Uluslararası İlişkiler ırkçı bir disiplin mi? Morgenthau’yu yeniden okumak

Morgenthau'nun realizmine ilişkin bu okuma Uİ disiplini için ne anlama geliyor? Bizim açımızdan, en iyi ihtimalle tablonun topyekûn ırkçılık suçlamasından daha karmaşık olduğu anlamına geliyor. Nazi Almanyası'ndan kaçan bir Yahudi ve Amerika'daki ırksal azınlıkların hakları dahil liberal demokrasinin savunucusu olan Morgenthau kesinlikle ırkçı değildi. Ama argümanımızda daha fazlası var: Uİ akademisyenlerini ırk üzerine bir "beşinci tartışmaya" davet ediyoruz.
image_print

Son 20 yılda eleştirel akademisyenler, Uluslararası İlişkilerin (Uİ) asıl varlık nedeninin barış değil sömürge yönetimi olduğunu ileri sürerek bu alanın ırkçı bir disiplin olduğunu defalarca savundu (Vitalis 2000; Anievas vd. 2014). Pek çok eleştirel akademisyene göre (Henderson 2013; Barder 2017; Hobson 2022) disiplin ırk konusunda en iyi ihtimalle sessiz, en kötü ihtimalle ırkçıydı. Bir zamanlar marjinal olan bu eleştiri son yıllarda Security Dialogue (Salter vd. 2021), International Affairs (Acharya 2022) ve Security Studies (Krebs 2023) gibi önde gelen dergilerin özel sayılarını doldurdu. Uİ’nin akademik bir disiplin olarak kurulmasına katkıda bulunan siyaset düşünürleri ırk konusunda sessiz miydi? Dünya siyasetine ilişkin ırkçı teoriler mi geliştirdiler? Sonuç olarak Uİ ırkçı mı? Disiplinin kurucu düşünürlerinden Hans J. Morgenthau üzerine yaptığımız arşiv araştırmasına dayanarak günümüz eleştirel akademisyenleri arasındaki yerleşik kanıya itiraz ediyoruz. Irksal adaletin Morgenthau’nun realizmi ve ulusal çıkar anlayışı için önemli olduğunu savunuyoruz.

Klasik realizme yöneltilen ırkçılık suçlaması iki öncüle dayanıyor. Biz her iki öncüle de itiraz ediyoruz. Birinci öncül, realizmin kendisi de ırkçı olan Hobbesçu düşünceden beslendiğidir. Henderson (2013), Hobbesçu doğa durumunun hiçbir zaman “beyaz” insanlar arasındaki ilişkileri tanımlamak için düşünülmediğini belirtir. Bunun yerine bu kavram, “doğa durumları”, yani kanunsuz bir ormanda yaşama gerçekliği, müdahaleyi ve savaşı meşrulaştıran “beyaz olmayanlar” için ayrılmıştı. Ama Morgenthau “Hobbesçu düşünceyi” reddetti. International Affairs’e yazdığı bir mektupta Morgenthau, eserinin Hobbesçu yorumlarını açıkça reddetti. Morgenthau Martin Wight’a şöyle yazar: “Hobbes’unkinin aksine, ahlaki ilkelerin evrensel olduğunu ve dolayısıyla devlet tarafından yaratılmadığını ortaya koymaya çalışıyordum (Morgenthau 1959, 52).

İkinci öncül, klasik realizmin eski sömürgelere yönelik emperyal saldırganlık karşısında sessiz kalıp bunun yerine “ulusal çıkara” öncelik vermesine dayanır. Nicolas Guilhot (2014, 714) şöyle yazar: “Modelini Morgenthau’nun ABD’nin Vietnam politikasını 1965’te kınamasında bulan, emperyal maceracılığa yönelik realist eleştiri, emperyalizme ilkesel bir karşı çıkışa değil, belirli bir tarihsel anda ABD’nin ulusal çıkarını neyin oluşturduğuna dair net bir ayrıma dayanır.” Oysa gerçekte, başka bir yerde savunduğumuz gibi, “Vietnam Savaşı [Morgenthau’yu] Amerikan dış politikasının paternalist, hatta ırkçı bir dünya görüşünün dayatılmasına karıştığına ikna etmişti” (Karkour ve Rösch 2024, 9). Bu, Morgenthau’nun yakın zamanda Anthony Lang tarafından derlenen Aristoteles derslerinde görülebilir. Morgenthau burada öğrencilerine Vietnam’daki Amerikan emperyalizmini şu ifadelerle açıklar:

Köleliğin meşrulaştırılmasına ilişkin paternalist anlayış Aristotelesçi ilkeye dayanıyordu; yani köleye iyi bakmak ahlaki bir ilke olarak görülüyordu. Efendi köleye bakıyordu, çünkü köle kendine bakamıyordu. Yani burada baba ile çocuk arasındaki ilişkiye bir benzetme var… Büyük Britanya’da sömürgeciliğin meşrulaştırılmasına bakarsanız çok benzer bir anlayış bulursunuz. Örneğin John Stuart Mill’in müdahalesizlik üzerine denemesini okursanız, onun İngiliz politikasının en fantastik ideolojik meşrulaştırması olduğunu görürsünüz… Mill, Britanya’nın başka ulusların işlerine asla karışmadığını, karıştığında da, Hindistan örneğinde olduğu gibi, bunun yalnızca barbarların iyiliği için olduğunu öne sürer. Burada yine kendi işlerini göremeyen ve yarı barbar bir durumda olan insanlar vardı. İngilizler insan yaşamının aydınlanmış ilkelerini bu dezavantajlı barbarlara götürecekti (Morgenthau 2004, 34).

Pekâlâ eleştirel bir Uİ akademisyeni tarafından da verilmiş olabilecek bir ders.

Ancak iddiamız yalnızca eleştirel akademinin temel varsayımlarının yanlış olduğu değil. Morgenthau arşivleri bize daha çok, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Uİ’nin akademik bir disiplin olarak kurumsallaşmasına katkıda bulunan bir siyaset düşünürü hakkında daha ilginç bir hikâye anlatıyor. Morgenthau ırksal adalet hakkında yazdı ve bu, onun ulusal çıkar hakkındaki düşüncesinin ayrılmaz bir parçasıydı; bugün yanlış bir şekilde maddi güce indirgenen bir kavramın. Morgenthau’ya göre Vietnam’da ulusal çıkarın başarısızlığı, Amerika’nın amaç duygusunu tanımlamadaki başarısızlığıydı. Bu amaç “özgürlük içinde eşitlik”ti. Morgenthau (1960, 306) şöyle yazdı: “Amerika’da özgürlük içinde eşitlikten söz ettiğimizde, onun tam olarak gerçekleşmesinin önünde engel olan şeyi, yani ırksal eşitliğin inkârını görmezden gelemeyiz.” Amerika amaç duygusunu müzakere etmeyi başaramadığı için hem Vietnam’da hem de içeride bir demokrasi olarak başarısız oldu. Ulusal çıkar çıplak güç üzerinden tanımlanır hâle geldi. Amerika’nın kendisi “tepeden tırnağa silahlanmış ve bolca üreten, ama Rusların önünde kalmaktan başka hiçbir amacı olmayan ruhsuz bir deve” dönüştü (Morgenthau 1960, 299). Morgenthau şöyle itiraz ediyordu: “Ulusal amacımız Rusların nicelik olarak önünde kalmak değil… bize özgü olan niteliklerde onlardan farklı ve üstün olmaktır” (Morgenthau 1960, 299).

Morgenthau’ya göre Amerika’nın Vietnam’daki sömürge savaşına verdiği destek, içerideki azınlıklara ırksal adaletin esirgenmesinin ayna görüntüsüydü. Morgenthau “Amerika’nın ırksal azınlıkları, eşitlik talep eden ve insanlığın beşte dördünü oluşturan beyaz olmayan halkların o geniş hareketiyle kaynaşma sürecindedir” diye yazdı (Morgenthau 1960, 307). Morgenthau şunu ekledi: “Bu halklar, Amerika’nın dünyaya amacı olarak sunduğu şeyi, özgürlük içinde eşitliği, kendileri için ve beyaz adamla ilişkileri içinde gerçekleştirmeyi üstlenmişlerdir” (Morgenthau 1960, 307). Morgenthau, Kongre Kütüphanesinde arşivlenen ve Demokrat Senatör Joseph S. Clark’a 7 Ocak 1967’de yazdığı bir mektupta (Morgenthau 1967, HJM Papers, Kutu 9), Savunma Bakanlığının Amerikan okullarına dağıttığı bir propaganda filminin Vietnam’ın sömürgecilik karşıtı mücadelelerini anlatısının dışında bıraktığından yakındı. Morgenthau şöyle yazdı: “Böyle bir gelişmenin [Savunma Bakanlığının kamuoyu oluşumuna ideolojik müdahalesinin] Amerikan demokrasisinin geleceği açısından taşıyabileceği uğursuz anlamı belirtmeme gerek yok.”

