Infantino, FIFA ve Müdahaleci ABD Başkanı

Dünya Kupası Trump Kozları:

 

FIFA ve başkanı Gianni Infantino, futbolun gerçekte neyle ilgili olduğunu bir kez daha ortaya koyarak yine öne çıktı. Dünyanın dört bir yanında oyunu ve ülkesini temsil eden görkemli sporcularla değil. Egzersizin beraberinde getirdiği iyi hissetme duygusuyla da değil. Hayır: Mesele tamamen yozlaşmış manevralar, şeffaf olmayan kararlar ve skandal niteliğindeki müdahalelerden ibaret. Ve bunun tam merkezinde, Amerika’nın en yozlaşmış, kendi çıkarını gözeten figürlerinden biri olan Başkan Donald J. Trump’tan daha uygun kim olabilir?

5 Temmuz’da, Amerikalı forvet Folarin Balogun’a verilen bir maçlık men cezası, bir yıllık deneme süresi karşılığında kaldırıldı. Balogun, Dünya Kupası son 32 turunda ABD’nin Bosna-Hersek ile oynadığı maçta tartışmalı bir kırmızı kart görmüştü. Bu karar, seyirciler ve özellikle de ABD Başkanı tarafından hiç de iyi karşılanmadı. Trump, 6 Temmuz’da gazetecilere, kırmızı kart kararıyla ilgili olarak Infantino ile temasa geçtiğini itiraf etti. “Bu bir faul değildi,” diye açıkladı. “Bu bir kural ihlali bile değildi. Bu, tam hızla koşan iki adamın tesadüfen birbirine çarpmasıydı.” Ardından kaçınılmaz imasını yaptı: Sahadaki karar vericiye güvenilemezdi. “Bir de bu hakem var; geçmişine bakarsanız biraz şüpheli biri. Bunu söylemek istemiyorum çünkü tartışma yaratmaktan hoşlanmam, ama gerçekten çok şüpheli.”

Aşırı bir cehalet sergileyen Trump, futboldaki kart sisteminin işleyişini kavrayamamış görünüyordu. “Birini oynanan maç nedeniyle cezalandırmanız başka bir şey. Ama henüz oynanmamış bir maç için onu nasıl cezalandırabilirsiniz? Bu son derece haksızlık. Bunu yapamazsınız.” En azından mevcut Beyaz Saray’ın bakış açısından durum böyle görünüyor.

Politico’ya göre, kararın bozulmasını amaçlayan kapsamlı bir siyasi operasyon, Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile Beyaz Saray FIFA Dünya Kupası Görev Gücü İcra Direktörü Andrew Giuliani’nin devreye girmesiyle başladı. (Rudy Giuliani’nin oğlu olan ikincisinin, bu acımasız ve sefil dünyada adalet konusunda kendine özgü bir bakış açısı var.) “Bu, Oval Ofis’ten FIFA’nın Zürih’teki genel merkezine uzanan dört günlük koordineli lobi faaliyetlerini, hukuki manevraları ve diplomatik girişimleri başlattı; ayrıca Trump’ın yakın çevresinin, ABD topraklarında düzenlenen ikinci Dünya Kupası’na ve bu turnuvada mücadele eden ABD erkek millî takımının kaderine ne denli bağlı hâle geldiğini de gözler önüne serdi.”

Operasyon kapsamında, ABD Futbol Federasyonu’nun hukuk ekibi FIFA’ya resmî bir temyiz başvurusu hazırlayıp sunabilmek için hummalı çabalar yürütürken, Giuliani ve Lutnick de gerekmesi hâlinde Beyaz Saray avukatlarının desteğini sağlamayı teklif etti. Trump’ın, Infantino ile yaptığı telefon görüşmesinde kırmızı kart kararlarına ilişkin kuralları ve maçlardan men cezalarının hangi gerekçelere dayandığını sorduğu belirtiliyor. Infantino ise dikkatle dinlemekle birlikte hiçbir söz vermedi — ya da en azından bize inandırılmak istenen bu.

Rahatsız edici olan şu ki, Giuliani ile ABD teknik direktörü Mauricio Pochettino’nun ücretlerini karşılamayı teklif eden hedge fonu yöneticisi Scott Goodwin, ilk kararı veren Brezilyalı hakem Raphael Claus’un hakemlik siciline odaklanarak hükümet çevrelerinde bir karalama kampanyası da yürüttü. Bu yönetim, görevlilerin görevlerini yerine getirirken tarafsız olabilecekleri yönündeki temel önermeyi kabul etmekten aciz görünüyor.

