Keşmir’in Bitmek Bilmeyen Eyalet Olma Süreci
“Uygun Zaman” Siyaseti:
Jammu & Keşmir’e eyalet statüsünün iadesi konusunda “uygun zaman” tanımıyla ilgili olarak, cahilce bir huzursuzluk devam ediyor.
Sanki bu basit bir meseleymiş gibi.
Londra’daki Bond Caddesi’nde yürüyen bir Rusun, bir İngiliz beyefendiye yaklaşıp, “Beyefendi, zaman nedir?” diye sorduğunu düşünün.
Bunun üzerine şaşkına dönen İngiliz beyefendi (muhtemelen bir profesör) derin bir iç çekip şöyle cevap verir:“Sevgili dostum, son derece içinden çıkılmaz bir soru sordunuz; gerçekten de zaman nedir?”
Açıklamaya gerek yok ki Rus adam aslında günün saatini öğrenmek istemişti; fakat ana dilinin konuştuğu İngilizce üzerindeki etkisi nedeniyle “time” kelimesinden önce gelmesi gereken hayati küçük “the” ekini kullanmamıştı.
Öyleyse, zamanın gerçekliğini öğrenmeyi amaçlayan büyük kuramsal fizikçi Stephen Hawking’i düşünün; anıtsal kitabı A Brief History of Time (Zamanın Kısa Tarihi), en son bölümünde bile bu soruyu yanıtlamak konusunda, yola çıktığı zamankinden çok daha yetersiz kalmıştı.
İnsan şunu sorabilir: dev bilim insanı Albert Einstein, zamanın anlamını çözmede daha mı başarılı oldu?
Onun dünyayı sarsan önermeleri konusunda da görüş ayrılıkları sürmektedir.
Ruhani vadilerin zirvesi Keşmir’e dönelim; zamanın muamması, çağlar boyunca Hawking ve Einstein’ın birlikte ulaşmış olabileceklerinden bile daha derin ve rahatsız edici keşiflere ulaşmış, ancak yine de kolay çözümler sunmamış, yalnızca zamansız konu üzerinde devam eden tefekküre davetlerde bulunmuştur.
Durum böyle bir ikilem halindeyken, ne Hawking’in, ne Einstein’ın, ne rişilerin ne de sofilerin zamanın derin gizemini tam olarak kavrayamadığı bir Birlik Toprağı’na (Hindistan merkezi idaresine bağlı bölge) eyalet statüsü bahşetmek için ‘uygun zaman’ın ne olduğu sorusuna sıradan bir başbakanın, bir içişleri bakanının ya da atanmış bir vali yardımcısının cevap vermesini bekleyebilir miyiz?
Ve zamanın kendisi böylesine nüfuz edilemez biçimde belirsiz kalıyorsa, Allah aşkına, insan zamanın ne vakit uygun olup olmadığını nasıl bilebilir?
Bu durumda, gizemin çözülmesinin, eğer çözülecekse, ancak biyolojik olmayan bir olaydan kaynaklanabileceği sonucuna varılır.
Son yıllarda, üst mahkemenin saygın bir yargıcının bile, yüzyıllara yayılan çözümsüz bir ihtilafın çözümünün, ilahi bir müdahaleyle kendi iradesine nasıl geldiğini açıkladığını hatırlayın.
Bu nedenle, o en mistik topraklardaki seçilmiş temsilcilerin, bin yıllar boyunca Keşmir kültürünün üstünlüğünü belirlemiş olan zengin felsefi düşüncelere geri dönmeleri yapılabilecek en uygun şey olacaktır; böylece, zamanın bu sonsuz küçük anında, Keşmirlilere uygunsuz bir zamanda onlardan bu kadar akılsızca alınan şeyi geri vermek için ‘uygun zaman’ın ne zaman olabileceği konusunda herhangi bir aceleci karar vermenin Hamletvari ızdırabına daha anlaşılır gerekçeler atfetmek yerine, iktidar sahiplerine kendi zorluklarının adaletini sunacak bir ilmihal bulacaklardır.
Tanınmış bir Keşmirli profesör bir keresinde, bir dosyayı açmanın kapatmaktan çoğu zaman daha kolay olduğunu ihtiyatlı bir şekilde belirtmişti.
İnsanlık tarihinde derin bilmecelerin cevaplarının çoğu zaman, insan motivasyonlarını iyi zamanlanmış siyasetin hilelerinden etkilenmeden gören çocukların ağzından çıktığı da bir gerçektir.
Pek çok kişi Jammu&Keşmir için de durumun böyle olabileceğini düşünüyor, ancak bu, masum bir gerçeği ifşa etmenin ne çağı ne de zamanı; değil mi?
*Badri Raina, Delhi Üniversitesi’nde ders vermiştir ve Raina’s Ghalib ile Dickens and the Dialectics of Growth dâhil olmak üzere birçok kitabın editörü, yazarı ve çevirmenidir.
Kaynak: https://www.savageminds.co/p/the-politics-of-appropriate-time
Tercüme: Ali Karakuş