Epstein Tapınağı Görüntüleri Meselesi Nedir?

 

07 Mart 2026

Kaynak: What Are We Literally Doing? with Eleanor M Bülteni

 

Geçen yıl yayımlanan önceki Epstein dosyası dökümlerinden birinde, Little St. James adasında bulunan kötü şöhretli Epstein Tapınağı’nın iç mekânına ait görüntüler yayımlandı. Fotoğraflar, büyük bir kitaplığın yanında, iki sütunla çevrili, rahatsız edici görünümde yataklardan başka hiçbir şey bulunmayan, harap halde bir mekânı gösteriyordu. Tavanda ise koyu mavi, yıldızlı bir arka planla süslenmiş; mitolojik figürler, takımyıldızlar ve burç işaretleriyle bezeli, elle yapılmış göksel bir duvar resmi bulunuyor.

Pedofili adasının en yüksek noktasına inşa edilmiş olan mavi-beyaz çizgili tapınak, palmiye ağaçlarıyla çevrili ve hem Suriye’deki Memlük dönemine ait bir halk hamamına hem de televizyon sunucusu Ellen DeGeneres’in televizyon stüdyosuna görsel olarak ilginç benzerlikler gösteriyor. Tapınağın amacı hâlâ bilinmemektedir. Açık nedenlerden dolayı (yozlaşma), kimse bunu bize açıklamaya çalışmıyor. Bu yüzden şimdilik elimizde kalan tek şey tahmin yürütmek ve ardından tahmin yürüttüğümüz için azarlanmak.

Tapınağın içindeki semboller ne anlama geliyor? Daha önce açıkladığım gibi, şu anda hâlâ yozlaşmış Pedo Sınıfı’nın inanç ve uygulamaları hakkında yeni şeyler öğreniyoruz, bu yüzden aslında hiç kimse kesin olarak bilemez. Hiçbir anlamlarının olmaması ve bu meseleyi hepimizin sadece fazla düşünüyor olması da mümkündür. Ancak bu pek olası gibi görünmüyor ve ezoterik çevrelerdeki birçok kişi sembolizmin ne anlama gelebileceğine dair başka ilginç öneriler sunuyor.

Tavandaki Duvar Resmi

Tapınaktaki duvar resmi, muhtemelen tapınağın analiz edilmesi gereken en ilginç yönüdür. Resim, geleneksel 12 zodyak burcunun yanı sıra bazen 13. burç olarak kabul edilen Yılan Taşıyıcısı Ophiuchus’u (Yılancı) da tasvir etmektedir. Resimde, Yunan mitlerine ve Orion (Avcı), Draco (Ejderha), Pegasus (Kanatlı At) gibi takımyıldızlara ve Jason ve Argonautlar’daki denizci gemisi Argo Navis’e gönderme yapan mitolojik motifler görülebiliyor.

Duvar resmi klasik astronomik haritalar tarzında göründüğü için bazıları bunun küresel olayları tahmin etmek ya da etkilemek için kullanılan bir “göksel saat”i temsil ettiğini öne sürmektedir. Resimde Güneş ve Ay’ın ekliptik yolu üzerindeki vurgunun, tapınakta gerçekleşen her neyse bunun güneş ve ay döngülerine göre ayarlanmış olabileceğini düşündürdüğü belirtiliyor. Gezegenlerin yollarını takip etmek bir dini uygulama veya ritüel için olağandışı olmazdı. Örneğin birçok Wicca inancına (Wicca, doğa odaklı, düoteistik (Tanrı/Tanrıça) ve genellikle büyüye dayalı modern bir neo-pagan dindir) sahip kişiler Ay’ın göksel rehberlik sunduğuna ve doğanın gücünden yararlanmayı mümkün kıldığına inanır; Haham Mordechai Genuth ise ay tutulmalarının hem Yahudiler hem de Müslümanlar için ruhsal anlamlar taşıdığını öne sürüyor.