Emilio García’nın, yani FIFA’nın hukuk işlerinden sorumlu üst düzey yetkilisinin önüne sonunda bu mesele geldi. Infantino’ya, başarılı bir temyize imkân tanıyabilecek koşullar hakkında gereken tavsiyeler verildi; bu, bu tür çevrelerde son derece ender rastlanan bir durumdu.

5 Temmuz’da, faaliyetlerini hesap verebilirlikten uzak ve gizlilik içinde yürüten FIFA’nın 18 üyeli Disiplin Komitesi, Balogun’a verilen bir maçlık men cezasının kaldırıldığını açıkladı. Dünya futbolunun yönetim organı tarafından yapılan kısa açıklama ayrıntılardan yoksundu: “FIFA Disiplin Talimatı’nın 27. maddesi uyarınca, maçtan men cezasının uygulanması bir yıllık deneme süresi boyunca askıya alınmıştır.” Nihai kararın bir kurul oylamasıyla alınıp alınmadığı ise açıklanmadı.

Belçika Kraliyet Futbol Federasyonu (RBFA), Balogun’un talihindeki bu değişikliğe şaşkınlığını dile getirdi. Federasyonun kararı FIFA Temyiz Komitesi’ne taşıma girişimi, komite üyesi Salman Al-Ansari tarafından sert bir şekilde reddedildi. Al-Ansari, “RBFA’nın başvurusu kabul edilemezdir.” diyerek Balogun’un oynamasına izin veren kararı teyit etti. RBFA, resmî açıklamasında sert ifadeler kullandı: “RBFA bugüne kadar bu karara ilişkin herhangi bir gerekçe almamıştır. Ayrıca sürecin başlangıcından bu yana talep ettiği bilgileri, yani kararın bir örneğini, oyuncunun oynamaya uygun bulunduğunu ortaya koyan gerekçeyi ve hakem raporunu da hâlâ teslim almamıştır. Bu durum FIFA yönetmeliklerinin ihlalidir.” Başarılı bir temyizin öncelikle ilk kararın gerekçelerinin açıklanmasını gerektirdiği düşünüldüğünde, sürecin tamamı kendi dolambaçlı yapısı içinde düğümlenmişti. Federasyon yalnızca “meşru açıklamalar talep etmiş”, ancak karşısında FIFA tarafından oluşturulan ve “başvurunun derhâl kabul edilemez ilan edilmesini güvence altına alan” bir temyiz süreci bulmuştu.

Belçika’da siyasi çevrelerde buna uygun bir öfke hâkimdi. Fransızca konuşan Reformist Hareket’in Valon Spor Bakanı Jacqueline Galant, gerçek gücün fair play’de yattığını vurgulayarak Belçika Kraliyet Futbol Federasyonu’na desteğini açıkladı. Muhalefetteki Sosyalist Parti ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “Trump’ı memnun etmek için kuralları değiştirmek, kazanmak uğruna hile yapmaya çalışmak… FIFA, Dünya Kupası ve Amerika Birleşik Devletleri adına ne kadar utanç verici bir tablo.” Gerçekte ise bu utanç verici tablo, FIFA’nın davranış biçimi ve siyasi figürlerle ilişkilerini yürütme tarzıyla bütünüyle örtüşüyor. Meselenin özü hilede yatıyor.

Absürt olan şu ki FIFA, çeşitli organları ile Beyaz Saray arasında belirli herhangi bir görüşme yapılıp yapılmadığını doğrulamayı reddetmesine rağmen, Balogun lehine verilen kararın bağımsız bir disiplin kurulu tarafından alındığında ısrar etti. Karara ilişkin herhangi bir raporun yayımlanmamış olması da yine dikkat çekici bir durumdu. Küstah ve kendini beğenmiş Lutnick, daha sonra sosyal medyada “Trump Card” başlıklı bir fotoğraf paylaştı; fotoğrafta Başkan, üzerinde kendi adının yazılı olduğu bir kartı havaya kaldırıyordu. Yolsuzlukla lekelenmiş bir karar; yozlaşmış bir kuruluş tarafından, yozlaşmış ve narsist bir başkanın telkinleriyle kurgulanmış bir karar. Grotesk, ama bir o kadar da yerini bulan bir tablo.

*Binoy Kampmark, Cambridge Üniversitesi Selwyn College’da Commonwealth bursiyeriydi. Hâlen Melbourne’daki RMIT Üniversitesi’nde ders vermektedir. E-posta: [email protected]

Kaynak: https://www.counterpunch.org/2026/07/07/world-cup-trump-cards-infantino-fifa-and-the-meddlesome-us-president/