Afrika’nın Borçlarının Yeniden Yapılandırılmasının Zamanlaması

2025 yılında, devletlerin borçlarının sürdürülebilirliği büyük ölçüde şansa bağlı bir durumdu. 2026’da hükümetler ve alacaklılar, borç konusunda yeni bir eylem çerçevesini benimsemelidir; bu çerçeve, gizli borç sorunlarını kontrolden çıkmadan önce tespit edip ele almalı ve gerçek bir rahatlama sağlayacak kadar hızlı bir şekilde yeniden yapılandırma anlaşmaları sunmalıdır.
Şubat 12, 2026
image_print

Afrika genelinde borçların yeniden yapılandırılması, politika gündemlerinin merkezinde yer almaya devam ediyor. Etiyopya ve Gana’nın borç servisi pozisyonlarında 11 milyar doları aşan dalgalanmalar bunun nedenini açıkça gösteriyor: Yeniden yapılandırma müzakereleri çoğu zaman yıllar sürdüğünden, ülkeler dış şoklara karşı savunmasız kalıyor ve dayanıklılıkları büyük ölçüde kullandıkları para birimlerine bağlı oluyor.

Gana’nın Sedisi, hükümetin ülkenin altın rezervlerini artırmaya yönelik son çabaları sayesinde 2025’te ABD doları karşısında yaklaşık %40 değer kazandı. Bu durum, ülkenin dış borç yükünü 14 milyar dolar, yani toplam borcun %24’ünden fazla azalttı. Gana’nın borcu artık Uluslararası Para Fonu’nun belirlediği %55’lik GSYH hedefi seviyesine, planlanandan üç yıl daha erken yaklaşmış durumdadır.

IMF, bu kur kazanımlarının geçici olabileceği gerekçesiyle Gana’yı hâlâ yüksek borç riski altında görüyor. Nitekim her ne kadar altının istikrarlı bir yükseliş eğiliminde olduğu görülse de ABD doları yeniden güçlenebilir. Her halükarda, piyasalar şu anda Gana’nın eurobondlarına %7’nin altında faiz uyguluyor; bu, Mayıs ayından bu yana 300 baz puanlık bir düşüşe işaret ediyor ancak bu faydaların, son yıllarda ağır bir mali düzenlemeye katlanan halka yansıması pek olası görünmüyor.

Euroya sabitlenmiş CFA (Fransız Afrika Sömürgeleri) frangını kullanan Batı ve Orta Afrika ülkeleri, görece istikrar ve düşük enflasyondan yararlandı; dolar cinsinden borçları geçen yıl yaklaşık %12 azaldı. Kamerun için bu, 2,8 milyar dolarlık otomatik borç rahatlaması anlamına geliyor. Çad içinse bu iyileşme, kredi notunun yüksek riskten orta riske yükselmesine yol açabilir. Bu ülkeler ilerlemelerini, Gana’nın yaptığı gibi yapısal reformlara değil, şimdilik “doğru” para birimi bölgesinde yer almalarına borçlu.

Aynı durum Etiyopya için geçerli değil. Ülke, 2024 vadeli 1 milyar dolarlık uluslararası tahvilinin bir kısmını elinde tutan alacaklılarla ön anlaşma sağlamış olsa da, müzakereler başladığından beri mali durumu keskin biçimde kötüleşti. Gana’ya benzer zorlu bir mali uyumdan geçmesine rağmen, para birimi Birri’nin 2025’te ABD doları karşısında %25 değer kaybetmesi nedeniyle borcu 4,8 milyar dolar arttı. Oysa Etiyopya’nın resmî alacaklılarla beş yıldır sürdürdüğü yeniden yapılandırmanın, toplam dış borcun bugünkü değerinde yalnızca %1,5’lik bir azalma sağlaması bekleniyor; bu da değer kaybının yol açtığı artışın yaklaşık üçte biridir.

 

Etiyopya’nın borç yapılandırma deneyimi, uzun süren müzakerelerin yönetilebilir sorunların ciddi krizlere dönüşmesine nasıl izin verdiğini gösteriyor. Ülke 2021’de resmî alacaklılarla müzakerelere başladığında, borç sıkıntısı esas olarak bir likidite sorunuydu: Dış borç servisi döviz mevcudunu aşıyordu, ancak IMF tahminlerine göre ekonomi yılda %5’in üzerinde büyüyordu.

