dönmedi. Angajmanını sürdürdü. 1 Haziran’daki görüşmelerin ardından Dışişleri Bakanı Vikram Misri durumu şu sözlerle özetledi: “Myanmar ile angajmanımız, o ülkedeki iç siyasi düzenlemelere ilişkin bir yorum niteliği taşımamaktadır. Biz her zaman önemli olanın sürdürülebilir diyalog olduğu ilkesinden hareket ettik.” Ardından şunları ekledi: “Angajmanı sona erdirmek yalnızca başkalarının bizim zararımıza dolduracağı bir boşluk yaratır.”

Maliyeti düşük, etkisi ise sınırlı olan göstermelik kınamalarda bulunmak yerine bu ilkenin beş yıl boyunca istikrarlı biçimde uygulanması, Min Aung Hlaing’in Yeni Delhi ziyaretine zemin hazırlayan diplomatik açılımı yarattı.

Modi ile yapılan görüşmede; ticaret, yatırım, bağlantısallık, sınır yönetimi ve en önemlisi kritik mineraller ile nadir toprak elementleri alanlarında iş birliğinin derinleştirilmesine yönelik anlaşmalara varıldı. Myanmar, 2024 yılında yaklaşık 31.000 metrik tonluk tahmini üretimiyle bugün dünyanın üçüncü büyük nadir toprak elementleri üreticisidir. Buna, elektrikli araç motorları, rüzgâr türbinleri ve gelişmiş savunma sistemleri için vazgeçilmez malzemeler olan disprozyum ve terbiyum da dahildir. Hâlihazırda bu üretimin çok büyük bölümü Çin’e gitmektedir. Myanmar’dan sağlanacak çeşitlendirilmiş bir tedarik koridoru, Hindistan’ın temiz enerji ve yarı iletken alanındaki hedeflerine ve kritik mineral işleme zincirlerinde Çin’in hâkimiyetini azaltma çabalarına önemli katkı sağlayacaktır.

Bu çerçevede taraflar, Kaladan Çok Modlu Transit Taşımacılık Projesi ile Hindistan-Myanmar-Tayland Üçlü Karayolu Projesi’nin tamamlanmasının aciliyetini vurguladılar. Bu projeler, Hindistan’ın kuzeydoğusunu Güneydoğu Asya’ya bağlamak açısından kritik öneme sahip olup Hindistan’ın Act East Politikası’nın merkezinde yer almaktadır. Buna karşılık Çin yatırımları, siyasi koşullar ve giderek artan fiziksel varlık eşliğinde stratejik olarak yalnızca Pekin’in çıkarlarına hizmet etmektedir; Hindistan’ın Kaladan Koridoru ile Üçlü Karayolu ise Myanmar’ın bölgesel entegrasyonuna yöneliktir. Vikram Misri, güvenlik durumunun her iki projenin de önündeki başlıca engel olduğunu kabul ederken, Min Aung Hlaing Myanmar topraklarının Hindistan’ın çıkarlarına karşı kullanılmasına izin verilmeyeceği güvencesini verdi.

İki Güç Arasında

Bununla birlikte, Min Aung Hlaing Hyderabad House’da Başbakan Narendra Modi ile görüşürken bile, Myanmar Dışişleri Bakanı Tin Maung Swe, mevkidaşı Wang Yi ile görüşmek üzere hızla Pekin’e gitti ve ziyaret programı belirlenmeden önce kendisine danışılmamış olan hamisini sessizce rahatlattı. Hindistan ziyaretinin sona ermesinden sonraki birkaç gün içinde ise Min Aung Hlaing’e Çin devleti tarafından resmî bir davet iletildi. Hlaing, Yeni Delhi’den ayrılmasından yalnızca on iki gün sonra, 15 Haziran’da Pekin’e ulaştı.

Myanmar lideri, Halk Büyük Salonu’nda 21 pare top atışı ve şeref kıtasıyla karşılandı; bunlar genellikle tanınmış devlet başkanlarına mahsus protokollerdir. Myanmar Cumhurbaşkanı’nın aradığı diplomatik meşruiyet tam da buydu. Taraflar; güvenlik, kalkınma, ticaret, sağlık, bilim ve altyapıyı kapsayan 18 mutabakat muhtırası imzaladı. Xi, CMEC’te ilerlemenin hızlandırılması çağrısında bulunarak projeyi Kuşak ve Yol Girişimi’nin (BRI) amiral gemisi olarak nitelendirdi ve Min Aung Hlaing’e Kyaukpyu derin su limanı ile Muse-Mandalay demiryolunun inşasını ilerletmesi yönünde baskı yaptı. Buna karşılık Min Aung Hlaing, Çinli işletmeleri ve personeli korumak için “her türlü çabayı göstereceği” taahhüdünde bulunurken, BRI iş birliği planının tamamlanmasını da üstlendi.

