Rusya’nın Ölüme Yazgılı Afrikalı Askerleri

7 Nisan’da Kamerun hükümeti, Rusya adına Ukrayna’ya karşı savaşırken öldüğü doğrulanan 16 vatandaşının listesini yayımladı. Bunun anlamı, bu uzak savaşta hayatını kaybeden Kamerun vatandaşlarının sayısının muhtemelen yüzü aştığı anlamına geliyor ve ülkeyi, Afrika’ya giderek daha fazla odaklanan Rus askere alma kampanyasının en büyük mağduru haline getiriyor.

Yıpratma savaşı

Vladimir Putin, Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik tam kapsamlı işgalini başlattığında, muhtemelen savaşın birkaç gün içinde biteceğini varsaymıştı. Ancak savaş dört yılı aşmış durumda ve Rusya’nın taktikleri her iki tarafta da korkunç can kayıplarına yol açtı. Putin, askerlerinin hayatlarını gözden çıkarılabilir olarak görüyor ve Ukrayna hatlarına “kıyma makinesi” olarak adlandırılan saldırılarla dalga dalga asker gönderiyor. Yaygın dezenformasyon ortamında kayıp tahminleri büyük farklılıklar gösteriyor. Doğrulanmış ölümleri sayan bir proje, Rus askeri ölümlerini 206.000’in üzerinde gösterirken bazı tahminler 1,3 milyona kadar çıkıyor. Rusya’nın askerlerini, yerlerine yenilerini koyma hızından daha hızlı kaybettiği bildiriliyor.

Putin, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’a da yöneldi: 2024’ten bu yana Kuzey Kore birlikleri Rus askerleriyle birlikte savaşmaktadır. 20.000’den fazla Kuzey Koreli asker konuşlandırılmış ve yaklaşık 6.000 kayıp verilmiştir. Rusya ayrıca Orta Asya ülkelerinden ve Küba gibi uzun süreli müttefiklerden de asker toplamıştır. Ukrayna da Kolombiyalı paralı askerler dâhil olmak üzere binlerce yabancı savaşçıyı saflarına katmıştır. Şimdi ise Rusya, Afrika’ya giderek daha fazla yönelmektedir.

Rusya’nın Afrika stratejisi

Putin yıllardır, Rusya’nın uluslararası izolasyona direnmesine ve batılı devletlerden gelen baskıya karşı koymasına yardımcı olmalarını sağlamak amacıyla Afrika devletleriyle ilişkilerini geliştiriyor. Askeri ilişki ise çift yönlüdür: Artık hükümetin sıkı kontrolü altında olan gizemli Wagner Grubu’na bağlı Rus paralı askerler, Burkina Faso, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Mali dâhil olmak üzere 18’e kadar Afrika ülkesinde konuşlandırılmıştır. Bazılarında hükümet güçlerinin yanında isyancı gruplara karşı savaşıyorlar; Libya’da iki rakip hükümetin iktidar için mücadele ettiği ve Sudan’da acımasız bir iç savaşın yaşandığı yerlerde ise iktidar için savaşan iki taraftan birini destekliyorlar. Faaliyet gösterdikleri her yerde Rus paralı askerler insan hakları ihlalleriyle suçlanmaktadırlar.

Rusya’nın gelişi bazı yerlerde, eski sömürge gücü Fransa’ya alternatif olarak ve daha eşit ortaklıklar vaat ettiği için halktan destek de görmüştür. Wagner güçleri 2022’de Mali’ye girdiğinde, insanlar yolları doldurup Rus bayrakları sallayarak onları karşılamıştır. Genellikle Rusya, askeri olarak dahil olmadan önce yürütülen kapsamlı dezenformasyon kampanyaları bu tür karşılamaların zeminini hazırlıyor.

Bu ilişki sömürüye dayalıdır: Rusya genellikle asker karşılığında elmas ve altın gibi doğal kaynaklar elde ediyor ve bu da Rusya’nın Afrika’da anti-emperyalist söylemlerine rağmen özünde emperyal olan savaşını sürdürmesine yardımcı oluyor

Orta ve Batı Afrika’daki baskıcı hükümetler ki bunların birçoğu askeri cuntalar veya üniformalarını sivil kıyafetlerle değiştirmiş eski ordu liderleri tarafından yönetiliyor, insan hakları performanslarını incelemekle ilgilenmeyen bir ortağa değer veriyorlar. Rus güçlerinin ihlallerini ortaya çıkarmaya çalışan sivil toplum kuruluşları ve medya ise baskı altına alınmaktadır.

