Çin, Japonya’nın savunma sanayisini hedef alıyor

İhracat kontrolleri bölgesel rekabette yeni bir aşamaya işaret ediyor. Çin Ticaret Bakanlığı, 29 Haziran Pazartesi günü, bölgede yeniden askerileşme yönündeki adımları durdurmaya yönelik son girişimi kapsamında; Ulusal Savunma Araştırmaları Enstitüsü ve Mitsubishi ile bağlantılı çok sayıda savunma sanayii yüklenicisi de dâhil olmak üzere 20 Japon kuruluşunu ihracat kontrol listesine ekledi.
Temmuz 6, 2026
image_print

Çin Ticaret Bakanlığı, 29 Haziran Pazartesi günü, bölgede yeniden askerileşme yönündeki adımları durdurmaya yönelik son girişimi kapsamında; Ulusal Savunma Araştırmaları Enstitüsü ve Mitsubishi ile bağlantılı çok sayıda savunma sanayii yüklenicisi de dâhil olmak üzere 20 Japon kuruluşunu ihracat kontrol listesine ekledi.

Şinhua’nın haberine göre Bakanlık, bu adımın “ulusal güvenliği ve çıkarları korumak ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi gibi uluslararası yükümlülükleri yerine getirmek” amacıyla atıldığını açıkladı.

Yasak, listede yer alan kuruluşlara Çin menşeli tüm çift kullanımlı ürünlerin ihracatını durdurmayı amaçlıyor. Ayrıca yurt dışındaki şirketlerin veya bireylerin bu tür ürünleri listelenen kuruluşlara devretmesini de engelliyor. Mevcut tüm sözleşmeler ve işlemler de derhal durduruluyor.

Çift kullanımlı ürünler, hem sivil hem de askerî amaçlarla kullanılabilen nadir toprak mineralleri gibi malları, teknolojileri ve malzemeleri ifade etmektedir.

Buna ek olarak Bakanlık, Mitsui bağlantılı çok sayıda şirketin de aralarında bulunduğu 20 kuruluşu daha, Japon ordusuyla bağlantılı oldukları ve Çin menşeli ürünleri Japonya’nın askerî kapasitesini güçlendirmek amacıyla kullanma potansiyeline sahip oldukları iddiasıyla izleme listesine aldı.

Çin Dışişleri Bakanlığı resmî sözcüsü Guo Jiakun, Pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, “Japonya’nın yeni militarizm yönündeki pervasız adımlarını dizginlemeyi amaçlayan bu tedbirleri alması Çin açısından tamamen haklı, meşru ve hukuka uygundur” dedi.

Guo ayrıca, Çin’in “hukuka uygun” bu adımının “yalnızca sınırlı sayıdaki Japon kuruluşunu hedef aldığını, ilgili tedbirlerin yalnızca çift kullanımlı ürünleri kapsadığını ve iki ülke arasındaki normal ticari ilişkileri etkilemeyeceğini” vurguladı.

Guo, bu adımın amacının; Japonya’yı “yanlış yoldan geri dönmesi, yanlışlarını düzeltmesi, ciddi bir özeleştiri yapması ve doğru yola dönmesi” konusunda uyarmak olduğunu belirtti.

Çin bu yılın Şubat ayında da ilk kez 20 Japon kuruluşuna karşı benzer ihracat kontrol tedbirleri uygulamaya başlamıştı. Söz konusu listede Mitsubishi’nin gemi inşa birimi de yer alıyordu.

Japonya ise Pazartesi günü Çin’in bu adımına tepki göstererek kararı kabul edilemez ve üzücü olarak nitelendirdi.

 

Japonya’nın yeniden silahlanması ve yeni Soğuk Savaş

Çin Ticaret Bakanlığı, geçmişte yapılan çok sayıda uyarıya rağmen Japonya’nın tutumunu düzeltmeyi reddettiğini ve sınırları içinde ve dışında askerileşmeyi ve saldırı amaçlı silahların konuşlandırılmasını sürdürdüğünü belirtti.

Uzmanlar, Japonya’nın ABD’nin “Çin’e karşı yürüttüğü yeni Soğuk Savaşın” merkezî unsurlarından biri hâline geldiği uyarısında bulunuyor.

Bu süreç, Japonya tarihindeki sömürgecilik döneminden ve İkinci Dünya Savaşı sırasındaki mezalimden büyük ölçüde sorumlu tutulan o aynı ulusal ihtişamın yeniden canlandırılmasını savunan sağ kanadın ülkedeki popülaritesinin artmasıyla hız kazandı.

Son birkaç yılda art arda gelen Japon hükümetleri ulusal yeniden diriliş fikrini öne çıkarmış, savunma harcamalarını artırma, silahlanma ve geliştirme programlarına yatırım yapma sözü vermiş ve ABD öncülüğünde bölgede düzenlenen geniş kapsamlı çok uluslu askerî tatbikatlara aktif biçimde katılmıştır.

Japonya tarihinde ilk kez bu yıl Mart ayında uzun menzilli füzeler konuşlandırdı. Ayrıca bu yıl Filipinler’de düzenlenen Balikatan Tatbikatı’na katılırken ilk kez karadan gemiye füze ateşledi.

Japonya’daki milliyetçi sağ da, dünyada bu silahların saldırısına uğramış tek ülke olmasına rağmen, ülkenin nükleer silah geliştirmesi yönünde çağrılarda bulunmaktadır.

Çin, Japonya’nın saldırgan askerileşme girişimlerinin İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşturulan düzenlemeleri tehdit ettiğini ve bölgesel istikrarı bozduğunu savunmaktadır.

Çin ayrıca Japonya’nın yeniden silahlanmasının bölgede bir silahlanma yarışına yol açacağını öne sürerek bu konuda uluslararası toplumun derhâl müdahale etmesini talep etti.

İki ülke arasındaki ilişkiler, Başbakan Sanae Takaichi’nin göreve gelir gelmez Çin’in Tayvan’ı yeniden kendi egemenliği altına almak amacıyla güç kullanması hâlinde askerî müdahaleyle tehdit etmesinin ardından daha da kötüleşti.

Japonya resmî olarak Tayvan’ı Çin’in bir parçası olarak tanımasına rağmen Takaichi, Çin’in Tayvan’a yönelik herhangi bir askerî harekâtının ülkesi açısından “varoluşsal bir kriz” olarak değerlendirileceğini ileri sürdü.

Çin, bu açıklamanın Tek Çin politikasının ihlali ve Çin’in iç işlerine müdahale anlamına geldiğini belirterek Takaichi’den özür dilemesini ve sözlerini geri çekmesini talep etti.

Ancak açıklamaları uzun süreli diplomatik gerilimlere ve ülke açısından ekonomik sıkıntılara yol açmasına rağmen Takaichi özür dilemeyi veya sözlerini geri çekmeyi reddetti; yalnızca gelecekte bu ifadeleri tekrar etmeyeceğini söyledi.

 

*Abdul Rahman, Peoples Dispatch yazardır. Jawaharlal Nehru Üniversitesi’nden Batı Asya siyaseti alanında doktora derecesine sahiptir ve Delhi Üniversitesi ile Tata Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler dersleri vermektedir.

 

Kaynak: https://www.savageminds.co/p/china-targets-japans-defence-industry

Tercüme: Ali Karakuş

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

SOSYAL MEDYA