İran ile Savaş Askıda… Ama Ne Zamana Kadar?
Trump ile Netanyahu’nun İran karşısında ne yapacaklarını anlamaya çalışmak, devasa bir kasırganın içinde çay yapraklarını okumaya çalışmak gibidir. Önce gerçeklerle başlayayım; yani doğru olduğunu bildiğimiz şeylerle:
Amerika Birleşik Devletleri, destek uçakları ve bakım teknisyenleriyle birlikte çok büyük miktarda muharip hava unsurunu bölgeye sevk etti… Bu, en son 2003 yılında Irak’ın işgalinden önce görülen ölçekte bir sevkiyattır.
Lojistik ve hava köprüleri hâlâ tam kapasiteyle işlemekte ve herhangi bir yavaşlama emaresi göstermemektedir.
Hava Kuvvetleri planlamacıları, hava operasyonlarını (savaş başlatmak için kullanılan kibar bir örtmece) ay ışığının hiç olmadığı ya da çok az olduğu zamanlarda yürütmeyi tercih ederler (Biliyorum, biliyorum… Modern aviyoniklerle, aysız bir gece artık 30 yıl önce olduğu gibi garantili koruma sağlamıyor). Bir sonraki aysız dönem Mart ortasına denk geliyor. Eğer planlamacılar istediklerini elde ederse, Mart ortasına kadar herhangi bir saldırı olmayacaktır.
Umman bugün, ABD ve Rus arabulucuların, Umman’ın arabulucu rolünü üstlendiği dolaylı görüşmeleri sürdürmek üzere bu Cuma bir araya geleceklerini duyurdu.
Donald Trump, saldırıyı mümkün olan en kısa sürede başlatması için İsrail’in yanı sıra Hristiyan ve Yahudi Siyonistlerin yoğun baskısı altında bulunuyor; ayrıca, derhâl harekete geçilmemesi hâlinde uzun süreli bir konuşlandırmanın ABD’nin İran’a karşı başarılı bir operasyon yürütme kabiliyetini zayıflatacağından endişe eden askerî liderlerin baskısıyla da karşı karşıya.
Aynı zamanda Başkan Trump, İran’a karşı askerî güç kullanmaktan kaçınması ve müzakere edilmiş bir anlaşma sağlaması yönünde bölgedeki Arap ve Müslüman liderlerden güçlü bir geri itmeyle karşılaşıyor.
Donald Trump’ın İran’a yönelik önerdiği saldırı, ABD seçmenlerinin yüzde 70’inden fazlası tarafından güçlü biçimde reddediliyor. İran, nükleer silah inşa etmediğini güvence altına alacak ve uranyum zenginleştirmesini bir bomba inşa etmek için gerekli fisil malzemeyi üretemeyecek seviyelerle sınırlayacak bir anlaşma yapmaya hâlâ istekli.
Rusya ve Çin, İran’a benzeri görülmemiş düzeyde askerî teçhizat ve istihbarat sağladı. Bu durum ABD’yi frene basmaya ve İran’la bir anlaşma yapmaya zorladı mı?
Sosyal medyada Trump’ın 23 Şubat Pazartesi günü saldırı emri vereceğine dair söylentiler dolaşıyor. Ancak salı günü yapılması planlanan Birliğin Durumu konuşmasının arifesinde bunu yapmaya istekli mi?
Trump’ın pazartesi günü etkili bir destekçisiyle görüşmesi bekleniyor ve bu kişinin, İran’la savaşa girmesi hâlinde tüm gündeminin sabote edileceği konusunda Başkan’ı uyaracağını biliyorum.
Bu bütün mesele, ejderhalar ve çıplaklık olmaması dışında, Game of Thrones’un bir sezonu gibi şekilleniyor. Büyükelçi Mike Huckabee’nin Tucker Carlson’a yaptığı skandal yorum — yani İsrail’in Nil’den Fırat Nehri’ne kadar uzanan tüm toprakları işgal etme ilahi hakkına sahip olduğu yönündeki ifade — bölgedeki Arap ve Müslüman ülkeler arasında öylesine büyük bir öfke fırtınası mı yarattı ki planlanan saldırının iptal edilmesi gerekti?
Trump’ın, saldırının hızlı ve etkili olacağına dair kendisine güvence verilmeden İran’a yönelik bir saldırı emri vermeyeceğine inanıyorum… Bir yıpratma savaşına saplanıp kalmak, Trump ve ABD ordusu için son derece büyük bir risk taşır; çünkü hava savunma füzeleri gibi temel silahların üretimine yönelik tedarik zinciri zayıftır ve Çin, Tomahawk seyir füzesi gibi kritik silahların üretimi için gerekli olan paladyum gibi kilit mineralleri elinde tutmaktadır.
Bu nedenle kararı size bırakıyorum… Sizce ne olacak?
* Larry C. Johnson, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) eski bir analistidir. BERG Associates, LLC (Business Exposure Reduction Group) şirketinin ortak sahibi ve CEO’sudur.
Kaynak: https://ronpaulinstitute.org/war-with-iran-on-hold-but-for-how-long/