Doksanıncı yılında Uzun Yürüyüş: Egemenlik ve ikili iktidar

1949'daki zaferden yıllar önce Çinli komünistler Ruijin dağlarında kendi bankası, para birimi, okulları ve görevden alınabilen yetkilileri olan, aşağıdan yukarıya bir devlet kurdu. Bu deneyim, Küresel Güney'in bugün hâlâ ihtiyaç duyduğu dersler sunuyor.
Kasım 7, 2026
image_print

Sevgili dostlar,

Tricontinental Asya masasından selamlar.

Doksan yıl önce bu ay Uzun Yürüyüş sona erdi. 22 Ekim 1936’da Gansu ile Shaanxi’nin buluştuğu platodaki Huining ve Jiangtaibao’da Kızıl Ordu’nun Birinci, İkinci ve Dördüncü Cephe Orduları birleşti. Kolların sonuncusu da gelmişti. İki yıllık çarpışma ve yürüyüşün ardından, havadan ve yüz binlerce düşman askeri tarafından takip edilerek dokuz bin kilometreden fazla yol, on sekiz sıradağ ve yirmi dört nehir aşan Çin devrimi Yan’an’a ulaştı. Komünistler güney Jiangxi’den kuzey Shaanxi’ye gelmiş ve on bin nüfuslu bu tozlu kasabayı direnişin yeni merkezi yapmıştı.

Kuzeye ulaşan yalnızca bir ordu değildi. 1934’te Merkezî Sovyet Bölgesi’nden yola çıkan 86 bin kişiden yaklaşık 8 bini yolun sonuna vardı. ABD’li gazeteci Edgar Snow, Çin Üzerinde Kızıl Yıldız’da bunu “modern çağda eşi görülmemiş bir destan” olarak nitelendirdi. Yine de yürüyenler hiçbir kuşatmanın yok edemeyeceği bir şey taşıyordu: 1931’de Jiangxi’nin Ruijin kentinde kurulan Çin Sovyet Cumhuriyeti’nin deneyimi, yani iktidarı almadan önce iktidar kurmanın deneyimi, aşağıdan oluşturulmuş bir devlet.

Kuyuyu kazanları asla unutma

Çinli komünistler Pekin’den yönetmeye başlamadan çok önce kırsal bölgelerde yönetmeyi öğrendiler. Kasım 1931’de devrimci üs bölgelerinden, Kızıl Ordu birliklerinden ve işçi ve köylü örgütlerinden 610 delege Ruijin’in Yeping kesiminde toplandı ve Çin’in ulusal düzeydeki ilk işçi ve köylü demokratik hükümeti olan Çin Sovyet Cumhuriyeti’ni kurdu. Taslak anayasası iktidarı işçilere, köylülere ve Kızıl Ordu askerlerine verdi, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin oy hakkını on altı yaşından itibaren tanıdı ve köy yaşamının büyük sorularını kamusal hak meselelerine dönüştüren toprak, çalışma ve evlilik yasaları çıkardı: Toprağı kim işleyecekti, bir kadın kocasını seçebilir miydi, yoksul bir ailenin çocuğu okula gidebilir miydi?

Cumhuriyet uygulamada ikili iktidardı: Eski ve düşmanca bir düzenin toprakları içinde büyüyen, kendi ordusu, hukuku ve parası olan alternatif bir devlet. Cumhuriyetin Ulusal Bankası Şubat 1932’de beş çalışanla açıldı ve bir yuanlık banknotun üzerinde Lenin’in yüzü bulunan cumhuriyetin kendi para birimini basmaya başladı.

Kuomintang’ın (KMT) ablukası üssün tuz, ilaç ve kumaşla bağlantısını kestiğinde, bir Dış Ticaret Bürosu halkın onlarsız yaşayamayacağı şeyler karşılığında pirinç ve tungsten takas etti. Cumhuriyetle birlikte kurulan bir haber ajansı, 1934’e gelindiğinde tirajı kırk bini aşan Kızıl Çin gazetesini bastı. Ocak 1934 itibarıyla 3 bin 52 “Lenin okulu”, ata tapınaklarından bozma derme çatma sınıflarda, üssün okul çağındaki çocuklarının yaklaşık yarısına denk gelen 89 bin 710 çocuğu kaydetmişti.

Seçimlerde aday listeleri açıklanıyor ve görevden geri çağırmaya izin veriliyordu; bir kasabada seçmenler iyi toprakları kendine alan bir adayı ve bağışlanan fonların hesabını veremeyen bir başkasını görevden aldı. Kadrolar devrimi tanımlar hâle gelen yöntemle eğitildi: kitle çizgisi, yani halktan öğrenmek, onların deneyimini politikada yoğunlaştırmak, örgütlenme ve eylem yoluyla halka geri dönmek.