Başka yorumlara göre duvar resmi, “yukarı nasılsa aşağıda da öyledir” şeklindeki Hermetik ilkenin bir temsili olabilir; bu felsefeyi bazı korku filmlerinden hatırlayabilirsiniz. Hermetizm, Yunan tanrısı Hermes ile Mısır tanrısı Thoth’un birleşmiş bir figürü olan Hermes Trismegistus’a atfedilen metinlere dayanan eski bir felsefi ve ezoterik gelenektir. “Yukarıda ne varsa, aşağıda da o vardır” sloganının efsanevi Zümrüt Tablet’ten türetildiği ve makrokozmozdaki (yani evren ve gökler) kalıpların mikrokozmozdaki (dünya, insan bedeni ve bireysel ruh) kalıpları yansıttığını ve bunun tersinin de geçerli olduğunu öne sürdüğü söylenmektedir. Bu ilke daha çok gökler ve yer arasındaki karşılıklı yansıma ve uyuma odaklanırken, “sempatik haberleşme” kavramı, dünyevi düzeyde gerçekleştirilen ritüellerin, doğasında var olan yansıma nedeniyle ilahi güçlerle uyum sağlayabileceğini, onları çağırabileceğini veya onlarla ahenk oluşturabileceğini öne sürmektedir. Benzer inançlar, gezegen dizilimlerinin kaderi etkilediğini savunan astroloji gibi uygulamaları da etkiliyor.

Bazıları ise bu duvar resmini Pedo Sınıfı’nın astrotheizmi uyguladığına dair bir kanıt olarak görüyor. Bu gruba göre Orion (Osiris gibi antik tanrılarla bağlantılı) ve Canis Major’daki Sirius gibi takımyıldızlarının varlığı, dünya dışı veya boyutlar arası varlıklarla bağlantılara ya da onlara tapınmayı işaret eder. İlk kez duyanlara tuhaf gelebilir; ancak bu teori doğruysa Pedo Dini’nin, uzay teması içeren “Hollywood dini” Scientology ile kozmik açıdan benzerlikler taşıdığını gösterir. Scientology, 1946’da Babalon Çalışması adı verilen bir dizi “seks büyüsü” ritüeline katılan, ezoterik ve Aleister Crowley hayranı L. Ron Hubbard tarafından kurulmuştur. Ayrıca Hubbard, Scientology öğretilerini etkileyen “Galaktik Konfederasyon”u içeren bir uzay operası da yazmıştır.

Kitaplık Sütunları Fotoğrafı

Epstein Tapınağı’nda fotoğraflanan devasa kitaplığın anlamı hakkında daha az tartışma olduğunu fark ettim; bu hâlâ spekülatif olsa da birçok kişi bunun Masonluk geleneğiyle bağlantılı imgeleri çağrıştırdığı konusunda hemfikir görünüyor.

Bunun nedeni, Epstein’ın kitaplığının iki sütunla çevrili olmasıdır. Masonlukta loca mekânlarında ikiz sütun sembolizmi bulunur ve bu sütunlar Kudüs’teki Kral Süleyman Tapınağı’nın girişinde bulunduğu söylenen iki bronz sütunu temsil eder. Jachin ve Boaz olarak adlandırılan bu sütunlar İncil’deki betimlemelerden alınmıştır ve aynı zamanda Mısır’daki dikilitaşlarla da ilişkilendirildikleri düşünülür.

İkiz sütunların sembolik yorumları farklı Mason localarına göre değişiklik gösterse de, çoğu rivayette kutsal bir mekâna açılan sembolik bir geçidi veya Süleyman’ın bilgeliğine/gizli bilgisine açılan bir eşiği temsil ettikleri düşünülmektedir. Örneğin bu yorum, iki sütunun “hayattaki zıt güçleri: karanlık ve ışık; yaratılış ve yıkım; erkek ve kadın; yukarı ve aşağı”yı temsil ettiğini açıklamaktadır.

