AB Yetkilileri İsrail ile İlişkileri Yeniden Teyit Etti

İsrail makamları, bu hafta Avrupa ülkelerinden birkaç siyasetçi ağırladı ve bu durum, İsrail’in, Filistinlilere yönelik muamelesinin Güney Afrika’daki apartheid rejimiyle kıyaslanması nedeniyle üst düzey AB yetkilileriyle iletişimi kesme tehditlerine rağmen ilişkilerin sürdüğüne işaret ediyor.
Haziran 29, 2026
image_print

Artan Eleştirilerin Ortasında Diplomasi

 

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, 22 Haziran’da AB’nin Akdeniz’den sorumlu Komiseri Dubravka Suica ve Bosna-Hersek başkanlığının Sırp üyesi Zeljka Cvijanovic ile bir araya geldi. Ziyareti sırasında Suica, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile de bir araya gelirken, Cvijanovic Başbakan Benjamin Netanyahu ile yapılan toplantıya katıldı. Her iki konuk da İsrail’in sözde güvenliğine verdikleri desteği yeniden teyit etti.

 

AB, İsrail’in “güvenlik hakkına” verdiği desteği sürdürmektedir.

Suica, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın sona erdirilmesi yönünde bir milyondan fazla AB vatandaşının yaptığı çağrıyı yine görmezden gelerek, “Önemli ortaklarımızdan biri olan İsrail’de bulunmaktan memnuniyet duyuyorum” diye yazdı. “Devam eden zorlukları ve bunları birlikte nasıl ele alabileceğimizi görüştük. AB’nin, İsrail’in güvenlik hakkını tam olarak desteklediğini vurguladım.”

AB Komiseri, “Isaac Herzog ile ortak çıkarlarımızın bulunduğu alanlarda iş birliğimizi güçlendirmeye yönelik mevcut zorluklar ve potansiyel yeni fırsatlar da dâhil olmak üzere AB-İsrail ilişkilerini ele aldık” diye ekledi. “İsrail kilit bir ortaktır. Aramızda derin bağlar ve istikrarlı ve güvenli bir Ortadoğu konusunda ortak çıkar bulunmaktadır.”

Suica, bu ziyaret sırasında Filistin Yönetimi temsilcileriyle de görüştü. Ancak benimsediği temel tutumu eleştirenler, AB’nin resmi tutumunda yerleşimci şiddetine dair biraz daha sert bir söylem belirmesine rağmen, bloğun temel niyetinin işgalci tarafla ilişkileri korumak olmaya devam ettiğini savunuyor. Yenilikçi politikacılar ve aktivistler de Suica’nın Donald Trump’ın “Barış Kurulu” toplantılarına katılmasını eleştirerek, bunun Filistin’e yönelik sömürgeci yaklaşımı meşrulaştırdığı uyarısında bulundu.

Buna ek olarak, AB Komiseri’nin ziyareti Birlik içinde tanınmış isimlerin de eleştirilerine yol açtı. Avrupa’yı, dünyanın geri kalanının temsil ettiği “orman”dan korunması gereken bir “bahçe”ye benzeten eski Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell; mevcut Yüksek Temsilci Kaja Kallas ile bağları koparma tehdidinde bulunmasından sadece birkaç gün sonra Sa’ar ile bir araya gelen Suica’nın sergilediği ikiyüzlülüğe dikkat çekti. Haberlere göre Kallas, Meksikalı yetkililerle yaptığı özel bir görüşmede İsrail’in Filistinlilere yönelik muamelesini apartheid dönemi Güney Afrika’sına benzetmişti. Kallas, Sa’ar’ın açıklamasının ardından “saygılı ve yapıcı” görüş alışverişi çağrısında bulunarak bu ifadeleri kamuoyu önünde doğrulamaktan kaçındı.

 

İsrail’den Batı Balkanlar’a Ortak İslamofobik Söylemler

Zeljka Cvijanovic, Suica’ya kıyasla İsrailli yetkililere daha açık bir destek verdi. Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı’nda Sırp Cumhuriyeti (Republika Srpska) entitesinin mevcut temsilcisi olan Cvijanovic, savaş suçlarını inkâr etmesi, ayrılıkçı söylemleri güçlendirmesi ve otoriter siyasi gruplarla ilişkiler kurmasıyla tanınan Milorad Dodik ile aynı partiden gelmektedir.

Bu bağlamda İsrail, Bosna-Hersek içindeki Sırp Cumhuriyeti ile uzun zamandır güçlü ilişkilerini sürdürmektedir. Cvijanovic, Bosna bayraklarının bulunmadığı diplomatik bir ortamda Netanyahu ile görüştü; bunun üzerine Bosna Dışişleri Bakanlığı resmî bir protesto notası yayımladı. Bu ziyaret Bosna-Hersek’te tepkiyle karşılandı; durumu eleştirenler, Cvijanovic’in savaş suçlarıyla itham edilen ve İslamofobik söylemleri körükleyen bir yapıyla saf tuttuğu uyarısında bulundu.

Bu endişe, Sa’ar’ın “Bosna-Hersek’teki Hıristiyan azınlıkların korunması gerekliliği”ne dair ifadeleri ve Cvijanovic’in JNS (Jerusalem News Syndicate/Kudüs Medya Sendikası) Zirvesi’ndeki konuşmasıyla ilişkilendirildi. Cvijanovic burada İsrail’i bölgede “demokrasi” inşa ettiği için övdü ve istihbarat paylaşımı ile “güvenlik ortaklıklarının güçlendirilmesi” çağrısında bulundu.

Cvijanovic, “Bu, medeniyet ile aşırıcılık, özgür toplumlar ile şiddet yanlısı ideolojiler arasındaki bir mücadeledir” diyerek İsrail’i “özgür toplumlar” ile eş tuttu. Batı Asya’ya dair çarpıtılmış bir imajı yayarak, “Mesele artık bir arada yaşamayı isteyenlerle tahakküm kurmayı isteyenler, yaşamı savunanlarla ölümü yüceltenler arasında bir seçim yapmaktan ibarettir” dedi.

 

*Ana Vracar, Peoples Dispatch ve People’s Health Movement tarafından iki haftada bir yayımlanan People’s Health Dispatch’te sağlık muhabiridir. Aynı zamanda People’s Health Movement Avrupa Bölge Koordinatörü ve People’s Health Movement Yürütme Konseyi Eş Başkanıdır.

 

Kaynak: https://www.savageminds.co/p/eu-officials-reaffirm-israel-ties

Tercüme: Ali Karakuş

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

SOSYAL MEDYA