Avrupa’nın Yeniden Silahlanması: Askeri Harcamaları Artırma Girişimi

Avrupalı ​​siyasetçiler giderek gerginleşen Rusya karşıtı bir söylem oluşturmaya devam ederken, Brüksel’de giderek artan silahlanma görüşmeleri yürütülüyor. 30 Eylül Çarşamba günü Savunma Bakanları ve sanayi temsilcileri, bloğun giderek artan savunma harcamalarına ve üye ülkeler arasındaki iş birliğine odaklı olarak Euronews Savunma ve Uzay Zirvesi’ne katıldı.

Zirve, AB üyelerine yönelik hibrit saldırı iddialarının haftalarca sürdüğü ve bu iddiaların Avrupa siyasi çevrelerine hâkim olan gergin silahlanma söylemini daha da tırmandırdığı bir ortamda gerçekleşti. Ayrıca bu gelişme, AB Konseyi’nin “AB ülkelerinin, tek başlarına, müstakilen geliştiremeyeceği kadar büyük veya karmaşık olan önemli savunma girişimleri üzerinde birlikte çalışmalarına olanak tanıyan” beş adet Avrupa Ortak Çıkar Savunma Projesi’nin (EDPCIs) bir sonraki aşamasına ilişkin duyurusundan sadece birkaç gün sonra gerçekleşti.

Birbirinden ayrı olsalar da bu iki etkinlik, daha verimli bir şekilde silahlanmak ve önümüzdeki yıllarda savunma alanında harcanması planlanan milyarlarca avroyu değerlendirmek amacıyla AB ülkeleri arasındaki koordinasyonu artırmaya odaklanmak başta olmak üzere birtakım ortak noktalara sahipti. Ayrıca, insansız hava araçları ve Doğu Avrupa’daki askeri kapasiteler de dâhil olmak üzere, askeri üretim sektörünün en çok ilgi görecek bölümlerini vurguladılar.

Bu coğrafi odak, AB üyelerinin ötesine geçerek-en azından-Ukrayna ve Moldova’yı da kapsayacak şekilde genişlemektedir. Avrupa’nın Drone ve Anti-Drone Sistemlerine Yönelik Kararlılığı (DECODER) ve Doğu Kanadı İzleme Misyonu (Eastern Flank Watch) gibi EDPCI’lerin (Avrupa Ortak Çıkar Savunma Projelerinin) çoğu, Ukrayna’yı bir ortak olarak listelemektedir. Brüksel’deki zirvede, ülkenin önde gelen silah şirketlerinden biri olan Fire Point’in (Merkezi Kiev’de bulunan bir Ukraynalı savunma teknolojisi şirketidir) kilit isimleri de dâhil olmak üzere Ukraynalı silah üretim sektörünün girişimcileri yer aldı.

 

Çok yakın zamanda gerçekleşmesi beklenen silah yatırımları

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirvedeki konuşmasında ittifak üyelerinin topraklarına yönelik “yakın bir tehlike” bulunmadığını belirtse de, hem kendisi hem de diğer katılımcılar istikrarsız bir dönemin beklendiğine dair görüşlerini dile getirmekten geri durmadılar.

Örneğin Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, pek çok kez açıkça ifade ettiği üzere silahlanmak için daha fazla para harcayıp sosyal hizmetleri kısarak çözüm bulmak istiyor göründüğü muhtemel bir senaryo olarak “daha fazla hibrit tehdit eylemi” ve genel anlamda “Avrupa için karanlık bir kış” öngörüyordu.

Francken, “Avrupa, yumuşak güce ve sosyal güvenliğe yatırım yapma konusunda çok başarılı oldu” dedi. “Bir emeklilik sistemine, insanlar hastalandığında ya da işini kaybettiğinde devreye giren sosyal refah sistemlerine sahip olmak harika bir şey; elimizde bu hususta her şey var. Ancak bir savaş ya da hibrit tehditler söz konusu olduğunda, elimizde hiçbir şey yok.”

Avrupa ülkelerinin silahlanmaya hâlihazırda yatırdığı önemli miktardaki para göz önünde alındığında, onun “hiçbir şeyimiz yok” şeklindeki değerlendirmesi, en hafif ifadeyle gerçeği tam olarak yansıtmamaktadır.

Ayrıca, savaşın finansmanını amaçlayan kemer sıkma bütçelerine karşı sendikaların, öğrencilerin ve barış hareketlerinin protestolarını sürdürdüğü pek çok Avrupa kentinin sokaklarında da bu konu düzenli olarak tartışılmaya ve itirazlarla karşılaşmaya devam etmektedir.

 

Avrupa’nın komşularıyla birlikte güvenlik inşa eden bir politikaya ihtiyacı var.

Fransa’nın 2027 yılı için öngörülen bütçesindeki sosyal güvenlik ve iş gücü kesintilerine karşı düzenlenen büyük çaplı gösteriler ile Almanya’da geçen hafta zorunlu askerliğe karşı yapılan öğrenci protestolarının yanı sıra, Kasım ayındaki uluslararası gençlik protestosu da dâhil olmak üzere, önümüzdeki aylarda kitlesel eylemlerin artması beklenmektedir.

Stop ReArm Europe/Avrupa’nın Yeniden Silahlanmasını Durdurun koalisyonu 23 Eylül’de, “Toplumlarımızın askerileştirilmesini reddediyor ve bunu reddeden gençleri destekliyoruz” diye yazdı. “Avrupa genelinde binlerce lise ve üniversite öğrencisi, askerîleştirmeyi ve zorunlu askerliğin geri dönüşünü reddetmek için ayağa kalkıyor.”

Grup, “AB’de-her dört çocuktan biri olmak üzere-yaklaşık 20 milyon çocuk yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşıyor” diye ekledi. “Bu arada hükümetler, AB’nin bizzat Savunma Komiseri Andrius Kubilius’un 2035 yılına kadar 7 trilyon avroya ulaşacağını öngördüğü askeri harcamalar yapmayı taahhüt ettiler.”

Stop ReArm, dayanışma ve özen temelli bir alternatif çağrısında bulunarak; “Askerileştirilmiş güvenlik için ayrılan trilyonlar bizi namlunun ucunda ve küresel finansörlere borçlu bir halde bırakacak” ifadelerini kullandı. “Bu durum; çatışmaları diplomasi yoluyla çözen, uluslararası hukuku ve insan haklarını gözeten ve herkes için ortak bir güvenlik yani komşularımıza karşı değil, onlarla birlikte sağlanan bir güvenlik inşa eden bağlantısız bir dış politika ile el ele yürütülmelidir.”

 

*Ana Vracar, Peoples Dispatch ve People’s Health Movement tarafından yayımlanan iki haftalık bülten People’s Health Dispatch’te sağlık muhabiridir. Avrupa People’s Health Movement’ın bölgesel koordinatörü ve People’s Health Movement yürütme konseyinin eş başkanıdır.

 

Kaynak: https://www.savageminds.co/p/europes-rearmament

 

Tercüme: Ali Karakuş