ABD’de Trump Yönetimi-Papalık Çekişmesinin Arka Planı

Soykırımcı İsrail’e duyulan tepkiler ABD’de Yahudi-Evanjelik ittifakını zayıflatırken, Papa tartışması da Katolik-Evanjelik ittifakına zarar vermektedir. Sonuç olarak Trump yönetimi, beyaz Hristiyan tabanı Katoliklerle genişleterek beyaz Hristiyan milliyetçiliği esaslarına dayalı bir Amerika inşa etmek isterken muhtemelen bu tabanı dağıtacak ve aşırı sağın Amerika’yı Yeniden Büyük Yapma(MAGA) hülyasını boşa çıkaracaktır.
Mayıs 1, 2026
image_print

ABD Başkanı Donald Trump ile Papa Leo XIV arasındaki tırmanan çatışma ve Trump’ın Papa’ya yönelttiği hakaretler kimileri tarafından başkanın narsist kişiliği yada patavatsızlığı ile açıklanmakta, kimileri de çatışmanın Papalık (özellikle Papa Francesco ve halefi Papa Leo) ile Donald Trump dönemi ABD yönetimi ve ona destek veren muhafazakar/Evanjelik Hristiyan kanat arasındaki derin teolojik ve siyasi farklıktan kaynaklandığını söylemektedir. Tartışma görünen yüzüyle, göç politikaları, kapitalizm eleştirisi, kürtaj yasağı, savaşın dini gerekçelerle meşrulaştırılması konularında dünya Katoliklerinin merkezi Vatikan ile Trump’ın Amerikan merkezli “Beyaz Saray Hristiyanlığı” arasında cereyan etmektedir.

Ancak bu çatışmanın muhtemelen gerçek sebebi, Amerikan nüfusunun yüzde 12’sini teşkil eden Amerikalı beyaz Katolikleri hiyerarşik Vatikan bağlılığından koparıp Protestan  “Hristiyan Milliyetçisi” tabana dahil ederek bu tabanı genişletmeye yönelik MAGA stratejisinin uygulanmasıdır. MAGA hareketi “First America” sloganıyla Amerikan vatandaşlarının ilk aidiyetinin -Vatikan dahil- başka devletler ya da otoriterler değil ABD olması gerektiğini savunmaktadır. Kendilerini ülkenin gerçek sahibi gören beyaz Protestanlar öteden beri Vatikan’a hep şüpheyle yaklaşmış ABD, Vatikan ile diplomatik ilişkilerini ancak 1984 yılında Başkan Ronald Reagan döneminde kurmuştur.

Donald Trump sergilediği eleştiri ve hakaretlerle 1.3 miyar Katoliğin manevi liderini sıradanlaştırarak ve seçilmesini kendisine borçlu olan Amerikan vatandaşı bir siyasi figür haline getirerek, en başta Amerikan Katolikleri üzerindeki manevi otoritesini bitirmeyi hedeflemektedir. Trump politikalarını şekillendiren ve aynı zamanda Hristiyan milliyetçi politika taslağı olan 2025 Projesi’nin arkasındaki isim Heritage Foundation Başkanı Kevin D. Roberts’in sıkı bir Katolik olması, Katolik JD Vance’in ABD başkan yardımcılığına getirilmesi, Trump kabinesinde Dışişleri Bakanı Marco Rubio, CIA başkanı John Ratcliffe, Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, Çalışma Bakanı Lori Chavez-DeRemer, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr., Eğitim Bakanı Linda McMahon gibi Katolik isimlere yer verilmesi bir projenin yürütüldüğünü göstermektedir. Kabinedeki Katolik bakanlar, Trump- Leo XIV kavgasında net olarak Papa’nın karşısında Trump’ın yanında yer almaktadır.

Amerikan vatandaşı Katolikleri, “First America” stratejisi çerçevesinde, bilinçli olarak yaratılan gerginlik ve çatışma üzerinden Vatikan’dan koparıp Amerikan çıkarlarına bağlı Hristiyan Milliyetçisi haline getirme projesi Trump 2.0 Doktrini ile uyumludur ancak başarı şansı şüphelidir.

Anketlere göre Trump Katolik oyları kaybediyor

Cumhuriyetçi anket şirketi Shaw & Co. Research ve Demokrat anket şirketi Beacon Research tarafından 20-23 Mart tarihleri ​​arasında ortaklaşa yapılan bir anket, ABD Başkanı Donald Trump’ın Papa Leo’ya yönelik hakaretlerinin ardından Katolik seçmenler arasında desteğinin düştüğünü ortaya koydu. Verilere göre Trump’ın bütün Katolik seçmenler arasındaki onay oranı %48’e gerilerken (2024 yılında bu oran %54’tü), %52’lik Katolik kesim Trump’ın performansını onaylamadığını belirtti. Uzmanlar Katolik oylardaki bu düşüşün partizan bir tercihin ötesinde daha derin bir yeniden değerlendirme sürecine işaret ettiğini belirtiyorlar.