Afrika’dan cephe hattına

Rusya, birçok genç Afrikalı erkeğin ekonomik güvensizliğinden faydalanarak, onları Ukrayna cephesinde hizmet etmeye ve muhtemelen ölmeye zorluyor. Son sivil toplum araştırmaları, Rusya’nın şimdiye kadar 1.417 Afrikalıyı askere aldığını doğrulamış, gerçek sayının ise neredeyse kesin olarak çok daha yüksek olduğu belirtilmiştir. Sayılar her yıl artmakta ve bu durum sistematik bir planı işaret etmektedir. En çok askeri Mısır sağlarken, onu Kamerun ve Gana takip ediyor. Doğrulanan 1.417 askerden 316’sının (%22) öldürüldüğü bildiriliyor.

Bazı askerler çevrim içi olarak Rusya’yı desteklediklerini ifade etmiştir. Diğerleri ise Rus vatandaşlığı vaadi ve kendi ülkelerinde kazanabileceklerinden çok daha yüksek ücretler nedeniyle savaşa çekilmektedir. Ayrıca Rusya’nın son dönemde vize şartlarını gevşetmesiyle gösterdiği görece kapı açıklığını, Avrupa’nın göçmenlere yönelik artan düşmanlığıyla karşılaştırmaktadırlar.

Kaçmayı başaran bazıları ise kandırıldıklarını anlatmaktadır. Sahte iş ilanları, onları tesisatçılık veya güvenlik görevliliği gibi sivil ya da destek görevlerine başvurduklarına inandırmıştır. Varışta ise okuyamadıkları Rusça sözleşmeleri imzalamaya zorlanmakta, çok az eğitim almakta ve cepheye gönderilmektedirler. Ölenlerin ortalama hizmet süresi yalnızca altı aydır; bu da Rusya’nın onları kolayca harcanabilir gördüğünün bir göstergesidir.

Sosyal medya fenomenleri, seyahat acenteleri ve insan kaçakçılığı ağları dâhil olmak üzere aracı kişiler, bu asker temininden kazanç sağlamaktadır. Garip bir siyasi gelişme olarak, eski Güney Afrika Cumhurbaşkanı Jacob Zuma’nın kızı Duduzile Zuma-Sambudla da Afrikalıları askere almakla suçlananlar arasındadır; bazılarına babasının partisinde koruma olarak eğitilecekleri yalanı söylenmiştir. Aralık ayında Güney Afrika polisi, Rusya yanlısı propaganda yaymasıyla bilinen bir gazeteci dâhil olmak üzere bu tür faaliyetlerle bağlantılı beş kişiyi tutuklamıştır.

Hesap verebilirlik baskısı

Kanıtlar arttıkça bazı Afrika hükümetleri harekete geçmiştir. Togo hükümeti vatandaşlarını bu tehlikeler konusunda uyarmış ve Ukrayna’da yakalanan bazı Togolu askerlerin sahte iş ve eğitim vaatleriyle kandırıldığını doğrulamıştır. Geçen yıl Botsvana hükümeti, kısa süreli bir askeri eğitim programına katıldıklarını sanan ancak savaşmaya zorlanan iki gencin durumunu soruşturduğunu açıklamıştır. Şubat ayında Gana Dışişleri Bakanı, en az 55 vatandaşlarının öldüğünü doğrulamış ve Ukrayna’ya giderek Ganalı savaş esirlerinin serbest bırakılmasını talep etmiştir. Kenya ve Güney Afrika’da polis insan kaçakçılığı çetelerini çökertmiş ve işe alım ajanslarını kapatmıştır. Kenya hükümeti kısa süre önce Rusya’nın Kenyalı vatandaşları askere almayı durdurmayı kabul ettiğini açıklamış, bu da sürekli ikili baskının sonuç verebileceğini göstermiştir.

Ancak birçok Afrika hükümeti hâlâ inkâr içindedir ve vatandaşlarının hayatları pahasına Rusya ile iyi ilişkilerini sürdürmektedir. Bu durum, bu hayatların kendi hükümetleri için de en az Rusya için olduğu kadar gözden çıkarılabilir olduğunu açıkça göstermektedir.

Çok daha fazla devlet Rusya’ya baskı yaparak, onun kötüye kullanılan işe alım uygulamalarına son vermesini sağlamalıdır. Genç Afrikalıların refahını önemsediğini iddia eden uluslararası ortaklar için ise açık bir başlangıç noktası vardır: çaresiz gençlerin bu tür tekliflere yönelmesine neden olan ekonomik koşulları iyileştirmek ve Rusya’yı cazip bir seçenek gibi gösteren sert göç politikalarını gözden geçirmek.

 

*Andrew Firmin, CIVICUS Genel Yayın Yönetmeni, CIVICUS Lens’in eş direktörü ve yazarı ve Sivil Toplumun Durumu Raporu’nun ortak yazarıdır.

 

Kaynak: https://www.ipsnews.net/2026/04/russias-african-cannon-fodder/

Tercüme: Ali Karakuş