Çin, Orta Asya’da zayıflayan Rusya’yı sessizce geride bırakıyor

Ukrayna, Moskova’nın nüfuzunu tüketti ve Pekin bölgede, askerle değil, petrol boru hatları, yüksek teknoloji ve finans yoluyla devreye giriyor. Çin, Rusya’nın göreceli gücünün azalmasıyla birlikte, daha küçük devletlerin faaliyet gösterdiği altyapıyı ve kuralları şekillendirerek kendi hareket özgürlüğünü genişletiyor.
Mayıs 10, 2026
image_print

Soğuk Savaş sonrası dönemin büyük bölümünde Orta Asya, Rusya’nın sert güvenlik şemsiyesi sağladığı ve Çin’in baskın ekonomik ortak olarak hareket ettiği jeopolitik bir düzenleme formatında “idare edilen bir ortak yönetim” olarak işledi.

Ukrayna savaşı bu Çin-Rusya ortaklığını bozmadı, ancak iç dengelerini derinden değiştirdi. Bu ortak yönetim, Çin’in ekonomik ağlarının bölgesel düzenin şartlarını belirlediği ve Rusya’nın bölgesel veto gücünü kullanma kapasitesinin hızla azaldığı asimetrik bir karşılıklı bağımlılığa dönüştü.

Çin, Avrasya’ya zorla, güç kullanarak girmiyor, onu ağlarla donatıyor. Pekin, lojistik, enerji, finans ve dijital yönetişim alanlarındaki kritik ağ bağlantılarını kontrol ederek, bir tür “silahlandırılmış karşılıklı bağımlılık” kuruyor. Çin, Rusya’nın göreceli gücünün azalmasıyla birlikte, daha küçük devletlerin faaliyet gösterdiği altyapıyı ve kuralları şekillendirerek kendi hareket özgürlüğünü genişletiyor.

Bu ortaklıktaki asimetri çarpıcı biçimde ölçülebilir durumdadır. Çin gümrük verilerine göre ikili ticaret 2024’te rekor seviyeye ulaşarak 1,74 trilyon yuan (252,3 milyar ABD doları) oldu. Küresel ham petrol fiyatlarındaki düşüş ve Rusya’nın Çin araçlarına yönelik talebindeki zayıflama nedeniyle iki yönlü ticaret 2025 yılında %6,5 azalarak 1,63 trilyon yuana gerilemiş olsa da, ticaret akışları yine de belirgin bir şekilde Pekin’in lehine olmuştur.

Bu belirgin eşitsizlik, Moskova’nın kendi ilan ettiği “yakın çevresinde” Çin girişimleriyle rekabet etme kapasitesini ciddi biçimde sınırlandırıyor. Pekin, bu pazarlık gücünü kullanarak Orta Asya’da Rusya öncülüğündeki formatları tamamen devre dışı bırakan çok taraflı bir yapıyı kurumsallaştırdı.

2023 Şian Çin–Orta Asya Zirvesi, Çin’de daimi bir sekreterya kurulmasını öngören sürekli bir mekanizma ortaya çıkardı. İki yıl sonra (2025), Astana zirvesi bir dizi işbirliği belgesi ve İyi Komşuluk Anlaşmalarıyla sonuçlanarak, tamamen Moskova’nın etki alanının dışında, rutin hale gelmiş liderler düzeyindeki koordinasyonu derinleştirdi. Çin, politika koordinasyonu için bu “temel” yolları kullanarak bölgede derin bir yapısal güç sergiliyor.

Altyapı ve standart belirleme, aslında Çin’in sessiz üstünlüğünün ikinci kanalını oluşturuyor. Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) projeleri esasen çoğu zaman yol bağımlılığıyla ilgilidir. Bu koridor tamamlandığında ticaret modelleri ve düzenleyici tercihler Çin’in teknik ve finansal ekosistemine bağlanacaktır.

Yıllık yaklaşık 55 milyar metreküp kapasiteye sahip Orta Asya–Çin doğal gaz boru hattı sistemi, tedarikçileri kalıcı biçimde Çin’in talebine ve boru hattı idaresine bağlıyor. Kazakistan-Çin sınırındaki Horgos gibi lojistik merkezler, bölgenin ekonomik coğrafyasını yeniden şekillendirerek, Çinli firmaları ayrıcalıklı kılan tedarik ağlarını ve teknik şartnameleri kalıcı hale getiriyor.

