Kaliningrad, Putin’in dikkat saptırma manevrasından ibaret

Moskova, Polonya ile Litvanya arasında Baltık Denizi kıyısında yer alan Rus dış bölgesi Kaliningrad’ın Avrupa’daki yeni nükleer kırmızı çizgi olduğu mesajını NATO’ya vermek için kararlı biçimde çalışıyor.

Sky News’te yayımlanan ve Birleşik Krallık’ın Rusya’nın saldırısına uğraması hâlinde verebileceği olası karşılıkları ele alan İngiliz televizyon mini dizisi “The Wargame”in ardından Kremlin, NATO’ya resmî bir diplomatik nota göndererek 32 üyeli ittifakı Kaliningrad’ı tehdit etmek suretiyle “tehlikeli ve pervasız bir yol” izlemekle suçladı.

Rus diplomatik notasında ayrıca, “NATO ülkelerinin Kaliningrad Bölgesi’ni ülkenin geri kalanından tecrit etmeye yönelik herhangi bir girişimde bulunması hâlinde, Rusya’nın topraklarını savunmak amacıyla nükleer silahlar da dâhil olmak üzere elindeki tüm güç ve kabiliyetleri kullanmaya [hazır olduğu]” ilan edildi.

Brüksel bunu hızla geçiştirdi. NATO, Moskova’ya örgütün savunma amaçlı bir ittifak olduğunu resmen hatırlattı ve “NATO’nun hiçbir tatbikatı veya faaliyeti Rusya Federasyonu topraklarına tehdit oluşturmamaktadır” dedi.

NATO ayrıca Rusya’ya “Ukrayna’ya yönelik sebepsiz ve geniş çaplı işgalini sona erdirme” ve “sorumsuz nükleer söylemine son verme” çağrısında bulundu.

Moskova’nın dikkat saptırmasını ve ikiyüzlülüğünü de açıkça dile getirmeliydi. “The Wargame” dizisinin ortaya çıkmasına yol açan etkenlerden biri, Rus devlet kontrolündeki medyada, Ukrayna’ya verdikleri desteğe misilleme olarak Avrupa başkentlerine nükleer saldırı düzenlenmesi yönünde defalarca çağrı yapılmasıydı.

Eylül 2022’de, “Putin’in Demir Bebeği” olarak bilinen Olga Skabeyeva, Russia One’ın “60 Minutes” programındaki konuğuyla, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Kraliçe Elizabeth’in cenazesine nükleer saldırı düzenleyip Birleşik Krallık’ı bir “Mars çoraklığına” çevirmesi gerektiği konusunda hemfikirdi. Skabeyeva’nın konuk panelistleri, dönemin ABD Başkanı Joe Biden da dâhil olmak üzere çok sayıda dünya liderinin cenazede bulunduğunu göz önünde bulundurarak bu fırsatın kaçırılmış olmasından yakındılar.

Aradan dört yıl geçti ve Moskova hâlâ aynı şeyi yapıyor. RT ağının başındaki ve Putin’e sadık bir isim olan Margarita Simonyan, İngiliz medyasını “‘Savaşa gidiyormuşuz gibi yapalım’ diye küçük bir oyun oynayarak izleyicilerini Rusya’yla çatışma fantezileriyle korkutmakla” suçladı. Ardından, biraz tutarsız biçimde, Moskova’nın nükleer silah kullanma istekliliğini yineledi.

Ancak burada oyun oynayan Rusya. Ukrayna’da giderek artan gerilemelerle karşı karşıya kalan Moskova, artık yalnızca stratejik insansız hava aracı saldırılarına maruz kalmakla kalmıyor, Ukrayna’nın Vivaldi Harekâtı nedeniyle ele geçirdiği toprakları da kaybediyor. Putin, Avrupa’nın Kiev’e desteğini sona erdirmenin yeni yollarını umutsuzca arıyor.

Rusya’nın Avrupa’ya karşı yürüttüğü kinetik hibrit savaş bunlardan biri. Moskova’nın savaşın başından beri oynadığı bir kart olan nükleer blöf ise bir diğeri. Şimdiki tek fark, Putin’in Kaliningrad’ı yeni gerilim noktası hâline getirmeye çalışması.