Hindistan’ın Göz Ardı Edemeyeceği Koridor

Ancak Çin, Air India One uçağı Palam Havalimanı’na inmeden önce karşı tedbirleri uygulamaya koymaya başlamıştı. Ağustos 2025’te Min Aung Hlaing yönetimi, bizzat cunta liderinin başkanlık ettiği BRI Uygulama Yürütme Komitesi’ni kurdu. Bu kurumsal mekanizma, herhangi bir diplomatik çeşitlendirme gerçekleşmeden önce yeni hükümeti CMEC kapsamındaki taahhütlere bağlamak üzere tasarlanmıştı. Şubat 2025’te Myanmar, Çinli güvenlik şirketlerine BRI projelerini ve personelini korumak amacıyla ülkeye yasal giriş hakkı tanıyan Özel Güvenlik Hizmetleri Yasası’nı yürürlüğe koydu. Bu fiziksel varlık, Yeni Delhi’den gelecek ikili bir bildiriyle kolayca ortadan kaldırılamaz.

Bu noktada stratejik tablo Yeni Delhi açısından önemli ölçüde karmaşık hâle gelmektedir. Kyaukpyu derin su limanı, Bengal Körfezi’nde, Hindistan’ın doğu kıyısında inşası süren INS Varsha nükleer denizaltı tesisinin yakınında yer almaktadır. Çin’in Pakistan’daki Gwadar Limanı, Cibuti’deki tesis ve Sri Lanka’daki Hambantota Limanı gibi çift kullanımlı liman altyapılarındaki geçmiş performansı sürekli bir dikkat ve incelemeyi gerekli kılmaktadır. Ticari kullanım amacıyla inşa edilen bir limanın zamanla stratejik bir lojistik merkezin özelliklerini kademeli olarak kazanması, ilk anda alarm vermeyen; ancak zaman içinde birikerek bölgesel güç dengesinde niteliksel bir değişim yaratan türden bir kademeli nüfuz genişlemesini temsil eder. Hindistan’ın batı kanadı üzerinde baskı oluşturan Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve Nepal üzerinden Hindistan’ın kuzeyine baskı oluşturan önerilen Çin bağlantısallık yatırımlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, CMEC, Hindistan üzerinde aynı anda birden fazla yönden baskı oluşturan eş zamanlı koridorlar dizisinin bir parçasını oluşturmaktadır. Her proje tek başına bir kalkınma girişimi olarak savunulabilir. Ancak birlikte ele alındıklarında, bunlar çatışma yerine altyapı aracılığıyla Hindistan’ın tüm yakın çevresindeki stratejik hareket alanını sınırlandırmaya yönelik sistematik bir çabayı oluşturmaktadır. Bengal Körfezi artık bu rekabetin kritik mücadele alanı hâline gelmiştir.

Bu bağlamda Hindistan’ın yaklaşımı, mevcut diğer seçeneklere kıyasla etkinliğini ve üstünlüğünü kanıtlamıştır. Batılı hükümetler ve ASEAN üyelerinin çoğu, Myanmar hükümetini dışlayarak ve anlamlı bir diyalog kurmayı reddederek etki güçlerini kaybederken, Yeni Delhi Naypyidaw’da masada kendisine bir yer edinmiştir. Haziran 2026’daki ziyaret somut sonuçlar doğurdu: Naypyidaw’ın tercih ettiği bölgesel muhatap olarak güçlenen bir konum, Çin’in kaynak üretimi üzerindeki tekelini aşındıran kritik mineraller anlaşması ve Act East Politikası aracılığıyla pekişen inandırıcı bölgesel liderlik. Ancak bu duruma verilecek yanıt, ne kadar iyi yönetilmiş olursa olsun diplomatik sembolizmle sınırlı kalamaz; somut adımları da içermek zorundadır.

Kaynak: https://www.geopoliticalmonitor.com/myanmar-reemerges-as-frontline-in-india-china-rivalry/

SOSYAL MEDYA