Shazhouba kasabasında Mao Zedong, konutunun önündeki yaşlı kâfur ağacının altında oturur ve köylülerle gündelik hayatları hakkında konuşurdu. Mao bu sohbetler sayesinde köylülerin içme ve yemek suyunu hayvanların da kullandığı çamurlu göletlerden aldığını öğrendi. Mao kadrolar ve askerlerle birlikte olası su kaynaklarını araştırdı, yerel batıl korkuların üstesinden gelerek bir kuyu kazılmasını savundu ve işe başlamanın sorumluluğunu üstlendi. O kuyu bugün hâlâ duruyor; arkasında şu yazının bulunduğu bir taş kitabe var: “Su içerken kuyuyu kazanları asla unutma.”

Uzun Yürüyüş, komünistlerin KMT’nin Beşinci Kuşatması’na artık dayanamayacaklarını anlamalarından sonra yapılan stratejik bir geri çekilmeydi, ama hiçliğe doğru bir geri çekilme değildi. Cumhuriyetin deneyimini, yani yasalarını, parasını, okullarını ve yöntemini Çin’in bir ucundan öbür ucuna taşıyorlardı. Mao’nun Çin Komünist Partisi’ndeki liderliği de Uzun Yürüyüş’ün ortasında, Ocak 1935’teki Zunyi toplantısında fiilen tesis edildi.

İktidarın üç biçimi

Biz Tricontinental: Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü’nde, yakında çıkacak bir dosyaya hazırlık olarak iktidarın farklı biçimlerini tartışıyoruz. Toplumsal iktidar, halkın birlikte hareket etme ve sağduyuyu biçimlendirme konusundaki örgütlü kapasitesidir. Hükümet iktidarı, makam kurumlarına girme ve onları kullanma kapasitesidir. Sistemik iktidar ise devletin sınıfsal niteliğini dönüştürme ve üretim araçlarını ve toplumsal artığı demokratik otoritenin denetimine sokma kapasitesidir. Bu ayrımlar önemlidir, çünkü bir seçim zaferi devrim değildir ve kurumlar inşa etmeden bir toplumsal hareketi sürdürmek zordur.

Ruijin ve Yan’an, bu üç biçimin en düşmanca koşullar altında tek bir süreç olarak birlikte inşa edildiğini gösteriyor. Toplumsal iktidar on binden fazla kooperatif, kadın örgütleri, köylülere yazmayı öğreten okuma yazma kursları ve kadrolar yetiştiren siyasi eğitim yoluyla inşa edildi. Hükümet iktidarı sovyet kongreleri, anayasa ve kitle tabanına karşı hesap veren kurumlar olan toprak, çalışma, maliye ve eğitim komiserlikleri yoluyla inşa edildi. Sistemik iktidar ise toprak ağalarının mülkiyetini ortadan kaldıran toprak dağıtımı, eşit ücretli sekiz saatlik işgünü ve finansı devrimci otoritenin denetimine sokan bir banka yoluyla inşa edildi.

Üs bölgelerinde toplumsal örgütlenme, silahlı otorite, yönetim, toprak reformu ve yeni siyasi kurumlar eski düzenle çekişilen topraklarda birlikte gelişti. Bu, iktidarın bir süreç olarak anlaşıldığı ve her kurumun, sıradan insanların kendi hayatlarını biçimlendirme kapasitesini giderek artırıp artırmadığıyla ölçüldüğü bir strateji olarak ikili iktidardır.

Küresel Güney, doksan yıl sonra Ruijin’i neden incelemeli?

Küresel Güney’in büyük bölümü için miras aldığımız devlet bir sömürge inşasıdır; sınırları, vergi sistemleri ve zor kurumları sömürü için kurulmuştur. Biçimsel bağımsızlık hammaddeler, dış finans ve borç etrafında örgütlenmiş ekonomileri ortadan kaldırmadı. Egemenlik her gün Uluslararası Para Fonu, yaptırımlar, ABD doları ve bizim girmediğimiz odalarda müzakere edilen ticaret anlaşmaları tarafından sınırlanıyor.

Dolayısıyla egemenlik gerçek bir mücadele alanı ve her türlü dönüştürücü programın ön koşuludur. Ama egemenlik gereklidir, yeterli değildir: Üretim ilişkilerini dönüştürmeden bayrağı geri almak, yalnızca komprador bir seçkini ulusal bir seçkinle değiştirmek olabilir. Antiemperyalist mücadele ile sınıf mücadelesi aynı sürecin iki boyutu olarak görülmelidir.