Ancak Putin bunu yaparken farkında olmadan kırılganlığını da ortaya koyuyor. Kaliningrad, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden önceki hâlinin içi boşaltılmış bir kabuğundan ibaret. Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski’nin bu ayın başlarında belirttiği gibi, “Kaliningrad dış bölgesinde neredeyse hiç [Rus] askeri yok.”

Kaliningrad hâlâ Rus Baltık Filosu’nun karargâhı olsa da İsveç ve Finlandiya’nın NATO’nun en yeni üyeleri olarak ittifaka katılmasının ardından Baltık Denizi fiilen NATO kontrolündeki bir göle dönüştü.

Görünüşe göre Kaliningrad’ın başlıca savunmasını artık bölgede kalıcı olarak konuşlandırılmış, nükleer donanımlı yaklaşık 100 İskender-M füzesi oluşturuyor. Bölge, bir zamanlar 12.000 askerden oluşan 11. Ordu Kolordusu da dâhil olmak üzere, 2022’de Ukrayna’ya gönderilen konvansiyonel askerî güçlerinin büyük bölümünden yoksun bırakıldı.

11.Ordu Kolordusu hâlâ varlığını sürdürüyor, ancak zar zor. Ukrayna’nın 2022’deki başarılı karşı taarruzu sırasında Harkiv’de büyük ölçüde imha edildi.

Bu arada Kaliningrad — bir zamanlar NATO topraklarının ortasında stratejik biçimde konuşlandırılmış Rusya’nın batmayan uçak gemisi olarak Brüksel’in haklı biçimde korktuğu bölge — son derece kırılgan durumda. Moskova’nın nükleer Armagedon blöfü, Putin ve Kremlin’deki yandaşlarının bu sorunun üzerini örtmeye yönelik son girişiminden başka bir şey değil.

Nükleer blöf bir yana, Rusya aslında NATO’yu, artık yalnızca teoride var olan askerî kabiliyetlere sahip olduğuna ikna etmeye çalışıyor. Moskova geçmişte Kaliningrad’ı, Polonya ve diğer Batılı NATO güçlerini Baltık’taki müttefiklerine bağlayan 40 mil genişliğindeki kara koridoru Suwalki Geçidi’ni tehdit etmek için bilinçli olarak kullandı. Rusya, her dört yılda bir Belarus’la ortak askerî tatbikat düzenliyor ve bu tatbikatlarda Litvanya, Letonya ve Estonya’yı NATO’nun geri kalanından ve kara kuvvetlerinden koparmak amacıyla söz konusu geçidin ele geçirilmesi sık sık prova ediliyor.

Dikkat çekici biçimde, 2025’te bu tatbikat “[Rus] nükleer silahlarının simüle edilmiş kullanımını” da içeriyordu. Stratejik niyeti yeterince açıktı: Polonya’yı, Baltık devletlerini ve Doğu Avrupa’nın geri kalanını sindirerek boyun eğmeye zorlamak.

Putin oyunun nasıl oynandığını biliyor. Orduları gösterişli biçimde NATO’ya saldırma ve onu yenme provası yaparken Brüksel, Rus askerî güçlerini Avrupa’dan püskürtmeyi simüle etmek üzere tasarlanmış savunma tatbikatları düzenliyor. “The Wargame” — özellikle de varsayımsal bir durum üzerine kurulu zararsız bir televizyon programı olduğu düşünüldüğünde — bu durumdaki asimetriyi değiştirmedi.

Kaliningrad’ın yeni kırmızı çizgi olarak sunulması, Rusya’nın dikkat saptırma manevrasından ibaret. Putin bunu, Ukrayna’daki özel askerî harekâtı tökezlerken içeride bir kılıf olarak kullanmak ve NATO’yu Rusya’nın Batı’ya karşı giderek büyüyen kinetik hibrit savaşına karşılık vermekten caydırmak için kullanıyor.

*Mark Toth ulusal güvenlik ve dış politika üzerine yazıyor. Emekli Albay Jonathan Sweet, 30 yıl askerî istihbarat subayı olarak görev yaptı ve 2012-2014 yılları arasında ABD Avrupa Komutanlığı İstihbarat İrtibat Bölümü’nü yönetti. Toth ve Sweet, INTREP360 ile Substack’te yayımlanan INTREP360 Intelligence Report’un kurucu ortaklarıdır.

Kaynak: https://thehill.com/opinion/national-security/6119493-kaliningrad-is-just-putins-red-herring/