Altın Kubbe: Uzayda bağlayıcı kurallar olacak mı?

ABD, 2008’den bu yana bir uyduyu füzeyle imha etmedi. Ancak bu tür testlerden kaçınma politikası hiçbir zaman yasalaşmadı.

ABD Hava Kuvvetleri Sekreteri Troy Meink, ABD’nin artık “yörüngede konuşlu uzay kontrol silahlarına” sahip olduğunu söyledi. Bu silahların ne işe yaradığını veya ne zaman yörüngeye yerleştirildiğini açıklamadı. Buna rağmen Çin, uzayda bir silahlanma yarışı yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Bundan iki ay önce Washington, bir Birleşmiş Milletler çalışma grubuna, yörüngedeki askerî faaliyetleri düzenlemek için gönüllülük esasına dayanan kuralları tercih ettiğini bildirdi. ABD delegesi, Dış Uzay Antlaşması’nı “gerekli ve yeterli” olarak nitelendirdi, sorumlu davranışa ilişkin yedi öneri sıraladı ve belirli teknolojilere yönelik yasakları uygulanamaz bularak reddetti.

Ancak bu yedi önerinin hiçbiri, ABD’nin daha önce verdiği tek taahhüde değinmiyordu.

Nisan 2022’de dönemin Başkan Yardımcısı Kamala Harris, ABD’nin uyduları imha eden füze testleri gerçekleştirmeyeceğini duyurdu. Aynı yılın aralık ayında BM Genel Kurulu, 155’e karşı 9 oyla bu yaklaşımı destekledi. O tarihten bu yana yaklaşık üç düzine ülke de aynı taahhütte bulundu. Ancak ABD dâhil çoğu ülke açısından bu, herhangi bir yönetimin vazgeçebileceği bir taahhütten ibaret.

Uzaya ilişkin herhangi bir kural yasalaştırılacaksa, bence bu kural yasalaştırılmalı. Önerilerin çoğu tanımlama sorunlarına takılıyor. Örneğin, başka bir uyduyu onarabilen bir uydu, onu devre dışı da bırakabilir. Ancak yörüngedeki bir nesneyi imha eden füze testinin ayrıca tanımlanmasına gerek yok. Rusya 2021’de kendi uydularından birini imha ettiğinde, ABD Uzay Komutanlığı aynı gün 1.500’den fazla izlenebilir enkaz parçası tespit etti ve Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki yedi kişi kapsüllerine sığındı. Washington bu yasağı zaten desteklediği için bu konuda Moskova veya Pekin ile bir anlaşmaya varmasına gerek yok. Her iki ülke de bağlayıcı kurallar istediklerini söylüyor ancak bu yasağa karşı oy kullandı.

Enkaz sorununun ardında diplomatik bir çıkmaz yatıyor. Moskova ve Pekin, yörüngeye yerleştirilen silahları yasaklayan bir antlaşma istiyor. Mayıs 2025 tarihli ortak açıklamalarında, ABD’nin Golden Dome kapsamında yörüngeye yerleştirmeyi planladığı önleyicileri, böyle bir antlaşmayla engellemek istedikleri tehdit olarak gösteriyorlar. Washington ise belirli teknolojilere yönelik yasakların uygulanamaz olduğunu savunuyor ve bunun yerine davranış kuralları öneriyor. Bu yaklaşımın başlangıç noktasını, Rusya ve Çin’in geçmişte gerçekleştirdiği türden füze testlerini sınırlandıran ancak ABD’ye çok az maliyet getiren söz konusu taahhüt oluşturuyor. BM komitesindeki delegeler bu taahhüdü yetersiz buldu. Benim değerlendirmeme göre tarafların her biri, yalnızca kendisi açısından önemli olan şeylerden çok az ödün vermesini gerektiren alanlarda bağlayıcı kurallar öneriyor. Bu taahhüt, söz konusu kararlılığı sınamanın en düşük maliyetli yolu.

Kongre de bu taahhüdü yasalaştırmak için harekete geçmedi. 8 Aralık 2022’de Senatör Dianne Feinstein ve Temsilciler Meclisi Üyesi Ted Lieu, BM’deki oylamayı destekleyen karar tasarıları (S.Res.864 ve H.Res.1515) sundu. Bu tasarılar, ilgili Kongre döneminin sona ermesiyle geçerliliğini yitirdi. Congress.gov üzerinden 118. ve 119. Kongre dönemleri için yapılan bir araştırmada, söz konusu taahhüdü bağlayıcı hâle getirecek daha sonraki herhangi bir yasa tasarısı bulunamadı. Oysa Kongre geçmişte bu konuda bir başkanın hareket alanını sınırlandırmıştı: 1985’te, Moskova bu tür testlerden kaçındığı sürece uzaydaki nesnelere yönelik testleri yasaklayan bir düzenleme kabul etmişti. Ertesi yıl Ronald Reagan, bu yasağı sürdürecek bir yasa tasarısını veto etmekle tehdit etti.

