Elon Musk Tarikatı: SpaceX Balonu İçinde Zırvalamak

Basın yine aklını yitirmiş durumda, zaten o kırılgan yeteneklerin kullanabileceği pek bir şey de kalmış değil. Ancak Elon Musk’ın, sihirli muhasebe yöntemleri ve şirket değerlemesi balonu sayesinde çok milyarlı bir teknoloji ahmağından trilyoner bir ukalaya dönüşmesine ilişkin yorumlar eleştirilmek yerine hürmetle karşılandı. SpaceX’in 12 Haziran’da halka arz edilmesinin ardından, finans analistlerinden gelen iyimser yorumlar, daha fazla yatırım olasılığı karşısında hayranlık uyandırdı; galaksiler arası yolculuk ve dünya dışı veri merkezleri söylemleri büyük ilgi gördü. (Henüz yaratılmamış olan şeylere sevinmek kolay.)

Forbes gibi yayınlar, kendini beğenmiş patronun mali statüsündeki değişimi-sanki bunu yapmak için rahiplere özgü bir yetkileri varmış gibi-“ilan ettiler”. Daha iyi bir habercilik, en azından bu değerlendirmelerin fiktif (muhayyel) bir dünyaya ait olduğunu, trilyoner statüsünün Tesla ve şu anki canavar SpaceX’teki hisse senetlerine bağlı olduğunu belirtirdi. SpaceX hisseleri en az bir yıl boyunca satılamayacak. Ama yine de servetin sözde denetleyicisinin bunu nasıl tanımladığına bakalım: “Forbes, halka arzın, Musk’ın servetini Cuma sabahı itibarıyla 1,1 trilyon dolara çıkardığını tahmin ediyor. SpaceX’in halka arz fiyatını hisse başına 135 dolar olarak belirlediği Perşembe akşamı, net serveti 188 milyar dolar artarak tahminen 982 milyar dolara yükseldi.” Forbes’un Servet bölümünün yardımcı editörü Matt Durott, Musk’ın “1 trilyon dolarlık bir servete yükselişinin bir zamanlar hayal bile edilemez görülen bir dönüm noktasını temsil ettiğini ve giderek daha fazla birbirine bağlı ve teknoloji odaklı bir dünyada servetin ne kadar hızlı oluşturulabileceğini gösterdiğini” gözlemleyerek okurlarını kahramanca bunaltmayı başardı.

Renaissance Capital’den Matthew Kennedy, bu tür halka arzların gösteriş, abartı ve şişirmeyle dolu olduğunu belirtirken uygun ölçüde sıradandı. “Hiç şüphe yok ki bunun etrafında muazzam bir heyecan var. Hiçbir şey uzay kadar hayal gücünü harekete geçiremez.” Böylesine geniş bir hayal gücü, SpaceX’in zarar eden bir girişim olduğu gerçeğinin farkına varılmasıyla sınır tanımıyor; ancak bu durum, finansal çevreler tarafından geri püskürtülen bir uyarı niteliği taşıyor. 2025 ve 2026 yıllarında şirket, kendi mali kayıtlarına göre, 9 milyar dolar zarar etti. Bu kanamanın büyük bölümü, yapay sözcüğünün tam anlamıyla kullanıldığı yapay zekâ portföyünde gerçekleşti. SpaceX hisseleri satın almak için emir vermiş olan Laffer Tengler Investments’ın yöneticisi Nancy Tengler bile şirketin yapay zekâ kolunun bir “nakit yakma makinesi” olduğunu kabul etmek zorunda kaldı. Bu balon endüstrisindeki pek çok kişi gibi bir kumarbaz olduğunu kanıtlarcasına Tengler, üç ila on yıl arasında sürecek bir “yatırım ufku”na odaklanıyor.