Ezoterik çevrelerde Güneş geleneksel olarak eril enerjiyi, Ay ise dişil enerjiyi temsil ettiğinden, sütunlar çoğu zaman Güneş ve Ay ile ilişkilendirilir ve bu şekilde tasvir edilir. Bu yoruma göre Boaz Güneş’i, Jachin ise Ay’ı temsil eder ve birlikte Mısır güneş tanrısı Ra’yı onurlandıran “Mısır pylonsları (Mısır tapınaklarının anıtsal kapı sütunları)” olarak görülür. Açıklamada ayrıca, sütunlar bir arada simgelediklerinden sütunların arasında yürümenin aydınlanmayı temsil ettiği belirtiliyor. Kişinin kendi özgür iradesiyle aralarından geçmesi, gizli bilgiye ve bilinmeyene açılan bir kapıdan/eşikten geçmek olarak yorumlanır. Kitapların bilgiyle ilişkilendirilmesi düşünüldüğünde, bu yorum Epstein’ın kitaplığı açısından da anlamlı görülebilir. Hiram Abiff efsanesi de Masonluğun temel anlatılarından biridir ve Masonların, hak etmeden arayanlardan gizli bilgiyi korumakla görevli olduklarını öne sürer.

Burada başka bir yorum da belirtilebilir; bu yoruma göre Masonik sütunlar, Yahudi/Kabbalist mistik bir sembol olan ve evrenin yaratılışını temsil eden “Hayat Ağacı”nın üç sütunundan ikisini temsil ediyor olabilirler.

Yine belirtmek gerekir ki yukarıdakilerin tümü tamamen yoruma dayalıdır. Bunların hiçbiri kanıtlanmış değildir. Ancak Pedo Sınıfı hakkında zaten kesin olarak bildiklerimiz düşünüldüğünde bunlar yine de ilgi çekicidir. Örneğin birçok önde gelen politikacının, ünlünün ve hem sağ hem sol kesimden son derece zengin kişilerin Epstein’ın faaliyetlerini uzun zamandır bildiğini, fakat buna rağmen bunu durdurmak için hiçbir şey söylemediklerini veya yapmadıklarını zaten biliyoruz. Alt sınıflar olarak bizlerin bunu bilmemesi gerekiyordu ve özellikle de “ritüeller” ile ilgili herhangi bir şeyi öğrenmememiz bekleniyordu.

Eğer yukarıdakiler doğruysa (yine de daha iyi bilgiler ortaya çıkarsa yanıldığımın gösterilmesine her zaman açığım) ve Pedo Din’i gizli bilgiyle ilgiliyse, bu gizli bilgi tam olarak nedir?

İlginç bir şekilde “okült” kelimesinin anlamı tam da budur;  (“yalnızca yetiştirilmiş kimselere açık olan; gizli ya da esrarengiz.”) Peki sır nedir? Bunu sormam sabırsızca ve kibirli bir tavır mıdır?

Farmason H. L. Haywood:

“Bazı durumlarda bu kaba kaya sütunları düşünülürdü

tanrıların veya iblislerin meskeni olduğu; diğer durumlarda ise evleri

hayaletlerin; ve genellikle cinselliğin sembolleri olarak. Son adı

kullanımın bir yazar dedi ki ‘taş sütunlar,

 ibadetle ilişkilendirildiğinde, çok eski zamanlardan beri

 sembolü olarak görülürlerdi aktifin, pasifin ve üretkenin

 ve dölleyici ilkeler.’ Mısır’da Horus ve Sut (Set)

 göklerin iki yaşayan direği, ikiz mimarları ve destekçileri olarak kabul ediliyorlardı…”

 

*Eleanor M Owens, Siyonizm ve küreselleşme karşıtı Kanadalı bir bültenin yazarıdır.

 

Kaynak: https://eleanormowens.substack.com/p/whats-up-with-the-epstein-temple

Tercüme: Ali Karakuş