Japonya’nın Pasifik’teki Savunma Hamlesi

Japonya, Pasifik’te Çin’in ekonomik gücüyle boy ölçüşemeyeceğini biliyor. Bu nedenle Tokyo, savunma iş birliğini derinleştirmeye çalışıyor.

Japonya, Pasifik ada ülkeleriyle iş birliğini yeniden yapılandırıyor. İnsani yardım, uzun süredir Tokyo’nun bölgesel angajmanını tanımlayan temel unsur olmuştur; ancak şimdi bu Doğu Asya ülkesi, daha kritik bir alanda iş birliği arıyor: Savunma. Pekin’in genişleyen askerî varlığına karşılık olarak Tokyo, savunma yapısını güçlendirmek için Güney Pasifik ülkelerine yöneliyor. Amaç, güçlü savunma bağları kurmak ve en önemlisi, Çin’in bölgedeki etkisini dengelemek.

Tokyo, bu hedeflerini kısa süre önce düzenlenen 3. Japonya-Pasifik Adaları Savunma Diyaloğu sırasında açıkça ortaya koydu. Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi, savunma yetkilileri arasında personel değişimini başlatmayı ve deniz güvenliği alanında iş birliği yapmayı amaçlayarak çeşitli güvenlik düzenlemeleri önerdi. Bakan Koizumi’nin ifade ettiği Japonya vizyonu, “bölgelerin ötesine uzanan çok katmanlı bir ağ kurmak”tır. Fiji ve Tonga ile savunma iş birliğine ilişkin mutabakat muhtıralarının da bunu takip etmesi planlanıyor.

Çin’in askerî maceracılığı, kuşkusuz Japonya’nın bu yeniden konumlanmasının başlıca tetikleyicisidir. Pekin, kuvvetlerini yakın çevresinin çok ötesinde operasyonlar yürütebilecek şekilde geliştirmeye başlamıştır. Haziran 2025’te Çin uçak gemileri, Japonya’dan Filipinler’e uzanan bir savunma hattı olan Birinci Ada Zinciri’ni geçerek dikkat çekici deniz havacılığı tatbikatları gerçekleştirdi.

Pekin’in varlığı artık Güney Pasifik’in derinliklerine kadar uzanıyor. 2024 yılında, her biri bağımsız olarak görev icra edebilen ve Vanuatu’ya liman ziyaretleri gerçekleştirebilen en gelişmiş iki muhribini bölgeye konuşlandırdı. Birkaç ay sonra ise Çin donanmasına ait bir filo, Avustralya’nın güneydoğu kıyıları açıklarında önceden bildirim yapılmadan gerçekleştirilen canlı ateş tatbikatlarının ardından yüzlerce ticari uçağın rotasını değiştirmesine neden oldu. Bu gösteriler Çin’in askerî gücünü sergilemeyi amaçlasa da, aynı zamanda başka bir önemli işleve de hizmet ediyor: Kuvvetleri bölgenin operasyon ortamına aşina hâle getirmek.

Bu durum Japonya için endişe vericidir. Bölgesel aşinalık arayışı, uzak sularda operasyon yürütme niyetine işaret edebilir. Güney Pasifik, Guam’dan Palau üzerinden Papua Yeni Gine’ye uzanan İkinci Ada Zinciri’nin bazı bölümlerini kapsamaktadır. ABD askerî tesisleri bu hattın çevresine yayılmış durumdadır; bu tesisler doğrudan çatışma noktalarının dışında yer alır ve ikmal operasyonları için ileri konuşlanma alanları olarak hizmet verir. Bir çatışma durumunda, Japonya’da konuşlu kuvvetlere yakıt ve mühimmat taşınması açısından hayati merkezler hâline gelirler. Çin kuvvetleri ada zincirleri arasındaki ara bölgeleri kontrol ederse, kritik lojistik desteği engelleyebilirler.