Ruijin değerlidir, çünkü her iki görevin de kuşatma altında tek bir hareket içinde başarıldığını gösterir. Aynı zamanda bize başkalarının deneyiminden öğrenmenin, ister Moskova’dan ister herhangi bir devrimci deneyimden olsun, asla mekanik bir kopyalamaya dönüşmemesi gerektiğini öğretir. Mao 1930’da Xunwu ilçesinde yaptığı incelemeden sonra “İnceleme yoksa söz hakkı da yok” diye yazdı. Bu, kitaba tapınmaya karşı bir argüman olduğu kadar her halkın kendi koşullarına dayanarak kendi başına düşünme hakkı ve zorunluluğu için de bir argümandır.

Devrimin beşiği

Uzun Yürüyüş’ün tamamlanması Çin’de bir geri çekilme olarak değil bir kuruluş olarak anılıyor: Devrim Yan’an’dan ulusal direnişin karargâhına dönüştü ve 1 Ekim 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin (ÇHC) kuruluşunun yolunu açtı. Doksan yıl önce Yan’an’a ulaşan yorgun ve yıpranmış askerler, on yıldan biraz fazla bir süre içinde on milyonlarca köylüyü seferber edecek, 1,2 milyon üyeli bir parti ve bir milyon askerlik bir ordu kuracak ve Çin’i yönetecek kurumları ve düşünceyi üreteceklerdi.

Bu bağ aynı zamanda maddi bir yükümlülüktür. Devrime beşiklik eden uzak bölge, yani eski Merkezî Sovyet Bölgesi, Çin’de yollara, sanayiye ve güvenilir kamu hizmetlerine en son kavuşan yerler arasındaydı. Mao’dan Zhou Enlai’ye birinci kuşak liderlerin devrimden sonra Ruijin’e bir daha dönememekten her zaman üzüntü duydukları söylenir. Haziran 2012’de Devlet Konseyi bölgenin yeniden canlandırılmasını ulusal bir sorumluluk hâline getirdi; merkezî bakanlıkları belirli ilçelerle eşleştirdi ve kerpiç evleri yeniledi.

Ruijin’in Yeping bölgesindeki Huawu köyünde on yedi çam ağacı, Kızıl Ordu’ya katılmak için yola çıkıp bir daha dönmeyen on yedi adamı simgeliyor. Aileleri on yıllar boyunca o ağaçları görerek yoksulluk içinde yaşadı. 2012 politikasının onuncu yıl dönümüne gelindiğinde, Huawu’daki aileler de dahil Ganzhou ilinde yoksul olarak kayıtlı 1,95 milyon kişinin tamamı yoksulluktan çıkmıştı. Köy bugün yılda on binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor; bunlar arasında Küresel Güney Akademik Forumu’nun bir saha araştırması üssü olan Gannan’a eğitim programlarıyla gelen Afrikalı, Asyalı ve Latin Amerikalı akademisyenler de var.

Ruijin’deki anıt müzenin kitabesinde “Halk Cumhuriyeti buradan doğdu” yazıyor. ÇHC nereden geldiğini unutmadı.

Uzun Yürüyüş’ün tamamlanması, Küresel Güney’in hafızasında taşıdığı bir dünya tarihi olgusudur: Perişan bir ordu ikili iktidar deneyimini taşıyarak kuzeye ulaştı ve bu başlangıçlardan yeni bir dünya kuruldu.

Yeni bir dünya kurma gücü parlamentolarda ya da saraylarda depolanmaz; bu güç, sıradan insanların kendi işlerini biçimlendirme, topluluklarını yönetme, liderlerden hesap sorma ve ortak geleceklerini belirleme konusundaki büyüyen kapasitesidir. Bu kapasite bugün nerede inşa ediliyorsa, Gannan köylerinde, Asya’nın sendikalarında ve kooperatiflerinde, eski düzenin sınırlarını reddeden her harekette, Uzun Yürüyüş sürüyor.

Sevgiyle,

*Tings Chak ve Grace Cao

Tings Chak, Tricontinental: Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü’nün Asya eş koordinatörü ve Wenhua Zongheng’in editörlerindendir. Grace Cao, Wenhua Zongheng’in proje yöneticisi ve Çince-İngilizce tercümandır.

Kaynak: https://thetricontinental.org/asia/newsletter-the-long-march-at-ninety/