Ancak son beş yılda Etiyopya’nın likidite krizi bir ödeme yeteneği krizine dönüştü. Bazı bölgelerdeki şiddetli çatışmalar gibi iç gelişmeler, ihracatı zayıflatarak bu bozulmaya katkıda bulunmuş olabilir; fakat borç yeniden yapılandırmasındaki gecikme asıl etkendi ve bu gecikme, dış koşulların Etiyopya aleyhine dönmesine zemin hazırladı: Aralık 2023 ile Aralık 2025 arasında Birri, dolar başına 55’ten 154’e geriledi.

Bu dönemde Etiyopya’nın ihracata oranla dış borcu hızla arttı ve ülkenin uluslararası rezervleri ithalatı karşılama düzeyinin 0,6 aydan daha azına düştü. Geçen Temmuz ayında borç yeniden yapılandırmasına ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandığında, sunulan rahatlama Etiyopya’nın uğradığı değer kayıplarını zar zor telafi edebiliyordu. Bugün IMF, ihracatla ilişkili dış borç göstergelerinin uzun süre ihlal edilmesi nedeniyle Etiyopya’nın borçlarını sürdürülemez olarak sınıflandırıyor.

Yeniden yapılandırma sürecinin biraz hızlandırılması bile büyük faydalar sağlayabilir.  Zambiya, Kasım 2020’de temerrüde düştü, resmî alacaklılarla Haziran 2023’te yeniden yapılandırma anlaşmasına vardı ve özel sektörle anlaşmaları 2024’te tamamladı. 2025 başına gelindiğinde dış borcunun %94’ünü yeniden yapılandırmıştı. Bu durum, bakır fiyatlarındaki artışın da etkisiyle Kvaça’nın ABD doları karşısında %20 değer kazanmasıyla birleşince, ülkenin borç yükü 2020’de GSYH’nin %150’sinden bu yılın başında %80’e düştü. Fitch, Zambiya’nın kredi notunu B-’ye, S&P ise CCC+’ya yükseltti.

Bu süreçte alınacak mesaj açık: Borç yeniden yapılandırma müzakerelerinin hızlandırılması hayati önemdedir. Bu amaçla, borç krizlerinin çözümü için iki yıllık, hatta tercihen 18 aylık bir süre sınırı getirilmelidir. Hem IMF hem de ulusal hükümetler, likidite baskılarının ve ödeme yeteneği risklerinin erken tespiti için daha fazla çaba göstermelidir. Ayrıca, ülkelerin makroekonomik istikrarını güçlendirmek için, özellikle döviz kuru hareketlerine tutarlı bir yaklaşım benimsenerek ek adımlar atılmalıdır. Eğer %20’lik bir değer kaybı IMF’nin bir ülkenin makroekonomik durumuna ilişkin değerlendirmesini kötüleştiriyorsa, %20’lik bir değer kazancı da bunu iyileştirmeli ve risk notları buna göre ayarlanmalıdır.

Ayrıca, ülkeler daha aktif borç yönetimi ve para birimi çeşitlendirme stratejileri benimsemeli; çok taraflı kalkınma bankaları ise ülkelerin dış döviz kuru hareketlerini yönetmelerine yardımcı olabilecek yerel para cinsinden kredi araçlarına ilişkin görüşmeleri hızlandırmalıdır.

Gana ve Etiyopya’nın zıt deneyimlerinin gösterdiği gibi, 2025’te devlet borçlarının sürdürülebilirliği büyük ölçüde şansa bağlıydı. 2026’da ise hem hükümetler hem de alacaklılar, likidite sıkıntıları ile ödeme yeteneği risklerini birbirinden ayıran, gizli borç sorunlarını kontrolden çıkmadan önce tespit edip ele alan ve gerçek bir rahatlama sağlayacak kadar hızlı yeniden yapılandırma anlaşmaları sunan yeni bir borç eylem çerçevesini benimsemelidir.

 

Vera Songwe, Brookings Enstitüsü Küresel Ekonomi ve Kalkınma Programı’nda misafir kıdemli araştırmacı ve İklim Finansmanı Bağımsız Yüksek Düzey Uzman Grubu’nun eş başkanıdır.

 

Source: https://www.project-syndicate.org/commentary/ethiopia-shows-how-debt-restructuring-delays-allow-crises-to-escalate-by-vera-songwe-2026-02

Tercüme: Ali Karakuş

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.