Morgenthau’nun realizmine ilişkin bu okuma Uİ disiplini için ne anlama geliyor? Bizim açımızdan, en iyi ihtimalle tablonun topyekûn ırkçılık suçlamasından daha karmaşık olduğu anlamına geliyor. Nazi Almanyası’ndan kaçan bir Yahudi ve Amerika’daki ırksal azınlıkların hakları dahil liberal demokrasinin savunucusu olan Morgenthau kesinlikle ırkçı değildi. Ama argümanımızda daha fazlası var: Uİ akademisyenlerini ırk üzerine bir “beşinci tartışmaya” davet ediyoruz. Neden Morgenthau’da duralım? Başka düşünürler ve teoriler ırksal varsayımlar taşıyor mu? Arşivler ne diyor? Bu varsayımlar Uİ ve dünya için ne anlama geliyor? Pek çok eleştirel akademisyene göre yanıtlar belli görünüyor. Bize göre o kadar değil: Daha fazla sorgulama, daha fazla araştırma ve daha fazla tartışma çağrısında bulunuyoruz.

Kaynakça

Acharya, Amitav. 2022. “Race and Racism in the Founding of the Modern World Order.” International Affairs 98 (1): 23-43.

Anievas, Alexander, Manchanda, Nivi ve Shilliam, Robbie (der.) 2015. Race and Racism in International Relations: Confronting the Global Colour Line. Abingdon: Routledge.

Barder, Alexander. 2017. “Race and International Relations.” International Studies Review 19 (3): 509-16.

Guilhot, Nicholas. 2014. “Imperial Realism: Post-War IR Theory and Decolonisation.” International History Review 36 (4): 698-720.

Henderson, Errol. 2013. “Hidden in Plain Sight: Racism in International Relations Theory.” Cambridge Review of International Affairs 26 (1): 71-92.

Hobson, John. 2022. “Unmasking the Racism of Orthodox International Relations/International Political Economy Theory.” Security Dialogue 53 (1): 3-20.

Karkour, Haro ve Rösch, Felix. 2024. “Toward IR’s ‘Fifth Debate’: Racial Justice and the National Interest in Classical Realism.” International Studies Review 26 (2): 1-20.

Krebs, Ronald R. 2023. “Introducing the Special Issue on ‘Race and Security’.” Security Studies 32 (4-5): 589-592.

Morgenthau, Hans. 1959. “Correspondence. Dilemmas of Politics. To the Editor.” International Affairs 35 (4): 52.

Morgenthau, Hans. 1960. The Purpose of American Politics. New York: Alfred A. Knopf.

Morgenthau, Hans. 1967. “Letter to Senator Joseph S. Clark.” Hans J. Morgenthau Papers, Manuscript Division. Washington, DC, Box 9: Library of Congress.

Morgenthau, Hans. 2004. Political Theory and International Affairs: Hans J. Morgenthau on Aristotle’s the Politics, der. Anthony F. Lang, Jr. Westport: Praeger.

Salter, Mark B., Emily Gilbert, Jairus Grove, Jana Hönke, Doerthe Rosenow, Anna Stavrianakis ve Maria Stern. 2021. “Race and Racism in Critical Security Studies.” Security Dialogue 52 (1): 3-7.

Vitalis, Robert. 2000. “The Graceful and Generous Liberal Gesture: Making Racism Invisible in American International Relations.” Millennium: Journal of International Studies 29 (2): 331-56.

*Haro Karkour, Cardiff Üniversitesinde (Birleşik Krallık) Uluslararası İlişkiler kıdemli öğretim görevlisidir. Felix Rösch ile birlikte Uluslararası Çalışmalar Derneğinin (ISA) Tarihsel Uluslararası İlişkiler alanında En İyi Makale dalındaki 2026 Merze Tate Ödülü’nü almıştır. Felix Rösch, Sussex Üniversitesinde (Birleşik Krallık) Uluslararası İlişkiler doçentidir. Aynı zamanda İleri Uluslararası Teori Merkezinin (CAIT) direktörüdür. Haro Karkour ile birlikte Uluslararası Çalışmalar Derneğinin (ISA) Tarihsel Uluslararası İlişkiler alanında En İyi Makale dalındaki 2026 Merze Tate Ödülü’nü almıştır. Ayrıca İngiliz Uluslararası Çalışmalar Derneğinin (BISA) 2026 Uluslararası Çalışmalar Öğretiminde Seçkin Mükemmellik Ödülü’nün sahibidir.

Kaynak: E-International Relations, 26 Ekim 2026. CC BY-NC 4.0 lisansıyla yayımlanmıştır. https://www.e-ir.org/p/opinion-is-international-relations-a-racist-discipline