Dijital altyapı kablo ve sunuculardan çok daha derindir. Telekomünikasyon ekipmanları, gözetim platformları ve finansal teknoloji (fintech) ödeme ağları aslında birer yönetim mimarileridir.

Orta Asya otokrasileri iç güvenlik kapasitelerini genişletirken Çin tarafından sağlanan sistemler, Çin veri uygulamaları ve eğitim ekosistemleriyle birlikte çalışabilirlik özelliğini de bünyesine katıyor. Çin, hayatta kalmaları iç muhalefeti yönetmeye bağlı olan bu rejimlere çağdaş devlet kontrolünün en gelişmiş araçlarını sağlıyor.

Elbette Rusya kültürel bağlar, elit ağları ve zorlayıcı ekonomik araçlar yoluyla etkisini koruyor. Milyonlarca Orta Asya vatandaşı Rusya’da çalışıyor ve bu nedenle işçi dövizleri ulusal istikrar açısından kritik önem taşıyor

Tacikistan’da kişisel para transferleri 2024’te GSYİH’nin yaklaşık %47,9’una ulaştı ve Kırgızistan Rusya’nın iş gücü piyasasına karşı hâlâ son derece hassas durumdadır. Ancak bu araçlar, uzun vadeli ekonomik yeniden yönlendirmeyi tersine çevirmekten ziyade, dönemsel baskı uygulamak için daha uygundur ve bu konuda girişilecek sert yaptırımlar genellikle ters etki yaratarak güvenlik riskleri doğuruyor.

İtibar meselesi Rusya için çok daha derin bir sorundur. Etki alanları, güvenilir caydırıcılıkla korunur ancak Rusya’nın Ukrayna’daki askeri müdahalesi, Moskova’nın güvenilir bir güvenlik sağlayıcısı itibarını yerle bir etmiştir. Orta Asya elitleri artık Rusya’yı sadece temel istikrar sağlayıcısı olarak görüyor ve katı taahhütlerden kaçınıp ortaklıklarını çeşitlendirerek risklerini dikkatlice dengeliyorlar.

Finansal bağlantılar bu dönüşümün nasıl açık jeopolitik çatışma eşiğinin altında gerçekleştiğini gösteriyor. Ukrayna işgalinin ardından Çin yuanı üzerinden yapılan ödemeler Rusya ticaretinde hızla arttı; oran %2’nin altından 2024 başında neredeyse %40’a yükseldi. Çin, Batı finansal sistemlerinin kısıtlandığı dönemlerde ticaretin sürmesini sağlayan alternatif finansal kanallar sunarak parasal alandaki yapısal gücünü hızla pekiştiriyor.

İran’a yönelik saldırı bu Orta Asya dinamiğine yeni bir hızlandırıcı ekledi. Çatışma tırmandıkça, küresel petrol ve LNG akışlarının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiği neredeyse durma noktasına geldi; artan risk nedeniyle çok sayıda geminin geciktiği veya demirlediği bildiriliyor.

5 Mart itibarıyla Brent petrolü, yatırımcıların kesinti riskini ve olası arz sorunlarını fiyatlamasıyla varil başına 84 doların üzerine çıktı. Bu Çin için şaşılacak, uzak bir şok değildir. Temel bir zafiyetin stres testi niteliğindedir: bu stres testi; Çin’in savaş zamanlarında kesintiye uğrayabilen, engellenebilen veya siyasi olarak “vergilendirilebilen” deniz yoluyla enerji taşımacılığına olan bağımlılığıdır.

Kısa vadede bu şok, daha derin ikili asimetriyi değiştirmeden enerji yedeği olarak Rusya’nın önemini artırabilir. Çin, İran’ın deniz yoluyla yaptığı ham petrol ihracatının %90’ından fazlasını satın alarak (bu da 2025 yılında günde ortalama yaklaşık 1,38 milyon varile denk geliyordu) İran’ın deniz yoluyla sevk ettiği ham petrolünün baskın alıcısı konumunda olduğu için, İran çevresinde yaşanacak herhangi bir uzun süreli kesinti, Çin’in marjinal petrol arzına doğrudan bir darbe anlamına geliyor.