Eğer Musk’ın Tarikatı’na bağlı değilseniz, bu devasa sahte servet büyümesinin bir başka yönü de, onun kökenlerinde yatmaktadır ki bu kökenler, büyük ölçüde hükümet ve idari aygıtın eseridir. Teknoloji dünyasının şımarık çocukları her zaman, devlet sübvansiyonları ve kamu sektörü tarafından desteklenen araştırmalar yoluyla kamu kaynaklarından önemli bir pay alma eğiliminde olmuştur. Hükümet sözleşmeleri SpaceX’in kasasını doldurmayı hedefleyerek dayanıklı ve kendi kendine yeten inovasyon anlayışını ortadan kaldırdı. Musk, DOGE (Department for Government Efficiency /Hükümet Verimliliği Departmanı) ekibi aracılığıyla ABD federal harcamalarını budama görevini yerine getirirken bile, kendi iş imparatorluğunun Washington Post’un tahminine göre sözleşmeler, krediler, sübvansiyonlar ve vergi indirimleri yoluyla 38 milyar dolarlık devlet desteği aldığını göz ardı etmek zordu. “Musk’ın şirketlerine fayda sağlayan kamu kaynaklarının neredeyse onda biri, Kaliforniya da dâhil olmak üzere sekiz eyaletteki kurumlardan geliyor. 2007’den bu yana eyalet ve yerel yönetimler, Musk’ın şirketlerine en az 1,5 milyar dolar vergi indirimi, hibe ve geri ödeme sağlarken, çeşitli düzeylerdeki kamu kurumları da büyük kısmı Tesla’nın ve kullandığı bataryaların geliştirilmesine yönelik olmak üzere 2,1 milyar dolar daha katkıda bulundu.”

Yeterince uyanık olanlar, en azından şu bariz noktayı dile getirebilir; gülünç derecede cömert olan ve zenginler için vergiyi nerdeyse tamamen ortadan kaldıran bir sistem olarak tanımlanması gereken vergi sistemi, palyaçovari varlıklıları yaldızlı servetin karikatürlerine, vicdanın ötesinde süslenmiş ve her türlü av sezonundan korunmuş bir kuş türüne dönüştürmüştür. Açgözlü Milyarderlerden Vergi Alın Kampanyası’nın (Tax the Greedy Billionaires Campaign) direktörü Igor Volsky, Musk’ın bu talihsiz gezegenin ilk trilyoneri olmasının nedeninin, aşırı zenginlere kalkan görevi gören, emekçilerden ise “her maaş çekinde vergi ödemelerini” gerektiren bir vergi sistemi olduğu görüşünü dile getirirken pek de şaşırtıcı bir şey söylemedi. Volsky ardından, ahırdan çoktan kaçmış atın yasını tutuyor. “Geleceğimiz üzerindeki kontrol ve etkiyi bir avuç ultra zengin bireye devretmeyi planlamıyorsak, yasa koyucular, sadece aşırı servet birikimini yavaşlatmak değil, aynı zamanda onu tersine çevirecek şekilde bu çağın ihtiyaçlarına gerçekten cevap verecek cesur vergi politikalarını izlemelidir.”

Musk’ın başarılarına ilişkin kült benzeri haberlerde toplumsal sorumluluk duygusuna rastlamak genellikle zordu. Burada bolca aşırıya kaçma ve piyasa çarpıtması mevcuttu; bu durum, yöneticileri, bu dalgadan faydalanmak isteyen fon sahibi herkesi endişelendirmelidir. Musk yalnızca yurttaşlık görevi gibi basit kavramlar için bir tehdit değil, aynı zamanda çok sevilmek isteyen, affedilmez derecede sıkıcı ve kısır bir figürdür. Bir romancı onun itici karakterini hakkıyla tasvir etmeye kalksa, ortaya koyabileceği çok az şey bulurdu. En azından Evelyn Waugh, Brideshead Revisited’da hayranlık duyduğu aristokratları yüceltmeye çalışırken, mezarlara bırakması gereken ölmekte olan bir dönemi tasvir ederken zengin bir anlatım sunmuştu. Hiçbir miktarda para ya da uzay, bu açıdan Musk’a yardımcı olmayacaktır.

 

*Binoy Kampmark, CounterPunch’ta katkıda bulunan editör ve The Mandarin’de köşe yazarıdır. Cambridge Üniversitesi Selwyn College’da eski Commonwealth bursiyeridir.

 

Kaynak: https://www.savageminds.co/p/the-elon-musk-cult

Tercüme: Ali Karakuş