ABD, BM’den Dışlanmalı, Trump Azledilip Yargılanmalıdır

ABD’nin Venezuela’ya müdahalesinin yasadışılığı; uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen teknelere yönelik saldırılar, petrol ablukası ilanı ve Venezuela liderinin kaçırılması gibi eylemlerle bağlantılı olarak defalarca dile getirilmiştir. Ancak konu ABD’nin fiilî işgali olduğunda, Amerika kıtasındaki ülkeler arasındaki ilişkileri düzenleyen temel belge olan 1948 tarihli Bogotá Antlaşması’na —resmî adıyla Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) Şartı— ABD’nin aykırı davrandığına ilişkin hiçbir atıfa rastlamadım. ABD de dâhil olmak üzere Amerika kıtasındaki tüm ülkeler bu belgenin imzacısıdır.

Antlaşma, müdahale etmeme ve saldırganlıkta bulunmama ilkelerine saygı konusunda açık ifadeler içermektedir. Antlaşmanın amaçlarını belirleyen 2. madde şu hükümleri kapsar:

  1. b) Müdahale etmeme ilkesine gereken saygıyı göstererek temsili demokrasiyi teşvik etmek ve pekiştirmek;
    c) Olası zorlukların nedenlerini önlemek ve Üye Devletler arasında ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünü sağlamak;
    d) Bir saldırı durumunda söz konusu devletlerin ortak biçimde harekete geçmesini temin etmek…

Örgütün ilke ve esaslarını ortaya koyan 3. madde şu ifadeleri içerir:

  1. a) Uluslararası hukuk, devletlerin karşılıklı ilişkilerinde davranış standardıdır;
    b) Uluslararası düzen esasen devletlerin kişiliğine, egemenliğine ve bağımsızlığına saygıya ve antlaşmalardan ile diğer uluslararası hukuk kaynaklarından doğan yükümlülüklerin sadakatle yerine getirilmesine dayanır…
    e) Her devlet, dış müdahale olmaksızın kendi siyasi, ekonomik ve sosyal sistemini seçme ve kendine en uygun şekilde örgütlenme hakkına sahiptir; aynı zamanda başka bir devletin iç işlerine müdahaleden kaçınma yükümlülüğü altındadır…
    h) Bir Amerikan devletine yönelik bir saldırı eylemi, diğer tüm Amerikan devletlerine yönelik bir saldırı eylemi olarak değerlendirilir…

Son olarak ve en açık şekilde, 19 ila 22. maddeler müdahale, güç kullanımı ve diğer zorlayıcı önlemlerin yasaklandığını kesin biçimde ortaya koymaktadır:

Madde 19: Hiçbir devlet veya devletler grubu, herhangi bir gerekçeyle başka bir devletin iç veya dış işlerine doğrudan ya da dolaylı olarak müdahale etme hakkına sahip değildir. Bu ilke yalnızca silahlı güç kullanmayı değil, aynı zamanda bir devletin kişiliğine veya siyasi, ekonomik ve kültürel unsurlarına yönelik her türlü müdahale veya tehdit girişimini de yasaklar.

Madde 20: Hiçbir devlet, başka bir devletin egemen iradesini zorlamak ve ondan her türlü çıkar elde etmek amacıyla ekonomik veya siyasi nitelikte zorlayıcı önlemleri kullanamaz veya bu tür önlemlerin kullanılmasını teşvik edemez.

Madde 21: Bir devletin toprakları dokunulmazdır; herhangi bir gerekçeyle başka bir devlet tarafından doğrudan ya da dolaylı olarak, geçici bile olsa, askeri işgal veya başka güç önlemleriyle amaç haline getirilemez. Güç kullanılarak veya diğer zorlayıcı yollarla elde edilen hiçbir toprak kazanımı veya özel ayrıcalık tanınmayacaktır.

Madde 22: Amerikan Devletleri, uluslararası ilişkilerinde mevcut antlaşmalara uygun olarak veya bu antlaşmaların yerine getirilmesi amaçları dışında güç kullanımına başvurmamayı taahhüt ederler.

Amerika Birleşik Devletleri, bu maddelerin her birini ve ayrıca Birleşmiş Milletler Şartı’nın “herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanma veya güç kullanma tehdidinde bulunma” yasağını ihlal etmiştir. Bu, Amerikan Devletleri Örgütü (OAS), Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası mahkemeler önüne çıkarılması gereken hukuk tanımaz bir yönetimdir; Venezuela’ya karşı işlediği suçların hesabını vermelidir. Donald Trump’a yönelik gelecekteki azil maddeleri, ABD’yi uluslararası bir parya hâline getiren bu antlaşma ihlallerini içermelidir.

Kaynak: https://znetwork.org/znetarticle/the-united-states-is-an-international-lawbreaker/