NBC News’in Mart ayında yayınlanan bir anketinde de Papa’nın Amerika’da Trump’tan çok daha popüler olduğu ortaya çıktı: Papa’nın popülerlik puanı 34 puan iken Trump’ınki -12 idi.

Başkan Trump’ın, 13 Nisan’da kendisinin Hz.İsa’ya benzetildiği yapay zeka ile hazırlanan bir görseli sosyal medya hesabından paylaşması Katolik tabanında sert tepkilere yol açtı ve görseli sosyal medya hesabından kaldırmak zorunda kaldı. Bu, Papa ile girdiği savaşta Trump’ın ölçüyü iyice kaçırdığını ve Katolik taraftarlarının inançlarını incittiğini ortaya koydu. ABD Katolik piskoposlarının başkanı Başpiskopos Paul Coakley’in “Başkanın Kutsal Baba hakkında bu kadar aşağılayıcı sözler yazmayı seçmesinden dolayı hayal kırıklığına uğradığını” açıklaması[i] Katoliklerin duygularının ifadesiydi.

Trump’ın kendisini Hz. İsa olarak gösteren paylaşımının ardından 17-20 Nisan 2026 tarihleri ​​arasında gerçekleştirilen bir YouGov anketinde katılımcıların sadece yüzde 28’i Trump ve JD Vance’e katıldığını belirtirken yüzde 48’i Papa Leo’ya daha çok katıldığını,  geri kalan yüzde 24’lük kesim ise hangi tarafta olduklarından emin olmadığını söyledi. Ara seçimlerde kritik bir seçmen bloğu olan bağımsızlar arasında yapılan ankette, yüzde 50’si Papa Leo’yu, yüzde 15’i ise Trump ve Vance’i destekledi.[ii]

İran savaşının başarısızlıkla sonuçlanması, bunun ekonomiye olumsuz yansıması, Papa ile olan kavganın Katolik seçmeni incitmesi Kasım ayı seçimlerinde Katolik oyların Cumhuriyetçi Partiden çekilmesine ve kritik eyaletleri kaybetmesine yol açabilecektir. 2024 seçimlerinde Trump’a olan Katolik desteğin %54’ten %47’ye inmesi bunun işaretidir.

Diğer taraftan dikkate alınması gereken bir başka husus, dünyadaki 1,3 milyar Katolik Hristiyan’ın %5’inden daha azının ABD’de yaşamakta olduğudur. Küresel Katolik nüfusun geriye kalan %95’i esas olarak Roma Katolik Kilisesi’ne bağlıdır ve dünyaya Amerikan penceresinden bakmamaktadır. Trump yönetiminin Avrupa ülkelerini yozlaşmakla, medeniyet özgüvenini yitirmekle aşağılaması, Başkan Trump’ın Papa’yı eleştirmenin ötesine geçip Katolik inancını alaya alması, Amerika dışındaki Katoliklerin ve çoğunluk olarak yaşadıkları devletlerin ABD politikalarına cephe almalarına yol açmaktadır. İran’la savaşta Avrupa devletlerinin ABD’nin yardım taleplerine uzak durmalarının önemli sebeplerinden birisi de budur.

Soykırımcı İsrail’e duyulan tepkiler ABD’de Yahudi-Evanjelik ittifakını zayıflatırken, Papa tartışması da Katolik-Evanjelik ittifakına zarar vermektedir. Sonuç olarak Trump yönetimi, beyaz Hristiyan tabanı Katoliklerle genişleterek beyaz Hristiyan milliyetçiliği esaslarına dayalı bir Amerika inşa etmek isterken muhtemelen bu tabanı dağıtacak ve aşırı sağın Amerika’yı Yeniden Büyük Yapma(MAGA) hülyasını boşa çıkaracaktır.

Dipnotlar

[i] US Bishops’ President Voices Concern Over Trump’s Remarks on Pope Leo

https://catholicconnect.in/news/us-bishops-president-voices-concern-over-trumps-remarks-on-pope-leo

 

[ii] Americans Back Pope Leo Over Donald Trump on Iran War—Poll

https://www.newsweek.com/americans-back-pope-leo-over-donald-trump-iran-war-poll-11859678

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

SOSYAL MEDYA