Tokyo’nun önceliği bu ihtimali önlemektir. Bu doğrultuda, Ship Rider Programı aracılığıyla güvenlik iş birliğini derinleştirme taahhüdünde bulunmuştur. Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri (JMSDF) tarafından yürütülen bu program, bölgesel kolluk kuvvetlerinin deniz devriyesi amacıyla Japon donanma gemilerinde görev almasına imkân tanımaktadır. Geçtiğimiz yıl içinde JMSDF, Japon muhriplerinin daha fazla liman ziyareti gerçekleştireceğini de taahhüt etmiştir. Son diyalog turu ise muhtemelen daha fazla yetkilendirilmiş devriye faaliyetlerine işaret etmektedir.

Ship Rider programları, Japonya’nın kapasitesini kullanarak Tokyo’nun bölgede bir güvenlik varlığı oluşturmasına olanak tanır. ABD Sahil Güvenliği tarafından yürütülen benzer programlar dikkat çekici sonuçlar üretmiştir. 2024 yılında ABD Sahil Güvenlik gemisi Harriet Lane, 81 gün süren Blue Pacific Patrol kapsamında beş Pasifik ada ülkesine liman ziyareti gerçekleştirdi. En dikkat çekici nokta ise gemi mürettebatının, yalnızca birkaç ay sonra iki Çin donanma muhribinin ziyaret edeceği Vanuatu’daki Port Vila’yı ziyaret etmiş olmasıdır.

Bu ortak kolluk düzenlemeleri, Güney Pasifik’in operasyon ortamına dair kritik içgörüler sunmakta; Japonya’nın kilit altyapı unsurları, deniz darboğazları ve lojistik gerçeklikler hakkında bilgi edinmesini sağlamaktadır. Aynı zamanda, Pasifik ada ülkelerinin kendi sularını daha etkin denetlemelerine imkân vererek kalıcı ikili güven ve iş birliği ortamını güçlendirmektedir.

Ancak Japonya’nın artan bölgesel angajmanının, Çin’in etkisini kayda değer ölçüde sınırlaması pek olası görünmüyor. Pekin, bölgede ikili yardım sağlayan ülkeler arasında, yalnızca Avustralya’nın ardından düzenli olarak ikinci sırada yer alıyor. Devlet şirketleri, Tokyo’nun karşılayamayacağı ölçekte bir mali güce sahip. Çin sermayesi, şirketlerin ekonomik açıdan uygun bulmadığı projelere düzenli olarak akıyor; bu durum, seçenekleri sınırlı olan küçük ada ülkelerinin bu teklifleri geri çevirmesini zorlaştırıyor. Bu cömertliğin çekim gücü oldukça etkili oldu; son yıllarda üç Pasifik ada ülkesi, Tayvan ile diplomatik ilişkilerini kesmeye ikna edildi.

Yine de Tokyo’nun daha derin savunma iş birliği için bastırması yerindedir. Pekin’in mali gücüyle boy ölçüşemese bile, kendisini güvenilir bir ortak olarak konumlandırabilir.

Çin’in rakiplerini sindirmeye yönelik agresif askerî provokasyonları, beklenmeyen sonuçlar doğurdu: Güney Pasifik’teki müttefiklerini kendisinden uzaklaştırdı. Örneğin, Pekin’in Pasifik Okyanusu üzerindeki önceki füze denemeleri, stratejik ortaklarından nadiren görülen tepkiler aldı. Bu çatlaklar küçük olabilir, ancak Tokyo’nun bölgesel dengeleri yeniden şekillendirmesi için potansiyel fırsatlar sunmaktadır.

* Allen Zhang, The Heritage Foundation’ın Asya Çalışmaları Merkezi’nde araştırma asistanıdır. Çalışmaları, Güney Pasifik’te ABD-Çin stratejik rekabetine odaklanmakta; özellikle çift kullanımlı altyapı, sınır ötesi suçlar ve ABD’nin Pasifik ada ülkeleriyle ilişkileri üzerine yoğunlaşmaktadır. Analizleri, The Diplomat, Breaking Defense ve The National Interest dâhil olmak üzere çeşitli popüler medya kuruluşlarında yayımlanmıştır. Zhang daha önce Dışişleri Bakanlığı’nın Güney ve Orta Asya İşleri Bürosu’nda ve İç Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki İç Güvenlik Soruşturmaları biriminde görev yapmıştır.

 

Kaynak: https://nationalinterest.org/feature/japans-pacific-defense-push