Bugün bu konuda hâlâ bir yasa bulunmamasına ilişkin üç olası neden aklıma geliyor ve bunların her birinin farklı sonuçları var. Eğer Pentagon hareket serbestisini korumak istiyorsa, yasağa karşı çıkıldığını gösteren resmî ifadelerin bulunması beklenir. Eğer Kongre konuyu unuttuysa, kayıtlarda birkaç tasarı destekçisi ve ardından gelen bir sessizlik görmemiz gerekir. Ya da Beyaz Saray istediğinde vazgeçebileceği bir taahhüdü tercih ediyorsa, kayıtlardaki tablo unutulmuş bir konuyla tamamen aynı görünür. Çünkü hiç sunulmamış bir yasa tasarısına kimsenin karşı çıkması gerekmez. Bir Pentagon yetkilisi, Mayıs 2025’te verdiği ifadede Rusya’nın uzay enkazına yol açan testinden söz ettikten sonra “hareket serbestimizi kısıtlayan, uygulanamaz ve samimiyetsiz antlaşma ya da standartlara” karşı uyarıda bulunuyor. Bakanlığın bu taahhüdün yasalaştırılmasına ilişkin görüşünü bulamadım. Bu nedenle söz konusu ifadenin son iki açıklamayla da aynı ölçüde örtüştüğü görülüyor.

Bir Pentagon planlamacısı, imha içeren bir testle hiçbir zaman sınanamayan bir silaha güvenmenin zor olduğunu ve Rusya ya da Çin’den gelebilecek beklenmedik bir hamlenin, gelecekteki bir başkanın bu seçeneği yeniden kullanmak istemesine yol açabileceğini söyleyebilir. Ancak bunun maliyeti düşük. ABD, 2008’den bu yana böyle bir test gerçekleştirmedi ve acil durumlar için muafiyet tanınabilir. Yasanın kapsamı dar tutulmalı ve yalnızca başkalarının denetleyebileceği hususlar hükme bağlanmalı.

Böyle bir yasa, yörüngedeki herhangi bir nesneyi imha eden bütün füze testlerini yasaklar. Bu yasak, Meink’in de sözünü ettiği Uzay Tabanlı Önleyici programı kapsamında gerçekleştirilecek imha içeren bir testi de kapsar. Buna karşılık uçuş hâlindeki savaş başlıklarına karşı yapılan testler yasal olmaya devam eder. Başkan, acil bir durumda bu durumu Kongre’ye resmen teyit ederek yasaktan muafiyet tanıyabilir. Bu, Kongre’nin 1980’lerde kullandığı mekanizmanın aynısıdır. Muafiyet imkânı yasayı zayıflatır ancak başkanın imzalayıp gerekçesini Kongre’ye açıklamak zorunda olduğu bir muafiyet yetkisini sessizce kullanmak, bir duyuruyla verilmiş taahhütten vazgeçmekten daha zordur.

Böyle bir yasa, diğer ülkelere bir sonraki seçimden sonra da güvenebilecekleri bir taahhüt sunar. Bu da Washington’a Moskova ve Pekin’den aynı adımı atmalarını istemek için meşru bir zemin sağlar. ABD’nin uzaydaki nesnelerin imha edilmesini yasaklayan bir yasa çıkarması Rusya’yı veya Çin’i durdurmaz. Meink’in hakkında ayrıntı vermediği silahı da etkilemez. Ancak BM çalışma grubunun 23 Kasım’da yeniden toplanacağı ve görev süresinin 2028’e kadar devam edeceği düşünüldüğünde, böyle bir adım görüşmelerin havasını belirleyebilir.

*Vania Trixie Widodo, uzay güvenliği ve yönetişiminin yanı sıra küresel güvenlik meseleleri alanında uzmanlaşmış Endonezyalı bir uluslararası araştırmacıdır.

Kaynak: https://www.lowyinstitute.org/the-interpreter/golden-dome-a-cheap-test-of-who-wants-binding-rules-in-space