En hızlı dengeleme yöntemi ise, Rus ham petrolü (çoğu zaman indirimli fiyatla), boru hattıyla taşınan doğal gaz ve Körfez dışı diğer kaynaklar yani Hürmüz’den geçmeyen tedariklere daha fazla yönelmektir. Bu durum Moskova’ya fiyatlandırma ve zamanlama konusunda sınırlı da olsa bazı taktik pazarlık alanları sağlayabilir.

Ancak bu, Rusya’nın Orta Asya üzerindeki “veto” gücünü geri getirmez; çünkü Rusya hâlâ Çin’in talebine, Çin’in herhangi bir tek tedarikçiye bağımlı olduğundan çok daha fazla bağımlı ve Pekin’in nüfuzu dönemsel emtia kıtlığına değil, ağ kontrolüne dayanıyor.

Orta vadede oluşacak daha önemli etki tam tersi yöndedir: İran kaynaklı bir darboğaz şoku, Çin’in deniz yolu bağımlılığını azaltan bir Avrasya yapısı inşa etme gerekçesini güçlendirir ve bu da Orta Asya’yı Pekin’in stratejisinde daha az değil daha merkezi bir hale getirir.

Orta Asya hükümetleri bu büyük güç rekabetinin pasif nesneleri değildir. Uzun süredir “çok yönlü” diplomasi uygulayarak güvenlik ve kalkınma ilişkileri arasında denge kuruyorlar. Bugün Rusya’nın ekonomik çekim gücü zayıflarken ve Batı’nın bölgeyle ilişkisi sınırlı kalırken, Pekin bölge ülkelerine en güvenilir sermaye ve bağlantılılık paketini sunuyor.

Kazakistan ve Özbekistan liderleri “Orta Koridor”u geliştirmeye ve mümkün olan alanlarda Türkiye, Körfez ülkeleri ve Avrupa’dan yatırım çekmeye devam ederken, katmanlı bir düzen ortaya çıktı. Çin temel ekonomik platform hâline gelirken, diğer ortaklar niş diplomatik seçenekler sunuyor.

Bu katmanlı düzen, Çin-Rus ortaklığının mantığıyla istikrara kavuşmaktadır. Batı karşıtı ortak sinyaller ve rejim istikrarına yönelik karşılıklı tercih, bu ortaklığın “yapıştırıcısı” görevini görmektedir. Moskova, Çin’in genişleyen etkisini tolere ediyor; çünkü artan bu etkiyle rekabete girişmek ABD’ye direnmek için faydalı olan daha geniş bir hizalanmayı tehlikeye atar.

Eğer Orta Asya, Çin liderliğindeki bir nüfuz alanı halinde konsolide oluyorsa, bunun kanıtları üç alanda kendini göstermeye devam edecektir: kurumsal özerklik (Rusya’yı devre dışı bırakan kalıcı sekretaryalar ve anlaşmalar), ağa entegre olma (altyapının Çin protokolleri etrafında standartlaştırılması) ve parasal entegrasyon (yuanın genişlemesi).

Bütün bunlar Rusya’nın Orta Asya’da önemsiz hâle geleceği anlamına gelmiyor. Aksine yeni bir Avrasya dengesi ortaya çıkıyor. Bu dengede Rusya güvenlik gölgesi ve tarihsel meşruiyet sağlamayı sürdürecek, Çin ise mimarinin çok daha derin gücünü kullanacaktır. Günümüz jeopolitik arenasında altyapıyı inşa eden ülke kuralları yazar.

 

*Md (Muhammad) Obaidullah, Dakka’daki Daffodil International University’de misafir araştırmacı ve aynı zamanda Southern Mississippi Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde araştırma asistanıdır. Routledge, Springer Nature ve SAGE’in yanı sıra The Diplomat, Asia Times, East Asia Forum, The Business Standard ve Dhaka Tribune gibi medya kuruluşlarında kapsamlı yayınlar yapmıştır.

 

Kaynak: https://asiatimes.com/2026/03/china-quietly-eclipsing-a-weakened-russia-in-central-asia/

Tercüme: Ali Karakuş

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.