Çin Yine Nüfus Azalmasıyla Karşı Karşıya

Mevcut gerçekler göz önüne alındığında, acil ekonomik ve siyasi durumdan uzaklaşmak zor; ancak bazen cehaletin taşması bunu zorunlu kılar. Bir ülkenin doğum oranındaki düşüş nedeniyle bir krizle karşı karşıya olduğu iddiası, karşınızdaki kişinin ciddi biri olmadığını hemen anlamak için yeterlidir.

İlkokulda aritmetik öğrenmiş olanlarımız, üretkenlik artışının mütevazı oranlarının bile, çalışanların emeklilere oranındaki düşüşün etkisini nasıl ezip geçtiğini gösteren hesaplamaları hızla yapabilir. Çalışanların aynı zamanda çocukları da desteklemek zorunda olduğunu hatırladığımızda, demografik anlatı aritmetik meraklıları için daha da acıklı hâle gelir. Dahası, sağlık koşulları iyileştikçe, büyük fiziksel güç gerektiren işlerin sayısı azaldıkça ve uzaktan çalışma olanakları büyük ölçüde arttıkça, insanlar yaşamlarının daha ileri dönemlerinde çalışmayı tercih edebilir ve edeceklerdir. (Emeklilik yaşlarının yükseltilmesini savunmuyorum; bunun bir tercih olacağını söylüyorum.)

Her neyse, elitlerimiz anlatmak istedikleri hikâyeye gerçekliğin karışmasına hiçbir zaman izin vermediler; bu yüzden Washington Post’ta, Çin’in “varoluşsal bir krizle” karşı karşıya olduğu, yani nüfusunun tükendiği uyarısını yapan büyük bir birinci sayfa haberi çıktı. Yazı, suçun önemli bir bölümünü Çin’in “felaket” olarak nitelenen tek çocuk politikasına yüklüyor ve bu politikanın on yıl önce sona ermiş olmasına rağmen etkilerinin bugün de sürdüğünü ima ediyor.

Burada üç kısa noktaya değineceğim.

Birincisi, aritmetiği kendiniz yapın. Çin geçen yıl yüzde 5,0’ın üzerinde bir üretkenlik artış oranına sahipti. Bu hızın sürdürülebileceğine bahse girmezdim; ancak elit medya bize sürekli olarak yapay zekânın tüm işleri elimizden aldığını söylüyor. Bunun başka bir adı da “üretkenlik artışı”dır.

Varsayalım ki Çin’in üretkenlik artış hızı yüzde 3,5’e düşsün. Bugün doğmayan çocukların, normalde işgücü piyasasına girecekleri zamana denk gelen 25 yıl sonra, işçi başına saatlik ortalama üretim bugünkünün 2,4 katı olacaktır.

Bugün Çin’de her emekliye yaklaşık 3 çalışan düşüyor. 25 yıl sonra bu oranın emekli başına 2 çalışana gerilediğini varsayalım. Emeklilerin, çalışma çağındaki insanların tüketiminin yüzde 80’i kadar tükettiklerini kabul edersek, bu durumda bile bu dönem boyunca çalışan ve emekli başına tüketimde yaklaşık yüzde 70’lik bir artış mümkün olur. Bu, insanların son çeyrek yüzyılda Amerika Birleşik Devletleri’nde gördüklerinden çok daha iyi bir tablodur.

Rakamlarımı beğenmiyorsanız, kendi rakamlarınızı girin; ama lütfen gerçekliğe saygılı olmaya çalışın. 2. Çin’deki düşük doğum oranını tek çocuk politikasına bağlamak zordur. Çin’in kadın başına 1,02 olan doğurganlık oranı, tek çocuk politikasının hiçbir zaman uygulanmadığı Hong Kong’daki 0,74 ve Makao’daki 0,69 oranlarından daha yüksektir. Aynı şekilde Tayvan’daki 0,86 ve Güney Kore’deki 0,75 oranlarının da üzerindedir. Bu düşük doğum oranları, tek çocuk politikasıyla hiçbir ilgisi olmayan; kadınların çocuk sahibi olmasını ve çocuk yetiştirmesini zorlaştıran, hem kültüre hem de devlet politikalarına dair daha derin sorunlar olduğunu düşündürmektedir.

3.Düşük doğum oranları nedeniyle ekonomik çöküş yaşanacağına dair anlatılar saçma olsa bile, burada gerçekten kaygı duyulması gereken bir neden vardır. İyi bir toplumda, insanlar istiyorlarsa çocuk sahibi olabilmelidir. Bu ülkelerde insanların çok büyük sayılar hâlinde çocuk sahibi olmamayı tercih ettikleri öne sürülebilir, ancak bu pek olası görünmüyor. Her hâlükârda, kadınların ciddi zorluklar yaşamadan çocuk sahibi olabilmelerini ve aynı zamanda kariyerlerini sürdürebilmelerini sağlamak için toplumun; çocuk bakımı, ücretli aile izni ve ayrımcılıkla mücadele yasaları biçiminde sosyal destek sağlaması gerekir.

Her neyse, nüfusunun azalması nedeniyle Çin’in yakın zamanda çökeceğini iddia etmek burada başlı başına bir büyüme endüstrisi olduğu için, Washington Post’taki bu yazı gibi daha pek çok metin göreceğinizden emin olabilirsiniz. Unutmayın: bunlar bilgi vermek için değil, eğlendirmek için vardır.

Kaynak: https://cepr.net/publications/china-is-running-out-of-people-again/